banner244

banner155

Spor, bağımlılıklardan koruyor!

Madde bağımlılığının irade bozukluğu değil kronik bir beyin hastalığı olduğunu söyleyen ve bireyin isteği doğrultusunda kullanmaya yöneldiği yorumlarının doğruyu yansıtmadığını belirten Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Onur Noyan, spor aktivitelerinin bazı hormonları artırarak bireyi bağımlılıktan uzak tuttuğuna dikkat çekiyor.

Sağlık 05.02.2020, 15:38 Ceyhun İlyas
Spor, bağımlılıklardan koruyor!

Madde bağımlılığının irade bozukluğu değil kronik bir beyin hastalığı olduğunu söyleyen ve bireyin isteği doğrultusunda kullanmaya yöneldiği yorumlarının doğruyu yansıtmadığını belirten Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Onur Noyan, spor aktivitelerinin bazı hormonları artırarak bireyi bağımlılıktan uzak tuttuğuna dikkat çekiyor.

Spor aktivitelerinin madde bağımlılığı karşısındaki önemine değinen Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi AMATEM Birimi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Onur Noyan, ailelere bu durumla karşılaştıklarında nasıl davranmaları gerektiği ile ilgili önerilerde bulunuyor.

Maddeler hormonal dengeyi bozuyor

Bireye mutluluk ve haz yaşatan dopamin hormonu ve beyindeki ödül merkezine değinen Doç. Dr. Onur Noyan, “Biz bazı aktiviteler yoluyla beynimiz dopamin salgılıyor. Yemek yemek, sevilen bir mekanda bulunmak, hobilerle meşgul olmak bireyde dopamin salgılanmasına neden oluyor. Bu tip durumlarda beyinde dopamin miktarı değişik oranlarda salgılanıyor. Fakat bireyin madde ile tanışması ile beraber dopamin salgılaması 10 katına kadar çıkabiliyor ve yüksek hazdan dolayı birey maddeyi daha sık kullanmaya başlıyor. Sürekli kullanımla birlikte beyin alıştığı için bu sefer tam tersi dopamin salgılama seviyesi düşüyor, böylece birey yaptıklarınden yeteri kadar zevk alamadığından dolayı madde kullanımını artırmaya yöneliyor. Yani fazla dopamin beyine zarar vermeye başlıyor. Bağımlılığın başladığı bu evrede fazla dopamin yüklemesi, beynin sağlıklı çalışmasını engellediği ve biyolojik değişikliklere sebep olduğu için doğru karar verme, kendini kontrol etme yetenekleri de bozuluyor. Kimse bağımlı olmak için maddeye başlamıyor. Bir kere deniyor ve denedikçe beyinde değişiklikler hissettiği için kullanmaya devam ediyor ve bağımlılık oluşuyor. Bu konuda en çok risk altında ergenler bulunuyor” dedi.

Çocukluk ve ergenlik riskli dönemler

Madde kullanımında iki riskli dönem olduğunu söyleyen Doç. Dr. Onur Noyan; “Birincisi ergenlik dönemindeki merak. Merak ile maddeler kullanılmaya başlıyor. Bir kişi bir maddeden korkarsa o maddeyi kullanmaz, aksi durumda yani korkmaz ise bir deneyim ister. Aslında bir denge var “korku ve merak” dengesi… Birey bir maddeden korkarsa, kendine zarar verir mi acaba diye düşünce içine girerse o maddeyi kullanmaz. Ama korku yoksa ve merak daha yüksekse bana nasıl olsa bir şey yapmaz düşüncesiyle denemeye yönelir. Denge merak lehine artarsa kullanır, korku lehine artarsa kişi maddeyi kullanmaz. O nedenle ergenlik döneminde maddeden kullanımı engellemek için öncelikle merak korku dengesini kurmak gerekiyor. Ancak ergenlik döneminde bireyi korkutarak bir çözüm alınamıyor. Özellikle ders verir gibi anlatılırsa hiçbir işe yaramıyor. Yapılan araştırmalar şunu gösteriyor ki bu farkındalık çalışmasının çocukluktan itibaren başlaması gerekiyor. Yani bir diğer riskli dönem çocukluk. Aileler, çocukluk döneminden itibaren alkol ve madde ile ilgili çocukla konuşabiliyorsa, maddelerin etkileri, geçmiş yaşam örnekleri, zararları gibi bir çok konu hakkında aile içinde konuşulabiliyorsa, bu bireylerin uzun vadede ergenlik ya da ileri yaşlarda madde ile daha az temas ettiği gösterilmiş. Yani korunma konusunda en temel sorun korkutmak değil, bireylere çocukluktan itibaren doğru ve nesnel bilgiyi aktarmak gerekiyor. Madde içen şizofren olur gibi korkutma amaçlı söylemler kalıcı olmuyor. Ama bir konu arasında sohbet esnasında bu konulara değiniliyorsa daha fazla anlam ifade ediyor. Ebeveylerin bu noktada sohbet biçimlerini de değiştirmeleri gerekiyor. ‘Sen içtin mi içmedin mi, kimler içiyor arkadaşlarından söyle bakalım’ şeklindeki yaklaşım ters tepiyor. Bilinçli çocuklar yetiştirmenin önemi bu noktada ön plana çıkıyor” dedi.

Spor bağımlılıktan uzak tutuyor

Doç. Dr. Onur Noyan, yapılan tüm çalışmalarda spor aktiviteleriyle uğraşanların alkol ve madde kullanımına daha az yöneldiklerini söyleyerek; “Araştırmalar gösteriyor ki çok küçük yaşlardan itibaren yapılan spor aktiviteleri sayesinde ergenlik döneminde ve sonrasında birey alkol ve madde kullanımını daha az seçiyor. Ergenlik döneminde özellikle spor yapan gençler nargile, sigara, alkol gibi maddelerden ve davranışsal bağımlılıktan uzak duruyorlar. Bu noktada ailelerin, bağımlılığı önlemek için bireye özgüven oluşturması, bireyin kendisini rahat ifade etmesini sağlayacak bir ortam oluşturması, bazı durumlarda hayır diyebilmeyi öğretmesi gerekiyor. Bir ergenin yenilik, heyecan arayışı yüksekse, ani tepkiler veriyorsa, sıkılmaya tahammülü yoksa, karamsarsa bu kişi madde kullanmaya yatkındır. Aileler bunu engellemek için gerekli görevleri yaparken sporun da ayrı bir etkisi oluyor. Spor, bazı hormonları artırarak bireyin kendisini iyi hissetmesini, bir amaç edinmesini sağlıyor ve dolayısıyla uzun vadede bağımlılıktan uzak tutuyor” dedi.

Noyan sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocukluk döneminde ve sonrasında bireysel veya takımlar halinde yapılan sporlar, kazanma ve kaybetme odaklı yarışmalar kişide dopamin artışı oluşturuyor. Çocukluktan itibaren spor ile ilgilenenler kendilerine bir şekilde koruyucu alan oluşturuyor. Özellikle takım sporlarında çevreyle etkileşim halinde oluyor, fiziksel akitiviteler, kazansa da kazanmasa da dopamin artışı oluyor. Sporla birlikte özgüven artıyor, kişi empati kurabiliyor ve yaşamış olduğu olumsuz duygularla baş edebiliyor, zaman yönetimini kazanıyor. Örneğin maç yaptılar yenildiler, buradaki olumsuz duyguyla baş etmeyi öğreniyor. Takım oyunlarında rakiplerine, antrenörlerine saygı göstermeyi öğreniyor. Bunların hepsini topladığımızda görüyoruz ki sporun bağımlılığa karşı bir çok koruyucu etkisi bulunuyor. Özellikle ergenler sıkıntıya tahammül edemiyor. Spor aktivitesinden sonra beyindeki hormonlardaki artıştan dolayı kişi bu sıkıntı ve boşluklarla daha rahat başediyor.”

Durum kesinlikle geçiştirilmemeli

Yapılan çalışmalara göre ailelerin çocuklarındaki madde bağımlılığını başladıktan ortalama 2 yıl sonra öğrendiğini belirten Doç. Dr. Onur Noyan, “Ebeveynlerden birisi fark ediyor ancak birbirlerine ne olduğunu sorduklarında olay geçiştiriliyor. Anne ya da baba durumu geçiştirebiliyor, genelde önce anneler öğreniyor ancak tepkisinden çekindiği için konuyu babaya aktarmıyor. Fakat öğrenildiğinde mutlaka ebeveynler kendi içlerinde konuşulmalı ve riskler ortaya konmalıdır. Her zaman yolunda giden bir ilişki, çocuğun rutini bozuluyorsa, çocuk odasına kapanıyorsa, elektronik aletlerine şifreler koyuyorsa, ani duygu ve durum değişiklikleri oluşuyorsa, vücudunda değişiklikler oluşuyorsa, çok veya az uygu oluyorsa, göz altı morlukları gibi fiziksel değişiklikler oluyorsa, evde para kayıpları oluşuyorsa, borç almalar başladıysa, derslerde düşüş yaşanıyorsa ve arkadaş ortamı değişiyorsa, çocuk hiç beklenmeyen şekilde davranmaya başladıysa ortada ciddi sorunlar vardır” dedi.

Yorumlar (0)
16°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
En Çok İzlediğiniz Dizi Hangisi?
En Çok İzlediğiniz Dizi Hangisi?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 44
2. Başakşehir 22 43
3. Galatasaray 22 42
4. Sivasspor 22 42
5. Alanyaspor 22 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 21 27
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 20 24
14. Konyaspor 22 20
15. Ankaragücü 22 20
16. Antalyaspor 21 19
17. Kasımpaşa 21 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 22 42
2. Bursaspor 22 39
3. Erzurum BB 21 38
4. Adana Demirspor 22 34
5. Keçiörengücü 22 32
6. Akhisar Bld.Spor 22 32
7. Menemen Belediyespor 22 32
8. Altay 22 31
9. Fatih Karagümrük 22 31
10. Ümraniye 22 29
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 22 18
16. Adanaspor 21 17
17. Eskişehirspor 22 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 25 51
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 25 41
5. Tottenham 26 40
6. Sheffield United 26 39
7. Wolverhampton 26 36
8. Everton 26 36
9. M. United 25 35
10. Arsenal 26 34
11. Burnley 26 34
12. Southampton 26 31
13. Newcastle 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 26 25
18. West Ham 25 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 24 29
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Celta de Vigo 24 21
18. Mallorca 24 21
19. Leganés 24 19
20. Espanyol 24 19