21. yüzyılda, günlük hayatımızın olmazsa olmaz bir parçası haline gelen internet ile ilgili düzenlemeler, Anayasanın temel haklar ve özgürlükler kataloğunun en kritik başlıklarından birisini oluşturan “özel hayatın gizliliği” ilkesiyle doğrudan ilgilidir.
Türkiye’de 55 milyon internet kullanıcısı olduğunu göre, internet kullanımıyla ilgili düzenlemeler, demokratik standartlar yönünden de çok dikkatli izlenmelidir. Kaldı ki, Türkiye, Avrupa Konseyi‘nin Siber Suçlar Sözleşmesi’ne hala taraf değildir.
5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” 2007 yılında yürürlüğe girmiş ve kanun o zaman da içeriği açısından yoğun tartışmalara sebep olmuştu. TBMM’nin kabul ettiği internet ile ilgili yeni düzenleme; bu kanunda değişiklik yapılmasına ilişkindir.
Kanuna ilişkin kamuoyunda en çok tartışılan noktalardan bir tanesi, “Özel hayatın gizliliğinin ihlâline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde”, idareye, yargı kararına gerek duymadan erişimi engelleme imkanı sağlamasıdır. Erişimi engelleyebilecek idare, BTK’.ya (Bilgi Teknolojileri ve iletişim Kurumu) bağlı olan TİB (Telekomünkasyon İletişim Başkanlığı) Başkanı’dır.
Kısacası, mahkeme kararı gerektiren bir konuda, yürütme organı gövdesinde konuşlanan bir devlet kurumu olan TİB’in Başkanı’nın kendi başına erişimi engelleme yetkisine sahip olmasını öngören yeni Kanunun ruhunun, Anayasa felsefesinin abc’si niteliğindeki klasik “güçler ayrılığı” ilkesiyle de uyumlu olmadığı ortadadır.
Türkiye’de 55 milyon internet kullanıcısı olduğunu göre, internet kullanımıyla ilgili düzenlemeler, demokratik standartlar yönünden de çok dikkatli izlenmelidir. Kaldı ki, Türkiye, Avrupa Konseyi‘nin Siber Suçlar Sözleşmesi’ne hala taraf değildir.
5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” 2007 yılında yürürlüğe girmiş ve kanun o zaman da içeriği açısından yoğun tartışmalara sebep olmuştu. TBMM’nin kabul ettiği internet ile ilgili yeni düzenleme; bu kanunda değişiklik yapılmasına ilişkindir.
Kanuna ilişkin kamuoyunda en çok tartışılan noktalardan bir tanesi, “Özel hayatın gizliliğinin ihlâline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde”, idareye, yargı kararına gerek duymadan erişimi engelleme imkanı sağlamasıdır. Erişimi engelleyebilecek idare, BTK’.ya (Bilgi Teknolojileri ve iletişim Kurumu) bağlı olan TİB (Telekomünkasyon İletişim Başkanlığı) Başkanı’dır.
Kısacası, mahkeme kararı gerektiren bir konuda, yürütme organı gövdesinde konuşlanan bir devlet kurumu olan TİB’in Başkanı’nın kendi başına erişimi engelleme yetkisine sahip olmasını öngören yeni Kanunun ruhunun, Anayasa felsefesinin abc’si niteliğindeki klasik “güçler ayrılığı” ilkesiyle de uyumlu olmadığı ortadadır.