24. Dönem TBMM, yeni anayasa arayışları bağlamında tarihi bir misyon daha yüklenmişti. Sivil inisiyatif ürünü yeni bir anayasa yapımı. Parlamentonun ana yüklenicisi olduğu bu işin başarıyla tamamlanması sadece moral yönden bile çok önemliydi elbette. Büyük umutlarla başlatılan “anayasa müteahhitliği” çalışmaları geçtiğimiz aylarda maalesef başarısızlıkla sonuçlandı.
Anayasa uzlaşma komisyonu çalışmalarının sona ermesi ve rafa kaldırılması, kamuoyunda pek de sürpriz bir durum olarak algılanmadı tabi. Medya da bir hayli suskun kaldı. Siyasi partilerin görüşleri arasındaki derin uçurumlar ve “kırmızı çizgiler”, yeni anayasa arayışlarının bir noktada kilitleneceği beklentilerinin kehanet olmadığını ispatlamış oldu.
Kısacası, Türk Milletinin önündeki ayak bağlarını kaldıracak sivil irade ürünü ve toplum sözleşmesi mantığına uygun A’dan Z’ye “yeni bir anayasa” umudu bir başka bahara kaldı. Konuyu her yönüyle çok dikkatli bir şekilde analiz etmek gerekmektedir.
Milletvekili genel seçimlerinin hemen ardından ara rejim şartlarının ürünü, “vesayetçi” ve “otorite yanlısı” 1982 Anayasa’sından kurtulup yeni bir anayasa iklimi sağlanması konusunda geniş bir uzlaşma havası egemen olmuştu. Önceki dönemden kalan “kurucu meclis” tartışmaları dikkat çekmiş olmakla birlikte, siyasi parti gruplarının eşit sayıda temsili esasına dayanan “uzlaşma komisyonu” geleneğinin devreye sokulması etkili bir çıkış yolu olarak düşünülmüştü. “Sivil anayasa” kavramlaştırması da dahil olmak üzere yetki ve usul yönünden yürütülen yöntemsel tartışmalar devam ederken Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, yeni anayasa yapımında lokomotif fonksiyonu üstlenmesiyle ilgili neredeyse konsensüs sağlanmıştı. Yani yeni anayasa yapımı için zemin uygundu, tarihi bir fırsat yakalanmıştı. Anayasa maddelerine ilişkin haklı siyasi duruşlar olmasa.
Bu süreçte yürütülen çalışmalardan elde edilen ciddi birikim ve deneyiminden çıkarılacak çok önemli dersler vardır. Her şeyden önce, uzlaşma komisyonu tutanakları, tarihsel öneme sahip yasama belgeleri olarak görülmelidir. Siyasi partilerin uzlaşmaz tutumu ve görüşleri arasındaki derin farklar gelecek için hayal kırıklığına yol açmamalıdır. İyimser bakış açısıyla, ileride yapılacak çalışmalara hazırlık olması bakımından çok ciddi bir antrenman yapılmış olduğu ortadadır.