Ve...Bir Atasözü Herşeyi Açıklar...

Ve...Bir Atasözü Herşeyi Açıklar...
"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyen bir atasözüne sahip bir toplum, bir millet olabilir mi? Bana neciliğin zirvesidir bu atasözü.

Ama Nazım Hikmet der ki, ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak, nasıl çıkar karınlıklar aydınlığa.

Allah'tan kurtuluş savaşında dedelerimiz, ninelerimiz yılanlara gerekeni yapmış. bazıları gibi bana dokunmayan yılan bin yaşasın dememiş...

Oysaki; Birimiz tehdit altındaysak, hepimiz risk altındayız. Bu hayat denen yolculukta birlikte yol almaktayız... Birbirimizi kollayıp, güç ve güven paylaşmalıyız.

hepimiz, birbirimizin halı tezgahında hayatı önemi olan iplikleriz... hayatlarımız birlikte dokunuyor birbirimize... Umursamadığın, yitip giden bir çok candan sorumlusun en az katiller kadar sorumlusun.

Suspus oldurulmuş bir çok olaydan "aman be bana ne" dediğin sürece sende suçlusun.

"Ülkeyi kurtarmak sana mı düştü; ? " dedikçe de bu ülke için hiç bir anlam ifade edememenin zavallılığıyla, kendinle birlikte ateşi ortaya salacaksın farkında değil misin? Demem o ki; Benim Felsefemde böyle bir söze yer yok. Böyle düşünenlerede hiç bir şekilde yer yok. Beslenen yılanlarlar büyüdü artık... 

kuyrukları ülkemize kadar uzanıyor. Yılan ne içtiği süte ekmeğe bakar kuyruğuna basarsan sokar.

Yapılacak tek şey var yılanın başını ezmek haydi durmayın. Bulun bu yılanın başını da ezin bu melun yılanı yoksa bu milletin can damarından sokar. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın...  dersen Su testisi su yolunda kırılır.

Yılanın yaptığını görmezsen Eninde sonun da o yılan seni de sokar...
     
Ne demişti milli şairimiz Mehmet Akif; "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez" Bir aileyi, bir kabileyi, bir milleti, bir devleti tefrika yıkar…