Süpersonik yüzyılımızda(!), aynı dili konuşanların bile birbiriyle anlaşamadığını düşünürsek, Charlie Chaplin'in yaptığı işin güzelliğinin boyutu bir kaç kat daha artıyor.
Aslında herkes herkesi anlıyor ama anlamamazlığa vuruyor.
İşimize nasıl gelirse öyle algılıyor, keyfimize göre yaşıyoruz hayatı.
Ve sonunda da daralan dünyamızda yalnız başıma kalıyoruz.
Önce apartmanlara, sonra evlere ve en sonunda da küçücük odalara hapsettik kendimizi.
Odalarda gözümüzü bir an bile ayırmadan baktığımız 17 inch ekranlarda, gerçek olan hiç bir şey görememeye başladık.
Ne kadar bu hapsolmuşluğun farkında olsak da, iş işten geçiyor artık.
Özgürlüğünüz bir kere elinizden alındı mı, oturumunuzu kapatıp, hayatınızın fişini çekebilirsiniz. Geçmiş olsun.
Aslında herkes herkesi anlıyor ama anlamamazlığa vuruyor.
İşimize nasıl gelirse öyle algılıyor, keyfimize göre yaşıyoruz hayatı.
Ve sonunda da daralan dünyamızda yalnız başıma kalıyoruz.
Önce apartmanlara, sonra evlere ve en sonunda da küçücük odalara hapsettik kendimizi.
Odalarda gözümüzü bir an bile ayırmadan baktığımız 17 inch ekranlarda, gerçek olan hiç bir şey görememeye başladık.
Ne kadar bu hapsolmuşluğun farkında olsak da, iş işten geçiyor artık.
Özgürlüğünüz bir kere elinizden alındı mı, oturumunuzu kapatıp, hayatınızın fişini çekebilirsiniz. Geçmiş olsun.