Özel yetkili mahkeme

Özel yetkili mahkeme
Kamuoyunda, “özel yetkili mahkeme” denilince, ilk başta süper yetkili özel bir mahkeme türü akla gelmektedir. Bu algının kaynağı yaşanan ve yaşanmakta olan olgulardır. Hukuk sistemimizde,‘süper yetki'; diye bir şey yok. Özel Yetkili Mahkeme var. ‘Özel Yetkili Mahkeme; C.M.K’nin 250. maddesinde sayılı suçlara bakan mahkeme demek.

ÖYM’lerde görev yapan her hâkim ve savcı özel yetkili mahkemenin hâkimi ve savcısıdır. DGM’lerin ikamesi niteliğinde olan ve doktrinde özel ağır ceza mahkemesi olarak adlandırılan bu mahkemelerde yargılamaların kovuşturma ve soruşturma safhalarında, HSYK tarafından görevlendirilen Cumhuriyet savcıları görev yapmaktadır. Bu şekilde görevlendirilen Cumhuriyet savcıları da, “özel yetkili savcı” olarak anılıyor.

DGM’lerin yerine Özel yetkili ağır ceza mahkemeleri

Türkiye'nin Avrupa Birliğine üyelik hedefi kapsamında 1982 Anayasası'nın DGM'leri düzenleyen 143 üncü maddesinin kaldırılmasını takiben çıkarılan Kanunla, DGM'ler kaldırılarak yerlerine DGM'nin benzeri görevleri yerine getirecek Ağır Ceza Mahkemelerinin görevlendirilmesi esası benimsenmişti. Başka bir ifadeyle, daha evvel Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yapmış olduğu görevleri DGM’ler kapatıldıktan sonra Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (CMK) 250. maddesine göre kurulmuş Ağır Ceza Mahkemeleri yürütüyor.

Teknik olarak resmi adı “özel yetkili ağır ceza mahkemesi” olan bu mahkemeler için"yumuşatılmış" ya da “light DGM” nitelemelerine davetiye çıkaran kaynak, tam da bu noktadır.

Çözüm: Kaldırmak mı?

Demokratik hamlelerin, rövanş mantığıyla ve tepkisel adımlarla gerçekleştirilmesi tercih edilebilir bir yol değildir. Dolayısıyla, ÖYM sorununun aklıselimle ve yapıcı bir anlayışla çözülmesi şarttır. Bu bağlamda, özel yetkili mahkemelerin tamamen kaldırılması yerine görev alanının “terör ve şiddetle sınırlandırılması ve daraltılması” seçeneği üzerinde düşünülebilir. Özellikle de, terörle mücadele bakımından caydırıcı etkileri dikkate almak ve zaafa uğratmaktan kaçınmak gerekir.