‘..Olmaya Devlet Cihanda Bir Nefes Sıhhat Gibi’

‘..Olmaya Devlet Cihanda Bir Nefes Sıhhat Gibi’

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

Saltanat dedükleri ancak cihan kavgasıdır
Olmaya baht u saadet dünyada vahdet gibi

     Muhibbi’ye (Kanuni Sultan Süleyman’a) ait olan bu beyitler aslında apaçık ortaya koyuyor vahim durumda olduğumuzu. Öyle değil midir gerçektende sağlığımızı kaybedince, geçici bir hastalık anında, gücümüzü kaybedince acılarla baş başa kalınca bu sözün önemini daha iyi anlayabiliyoruz. Sağlık hakkında söylenen sözlerin güzel ya da çok olması sağlığa gereken önemin verilmesini sağlamamıştır.                 

 İnsanoğlu sadece sağlık konusunda değil, ikaz edildiği her konuda duyarsız davranmakta çok beceriklidir. Bir Hadis-i Şerif de şöyle diyor ; Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini biliniz. Ölmeden önce hayatın kıymetini, hastalıktan önce sıhhatin kıymetini, dünyada ahreti kazanmanın kıymetini, ihtiyarlamadan gençliğin kıymetini, fakirlikten önce zenginliğin kıymetini.’’ Genellikle insanoğlu elindeki nimetin kıymetini, içinde bulunduğu müddetçe anlamakta zorlanmakta değerini de ancak onu kaybettikten sonra anlamaktadır.                                                                                                                                                            

     Kaybetmek insan için her şeyin başlangıcıdır aslında..Tüm varlık aleminin biricik çıkış noktası işte o yokluktur.Belki bilmeyen vardır diye hatırlatayım, ilk insan ve Peygamber olan Hz.Adem'in isminin manası(Adem) yokluktan gelen demektir.Yokluktan gelip bu alemde kendini bulan Ademler yani bizler Adem'likten adamlığa ereriz.
    Bunlar,yokluğun tanımı üzerine söylenmesi gerektiğini düşündüklerimdi.Hakkında yorum yapılacak ifadenin aslında nereye uzandığını görmek gerekir diye düşündüm.Yokluğu fazla kötülemeyelim istedim.
    Bir varlığın kıymetini bilmeniz için öncelikle onu,tüm varlık gayesi ile tanımak ve tanımlamak gerekir.Size hangi şartlarda,ne derece lazım olacağını bilmediğiniz bir varlığın kıymetini bilmiş olamazsınız..Bilseniz de o kıymet o varlığın sahip olduğu tüm değerin karşılığı değildir.Bütün değerlerin ister kuramsal ister pratikteki karşılığını görmek için de bütün ihtimalleri bilmek gerekir,bu ise mümkün değildir.Bana, elinizde tuttuğunuz bir kalemin tüm değerini anlatın desem bunu kim becerebilir..Anlattıklarına ne ile nokta koyabilir.Cümlelerinin tükenmesi, kalemi kullanması için düşündüğü ihtimallerin sayısını bilmesi ile doğru orantılıdır lakin bunu bilemez.Bir kalem hayat kurtarır desem kim yalanlayabilir, bir kalem ile ordular devrilebilir, küçük bir çocuğun gönlü alınabilir desem..bir kalem ile işiniz sonlanabilir ya da o an elinizde bulunan bir kalem ile tüm hayatınızın yörüngesi değişebilir desem..Ki bunların hepsi gerçek anlamda bir kalem örnekleridir, mecazlardan bahsetmiyorum.Bunun gibi..O kalemin bu evrende ne zaman,ne amaçla,ne şekilde,ne üslup neler neler için kullanılacağını bilmeden o kalemin tüm değerinden bahsedemezsiniz..
Sizler her şeyin değerini kaybetmeden önce bilenlerden olun..

Saygılarımla..