Bir yapının inşaatı sağlam zeminde ve sağlıklı şekilde yapılmamışsa, günün birinde sorunlar yaşanmaya başlar.
Bu olay; işletme açmaktan, apartman yapmaktan, parti kurmaktan tutun da aile kurmaya kadar pek çok olayları kapsar.
Siyasetle uğraşmak çok daha farklıdır diyebilirsiniz. Örneğin, rakibinizin kaybetmesi için söyleyeceğiniz karalamalar, iftiralar ve benzeri sözlerle vatandaşı inandırabildiğiniz ölçüde oylarınızı artırabilirsiniz!
Halkın oyları ile seçimi kazanmak ve yönetimin başına geçmekle aslında görev sorumluluğunuz alanında yapmanız gereken işleri tam olarak yerine getiremediğiniz zamanlarda tepkileri de göze almanız gerekir.
Üç ayda üç kez elektriğe yapılan zammın ve her yapılan oranın da yüzde 15 olarak yapıldığını düşündüğümüzde iktidarın ekonomiden sorumlu Bakanı ile ekonomik danışmanlarının ne gibi inandırıcı formüllerle halkımıza anlatabileceğini merak ediyorum!
Başbakan Ecevit’in önüne yazar kasa atıldığı günü anımsayanlar vardır. Yine Başbakan Demirel döneminde zam yapıldığında vatandaşların yapmadık küfürleri kalmadığını da bilenleriniz vardır. Bu olaylar elbette iyi eylemler değildir.
Son yıllarda dünyanın hiçbir ülkesinde terörist saldırılar ile ilgili olayları veya terör örgütlerinin farklı eylemlerini medyada görmüyoruz. ABD’nin İsrail güdümlü projeleri kapsamında, “Arap Baharı” ile başlatılan terör olayları Ortadoğu’da yaşanır oldu. Suriye’deki terör olaylarında; Esat yanlıları, ÖSO ve diğer terör örgütleri bu ülkenin topraklarında yer etmeye başlar oldular.
ABD’nin terör örgütlerine silah yardımı yaptığını bizzat söyleyen Türkiye Cumhuriyeti’nin başındaki yöneticiler, bir yandan da Rusya ile silah anlaşmaları yaparak, ABD’ye “çelme” atmaya kalkışıyor. Türkiye’de “Hey Amerika!” diye kükremeler, ABD Başkanı ile görüşmelerde nedense daha samimi ortamda geçiyor.
Ülkemiz topraklarında üretilen sarımsağın kilosu 50 liradan satılırken, İŞKUR tarafından 9 aylık geçici iş için 200 bin nüfuslu bir yerleşim biriminde ortalama 600 kişinin alınacağı iş için 11 bin 313 kişi başvuru yapıyorsa, iktidarın düşünmesi gerekir!
Bu olaylar yaşanırken, önümüzdeki yıllarda yapılacak olan seçimlerdeki yüzdelik barajının düşürülmesi olayının tartışmaya açılması, mevcut iktidarın yön değiştirmesi gibi olsa gerek!
AKP içerisindeki bazı önemli isimler, özeleştiri yaparak ayrıldılar ve yeni parti kurma çalışmalarına başladılar. Davutoğlu ve Babacan’ın bu yöndeki çalışmalarına iktidar partisinin önemli isimleri her ne kadar “küçümser tavır” içerisinde konuşma yapsalar da, perde arkasında olayı ciddiye aldıkları bir gerçek.
İktidar, geçtiğimiz seçimlerde işbirliği yapan muhalefet partileri CHP ile İyi parti’nin arasını açma uğraşı verircesine; “Terör örgütü ve HDP işbirliği” ile suçlamalarda bulunuyor. Bu yöntemle İyi parti ile CHP’nin arasının açılması sağlanacak gibi! Ancak; HDP, şu anda yasal bir siyasi parti olarak TBMM’de temsil ediliyor.
İlkokullarda “Andımız” okunması için TBMM’de oylama yapıldığında; AKP ile HDP “Red” oyu verirken, MHP’de “Çekimser” kalırken ve bu teklif kabul edilmezken o günlerde yaşananlara ne demeli!?
Bundan sonrasına da sizler kafanızı yorunuz! Saygılarımla…