Kamuoyunda “5. Yargı Paketi” olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanun, çok önemli değişiklikler getiriyor.
Örneğin, yargı ve yargıç bağımsızlığının teminatı ve emniyet sübabı olan “yargıyı etkileme” suçunun kapsamı daraltılıyor. Yapılan değişikle yargılamanın soruşturma ve savcılık aşaması kapsam dışına çıkarılmış olacaktır. İktidar muhalefet sözcüleri arasında yoğun tartışmalara konu olan bu değişikliğin geniş çaplı etkileri olacağı kuşkusuzdur.
Savcılık sürecinin dışarda tutulmasını öngören düzenlemenin, demokrasi standartlarımızı bulunduğu noktadan daha da geriye götüren ve tahrip eden sonuçlar doğuracağı iddiaları gündeme gelmiştir.
Paket kapsamındaki diğer önemli konular da dikkat çekici nitelikte:
Nitelikli hırsızlık suçlarıyla daha etkin mücadele edilebilmesi amacıyla bu suçların cezalarının artırılması;
cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi ve bu suçlar için öngörülen cezaların önemli ölçüde artırılması;
uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile kullanma suçlarıyla daha etkin mücadele edilebilmesi amacıyla bu suçlar için belirlenen cezaların artırılması; uyuşturucu ve uyarıcı madde kullananlar hakkında uygulanan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin daha etkin hale getirilmesi; esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçunun cezasının artırılması;
sulh ceza mahkemelerinin kaldırılması ve bu mahkemelerin görev alanına giren suçlara ilişkin yargılamaların asliye ceza mahkemelerine devredilmesi;
soruşturma aşamasında hâkim tarafından verilmesi gereken kararları vermek üzere sulh ceza hâkimliklerinin oluşturulması;
bölge idare mahkemelerinin istinaf mercii olarak yapılandırılması ve bu değişiklik doğrultusunda başvuru usulü ile inceleme ve yargılama usulüne ilişkin hükümlerin getirilmesi;
bölge idare mahkemelerince verilecek karar türlerinin yeniden düzenlenmesi; ilk derece mahkemelerince verilecek ve kesin olması sebebiyle istinaf ya da temyiz yoluna başvurulamayacak kararların düzenlenmesi ve aynı zamanda istinaf incelemesi için bölge idare mahkemelerine gelen davaların incelenme ve karara bağlanma usulünün belirlenmesi; bölge idare mahkemelerinin teşkilat yapısının istinaf kanun yolu incelemesine uygun hale getirilmesi;
Yargıtay’daki hukuk ve ceza dairesi sayılarının kanunla düzenlenmesinden vazgeçilerek daireler arasındaki görev dağılımının, yıl içinde gelen dosya sayısına bağlı olarak ihtiyaca göre Yargıtay
Büyük Genel Kurulu tarafından belirlenmesi;
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun asıl üye sayısının sekizden on ikiye çıkarılması ve bu düzenlemeye paralel olarak Kurula hukuk ve ceza dairelerinden seçilecek asıl ve yedek üyelerin sayılarının da artırılması, Yer almaktadır.
Yapılan bu kapsamlı değişikliklerin hukuk devleti ilkesinin fiilen işleyişine katkı sunması ve hayırlar getirmesi temennisinde bulunmak gerekmektedir.
Örneğin, yargı ve yargıç bağımsızlığının teminatı ve emniyet sübabı olan “yargıyı etkileme” suçunun kapsamı daraltılıyor. Yapılan değişikle yargılamanın soruşturma ve savcılık aşaması kapsam dışına çıkarılmış olacaktır. İktidar muhalefet sözcüleri arasında yoğun tartışmalara konu olan bu değişikliğin geniş çaplı etkileri olacağı kuşkusuzdur.
Savcılık sürecinin dışarda tutulmasını öngören düzenlemenin, demokrasi standartlarımızı bulunduğu noktadan daha da geriye götüren ve tahrip eden sonuçlar doğuracağı iddiaları gündeme gelmiştir.
Paket kapsamındaki diğer önemli konular da dikkat çekici nitelikte:
Nitelikli hırsızlık suçlarıyla daha etkin mücadele edilebilmesi amacıyla bu suçların cezalarının artırılması;
cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi ve bu suçlar için öngörülen cezaların önemli ölçüde artırılması;
uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile kullanma suçlarıyla daha etkin mücadele edilebilmesi amacıyla bu suçlar için belirlenen cezaların artırılması; uyuşturucu ve uyarıcı madde kullananlar hakkında uygulanan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin daha etkin hale getirilmesi; esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçunun cezasının artırılması;
sulh ceza mahkemelerinin kaldırılması ve bu mahkemelerin görev alanına giren suçlara ilişkin yargılamaların asliye ceza mahkemelerine devredilmesi;
soruşturma aşamasında hâkim tarafından verilmesi gereken kararları vermek üzere sulh ceza hâkimliklerinin oluşturulması;
bölge idare mahkemelerinin istinaf mercii olarak yapılandırılması ve bu değişiklik doğrultusunda başvuru usulü ile inceleme ve yargılama usulüne ilişkin hükümlerin getirilmesi;
bölge idare mahkemelerince verilecek karar türlerinin yeniden düzenlenmesi; ilk derece mahkemelerince verilecek ve kesin olması sebebiyle istinaf ya da temyiz yoluna başvurulamayacak kararların düzenlenmesi ve aynı zamanda istinaf incelemesi için bölge idare mahkemelerine gelen davaların incelenme ve karara bağlanma usulünün belirlenmesi; bölge idare mahkemelerinin teşkilat yapısının istinaf kanun yolu incelemesine uygun hale getirilmesi;
Yargıtay’daki hukuk ve ceza dairesi sayılarının kanunla düzenlenmesinden vazgeçilerek daireler arasındaki görev dağılımının, yıl içinde gelen dosya sayısına bağlı olarak ihtiyaca göre Yargıtay
Büyük Genel Kurulu tarafından belirlenmesi;
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun asıl üye sayısının sekizden on ikiye çıkarılması ve bu düzenlemeye paralel olarak Kurula hukuk ve ceza dairelerinden seçilecek asıl ve yedek üyelerin sayılarının da artırılması, Yer almaktadır.
Yapılan bu kapsamlı değişikliklerin hukuk devleti ilkesinin fiilen işleyişine katkı sunması ve hayırlar getirmesi temennisinde bulunmak gerekmektedir.