banner155

banner244

14.01.2020, 15:25

Kar örtüsü

Kış aylarını yaşadığımız günlerde beyaza bürünen yollar, dağlar ve evlerin saçakları insanın yüreğindeki temizliği çağrıştırır.

Memleketin bir çok yerinde kış aylarında kar yağışı nedeniyle beyaz örtüyü izlerken insanlar, Çukurova’da yaşayan insanlar kar örtüsüne özlem duyarlar.

Çukurova’da yaşayanlar bundan 10-15 yıl öncelerine kadar yaz aylarında kar örtüsünü görürlerdi. Sıcak yaz günlerinde Çukurova topraklarının üzerindeki beyaz örtüyü görenler kar yağmışçasına koşuştururlar, alınlarından yanaklarına akan terleri sile sile beyaz altını toplarlardı.

Avuçlarının içerisindeki her tutam bir kar topu gibi olurdu Çukurova insanının gözünde.

Kış mevsiminde kar yığınlarının üzerinde kayak yapanlar, kar topu oynayanlar, Yaz mevsiminin sıcağında Çukurova tarlalarındaki kar örtüsünü bilemezlerdi. 

Bir araçla Çukurova’dan geçenler tarlalardaki pamukları gördüklerinde kar yağdığını sanarlardı. 

Çukurova insanı da kış aylarında gittikleri karlı bölgelerde üşürler ve kar topu oynamayı, kayak yapmayı bilmezlerdi.

Pamuk tarlalarındaki örtüyü kar yığınlarına benzetmek, toplamak, çuvallara koymak ve götürüp sattıktan sonra kazanılan para ile traktör alma düşleriyle yaşanırdı.

Pamuk toplama mevsimi geldiğinde gençler okul harçlıklarını çıkarma, evlilik düşleri kurma peşinde olurken, yetişkinler ise evlatları ve evlerinin gereksinimlerini karşılamak için çalışırlardı.

Çukurova topraklarındaki beyaz örtü, kar yığınları görünümündeki pamuk tarlalarında ne sevdalar yaşanırdı. Duygu ve düşüncelerin güzellikleri çağrıştırdığı, yüreklerin aşkla dolup parmakların her kavrayışında kar topu gibi pamuklar doldurulurdu çuvallara.

Eskiden kar yüksek rakımlı yerlere yağardı, bugünlere geldiğimizde yine yükseklere kar yağıyor, beyaza bürünüyor ağaçlar, topraklar ve evlerin çatıları.

Bugün Çukurova’ya kar yağmıyor, tarlalar beyaza bürünmüyor, pamuğu göremiyoruz bu topraklarımızda.

Çukurova’da yaşayan günümüz çocukları pamuk tarlalarını göremediği gibi, pamuğun nasıl yetiştiğinden bile haberi olmuyor.

Araçları ile Çukurova’dan geçen insanlar bu topraklarındaki beyaz örtüyü göremeden geçiyorlar. 

Çukurova’da birkaç dönümlük tarlasına pamuk eken üreticinin yaz sıcağında toprağın üzerindeki kozasını açmış pamuğu gören çocuklar, bu beyaz örtünün ne olduğunu soruyor büyüklerine.

Daha doğrusu şimdiki çocuklar pamuğun nerede yetiştiğini bile bilemiyor.

Yerfıstığının ağaçta yetiştiğini sanan insanlar gibi, Çukurova’da yaşayan günümüz çocukları da bir zamanlar “Beyaz altın diyarı” olarak bilinen bu toprakların kar yığınları gibi pamuk yetiştiğinden habersiz yaşıyorlar.

Çukurova’nın yazın tarları aklaştıran kar örtüsü ısıtırdı bedenleri ve yürekleri. Şimdi kuru topraklar üşütürken bedenleri, pamuk çapasında ve toplanmasındaki çalışmalar sırasındaki gençlerin aşklarına da rastlanmaz oldu.

Değerli insan Abdurrahman Yağdıran’ın şu sözleriyle yazımı tamamlamak istiyorum; “Adana yollarında/amuklar dallarında/ Allah canımı alsın/ yârin kollarında?”… Hey gibi günler hey! Diyerek  sağlıklı günler dilerim.

Yorumlar (0)