Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in talimatıyla hayata geçirilen Mersin Sinema Ofisi (MSO), yerli ve yabancı yapım ekiplerine sunduğu desteklerle kentin film platosu olarak öne çıkmasını sağlıyor.
Kurulduğu günden bu yana 8 projeye destek veren ofisin katkı sunduğu ilk uzun metraj belgesel olan "Üzümün Mirası" ise tamamlandı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Sinema Ofisi, yapım ekiplerine çekim izinleri, lojistik, konaklama, uygun çekim mekânlarının belirlenmesi ve kurumlar arası koordinasyon gibi birçok alanda kolaylaştırıcı destek sunuyor.
.jpg)
Ofis, ulusal ve uluslararası yapımları Mersin'e çekerek hem kentin tanıtımına hem de yaratıcı ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyor.
Mersin Sinema Ofisi'nin destek verdiği ilk uzun metraj belgesel olan "Üzümün Mirası", yaklaşık iki yıllık hazırlık ve çekim sürecinin ardından tamamlandı.
Mut ilçesine bağlı Çömelek Mahallesi'nde çekilen belgesel, bir aile hikâyesi üzerinden bölgenin bağcılık kültürünü, yerel üzüm çeşitlerini ve kuşaktan kuşağa aktarılan üretim geleneğini anlatıyor.
Belgesel, Mersin'in tarımsal mirasını sinema aracılığıyla kayıt altına alırken, yerel kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasına da katkı sunuyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Katılımı ve Sivil Toplumla İlişkiler Şube Müdürlüğü'nde görev yapan Funda İpek Akar, Mersin Sinema Ofisi'nin kenti ulusal ve uluslararası film sektöründe görünür kılmak amacıyla kurulduğunu söyledi.
Film ekiplerinin Mersin'deki süreçlerini kolaylaştırmaya çalıştıklarını belirten Akar, izin işlemleri, uygun çekim alanlarının belirlenmesi ve konaklama gibi konularda destek sağladıklarını ifade etti.
Bugüne kadar 8 projeye destek verdiklerini aktaran Akar, bunlardan birinin de "Üzümün Mirası" adlı ilk uzun metraj belgesel olduğunu söyledi.
Çekimlerin, Büyükşehir Belediyesi'nin Örnek Köy Projesi kapsamında yer alan Çömelek Mahallesi'nde gerçekleştirildiğini belirten Akar, bu sayede tarımsal kalkınmanın kültür ve sanatla buluştuğunu ifade etti.
.jpg)
Akar, "Beyazperdenin köylerimize de açılmasıyla hem üretim ekonomisini hem de yaratıcı ekonomiyi canlandırıyoruz.
Film yapımcılarını ve sinemacıları Mersin'e davet ediyoruz. Buraya gelenlerin 'Mersin'de film yapmak kolay, keyifli ve verimliydi' diyebilmesi için çalışıyoruz." dedi.
Belgeselin yönetmeni ve oyuncusu Ezgi Ay, 2023 yılında başladıkları projede ailesinin hikâyesi üzerinden Mut ve Çömelek'in bağcılık kültürünü sinemaya taşıdıklarını söyledi.
Yaklaşık iki yıl süren çekimlerde babasının yıllardır sürdürdüğü bağcılık ve şarap üretim geleneğini kayıt altına aldıklarını belirten Ay, aynı zamanda bu kültürel mirası devralma sürecine ilişkin kişisel yolculuğunu da belgeselde anlattığını ifade etti.
Çekim sürecinde Mersin Sinema Ofisi'nin önemli katkılar sunduğunu dile getiren Ay, "Hem prodüksiyon sürecinde hem de yerelde sponsorluk görüşmelerinde büyük destek gördüm. Onların sayesinde birçok yerel iş birliği kurabildik.
Mersinli bir sinemacı olarak böyle bir yapının varlığını görmek benim için çok değerliydi." diye konuştu.
Bağımsız sinemacıların sınırlı imkânlarla üretim yaptığını vurgulayan Ay, Mersin Sinema Ofisi'nin sunduğu desteğin diğer belediyelere de örnek olmasını temenni etti.
Köşe Yazarı