Osmaniye Demokrasi Platformu Başkanı Av. Muhammet Güloğlu, kültür kitabevlerinin korunması ve Osmaniye’de vatandaşların katılımıyla bir kültür kitabevi kooperatifi kurulması için çağrıda bulundu;
“Türkiye’de kültür kitabevlerine, topluma sundukları hizmeti esas alan özel bir yasal statü kazandırılmalıdır.
Yerel kültürün gelişmesine, okuma alışkanlığının yaygınlaşmasına ve gençlerin sosyalleşmesine katkı sunan bu yerlere işletme olarak değil, yaşatılması ve korunması gereken kültür varlıkları olarak bakılmalı ve kamu desteği sağlanmalıdır.
Osmaniye’de vatandaşların kuracağı bir kültür kitabevi kooperatifi, bu anlayışın somut uygulaması olarak Türkiye’ye örnek olabilir.
Kitabevleri edebiyatın, düşüncenin, bilimin ve sanatın gündelik hayata katıldığı mekânlardır.
Yerel yazarların eserlerini görünür kılar, farklı yayınevlerinin kitaplarını okurla buluşturur.
Kitapçı ile okur arasında kurulan kişisel bağ, yıllar içinde kent kültürünün ve hafızasının parçası olur.
Kitapçının eserleri tanıma, okura rehberlik etme ve yeni okurlar yetiştirme birikimi, mesleki ve toplumsal değer taşır.
Kültür kitabevleri, okuma alanları, çocuk buluşmaları, gençlik söyleşileri ve bilim etkinlikleriyle çocukların ve gençlerin yüz yüze ilişki kurmasını, düşüncelerini ifade etmesini ve sosyal hayata katılmasını sağlayabilir.
Ancak kültür kitabevlerinin yaşaması, kitap stoku ve işletme giderlerinin karşılanmasına bağlıdır.
Fransa Ulusal Kitap Merkezinin verdiği bilgilere göre, Fransa’da bağımsız kitabevlerine verilen LiR statüsü, yerel işletme vergisi muafiyetinden yararlanma imkânı sağlamaktadır.
Kitap çeşitliliği, mesleki hizmet ve düzenli kültür etkinlikleri bu sistemin ölçütleri arasındadır.
Almanya’daki Literaturhaus’lar düzenli edebiyat etkinlikleriyle, İngiltere’deki October Books ve ABD’deki Red Emma’s ise kooperatif kitabevi modelleriyle somut örnekler sunmaktadır.
Osmaniye’de de ayda bir eser değerlendirmesi, yazarlık atölyeleri ve çevrimiçi katılıma açık yazar buluşmaları düzenlenebilir.
Önerim, kitapçıya ürün sağlayan yayınevi veya dağıtıcının, kendi internet sitesinde indirim yaparak yerel kültür kitabevinin aynı kitap için uyguladığı fiyatın altına inememesidir.
Kendisi veya bağlı şirketi aracılığıyla fiziksel kitabevi açtığında da aynı kurala uymalıdır.
Ayrıca özel statü tanınan kültür kitabevlerinin kitap satışından elde ettiği kazanç vergiden istisna edilmeli, kültür kitapçılığı faaliyetine ilişkin diğer vergi ve harç yükleri kaldırılmalıdır.
Elektrik ve su giderleri kamu desteğiyle karşılanmalı; çalışanların sigorta, sağlık ve emeklilik hakları eksiksiz korunarak SGK işveren primleri kamu tarafından ödenmelidir.
Osmaniye’de bu anlayışla vatandaşların katılımına açık bir kültür kitabevi kooperatifi kurulmasını öneriyorum.
Okurlar, eğitimciler, yazarlar ve kültür hayatına katkı sunmak isteyen hemşehrilerimiz kurucu olabilir.
Mevcut kitapçı ve sahaflar da birikimleriyle sürece katkı sunabilir.
Kuruluş sermayesi, kitap stoku, uygun mekân ve işletme giderleri birlikte planlanmalıdır.
Günlük faaliyetler ücretli ve profesyonel bir ekip tarafından yürütülmeli, gönüllü katkılar bu emeği desteklemelidir.
Valilik, Osmaniye Belediyesi, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Osmaniye Ticaret ve Sanayi Odası, akademik meslek odaları, Baro ve sivil toplum kuruluşları kooperatife destek vermelidir.
Valilik koordinasyona, belediye mekân ve kültür etkinliklerine katkı sunabilir.
Üniversite bilim ve edebiyat buluşmalarıyla, millî eğitim gönüllü öğrenci ziyaretleri ve okuma programlarıyla, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları kendi birikimleriyle çalışmaya katılabilir.
Mali hesaplar ve kamu desteğinin kullanımı denetlenirken kitap seçiminin ve etkinliklerin bağımsızlığı korunmalıdır.
Yerel kültür sürekli bir çalışma alanı olarak ele alınmalıdır.
Çukurova edebiyatına, Yaşar Kemal’in eserlerine, Osmaniyeli yazarlara, halk edebiyatına ve kent tarihi araştırmalarına görünür yer ayrılmalıdır.
Yerel dergiler, yeni yazarların ilk eserleri ve sözlü tarih çalışmaları desteklenmelidir.
Çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin aynı mekânda karşılaşabildiği düzenli bir kültür takvimi oluşturulmalıdır.
Köy Enstitülerinin eğitim ve kültür birikiminden, kıraathane geleneğinden esinlenilebilir.
Karacaoğlan, Âşık Feymani ve Orhan Kemal’in eserleri etrafında da düzenli okur buluşmaları yapılabilir.
Hayırsever vatandaşlarımız kültürde ve kitapta yarışmalıdır.
Bağışlar ve destekler açık hesaplarla izlenmeli; giderler, yasal yükümlülükler ve gerekli yedekler ayrıldıktan sonra kalan gelir fazlasının yeniden kitap çeşitliliğine ve kültür etkinliklerine yönlendirilmesi kuruluşun temel ilkesi olmalıdır.
Osmaniye milletvekilleri kültür kitabevlerini koruyacak kanun çalışmasını Meclis gündemine taşımalı; yerel kurumlar da vatandaşların kuracağı kooperatif için somut destek programı geliştirmelidir.
Türkiye, kitabevlerinin kültürel bağımsızlığını güvenceye alan bu yaklaşımı yaygınlaştırarak dünyaya örnek oluşturabilir.”
Köşe Yazarı