Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Dr. Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin haftalık grup toplantısında gündeme dair kritik açıklamalarda bulundu.
Küresel güvenlik ortamından küresel güç dengelerine kadar pek çok konuyu masaya yatıran Bahçeli, özellikle Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi öncesi ittifak ortaklarına net mesajlar verdi ve Türkiye'deki askeri hastanelerin durumuna dikkat çekti.
Bahçeli, Orta Doğu ve Karadeniz'deki kriz odaklarının küresel refahı tehdit ettiğini belirtti.
Hürmüz Boğazı'nda estirilen suni fırtınaların sofraların dirlik ve refahını sabote ettiğini ifade eden Bahçeli, Rusya-Ukrayna savaşı için de şu değerlendirmeyi yaptı:
"Kuzeyimizin kilidi ve Mavi Vatanımızın mütemmim cüzü olan Karadeniz’de sular durulmaktan uzaktır. Rusya ile Ukrayna arasında süregelen çatışma iklimi, aradan geçen zamana rağmen bölgesel istikrarın önündeki en büyük kırılma hattı olarak varlığını korumaktadır."
Orta Doğu'daki ateşkes arayışlarına ve İsrail'in saldırgan tutumuna sert sözlerle yüklenen MHP Lideri, masada verilen taahhütlerin sahada karşılık bulmadığını söyledi.
Netanyahu hükümetini "cinayet kabinesi" olarak nitelendiren Bahçeli, "Mızrak artık çuvala sığmamaktadır: Katil İsrail, mazlumların kanıyla semiren emperyalist bir sömürge düzeneğidir.
Zulmü zanaat edinen bu kanlı terör makinesinin lügatında barış; silahlara mühlet kazandırmak, diplomasi ise vahşeti hukuk kılıfıyla cilalamaktır" ifadelerini kullandı.
Ankara’da gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi’nin Türkiye’nin jeopolitik önemini ve caydırıcı askeri gücünü dünyaya göstermek açısından tarihi bir fırsat olduğunu vurgulayan Bahçeli, ittifakın sınırlarını şu sözlerle çizdi:
"Sözü evirip çevirmeden açıkça söylemek lazımdır: NATO, Türkiye için ne bir biat senedi ne de kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezidir.
Ankara merkezli istikbal ve milli beka ufkumuz, kaynağını dışarıdan alan tüm ittifakların üzerindedir.
Bu ittifakın varlık sebebi; karşılıklı saygı, eşit muamele, hakkaniyetli yük paylaşımı ve tehdit algısında dürüstlüktür."
Devlet Bahçeli, konuşmasının en dikkat çekici bölümünü ise askeri hastanelerin ve kapatılan Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) geleneğinin yeniden ihya edilmesi talebine ayırdı.
Türkiye'nin bu alandaki eksikliğinin kabul edilemez bir tarihi noksanlık olduğunu ifade eden Bahçeli, askeri tıbbın sivil sağlık sisteminden çok farklı bir refleks gerektirdiğini söyledi:
"Ne hazindir ki; bugün NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye’dir. Bu durum, şanlı ordumuzun büyüklüğü ve harekât kabiliyeti karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır.
Cephede kazanılan her şanlı zafer, ancak cephe gerisinde kurulan, köklü ve askeri tıbbın tüm imkân ve ilmiyle donatılmış bir akılla nihayete erecektir.
Sivil sağlık sistemlerinin, şehir hastanelerinin savaş cerrahisini ve cephe gerisi lojistiğini tam manasıyla karşılaması mümkün değildir."
Terörle mücadelede, sınır ötesi ve deniz aşırı operasyonlarda Mehmetçiğin yanında askeri disiplini ve operasyon psikolojisini bilen Türk hekimlerinin bulunmasının önemine değinen Bahçeli:
"Mayın ve patlama yaralanmalarında, yanık ve ağır travma vakalarında, uzuv kayıplarında uzmanlaşmış bir askeri hekim ordusu zarurettir.
Mukaddes GATA geleneği; cephe gerisinden cephe hattına kadar uzanan askeri tıp disiplininin ta kendisidir.
Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması ve Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası bir milli beka meselesidir.
Vatan nöbetine duran Mehmetçiğimize, şehitlerimize ve gazilerimize karşı borcumuz, askeri hastanelerin yeniden açılmasıdır."
Köşe Yazarı