Aksaray’ın Gülağaç ilçesinde bulunan ve Anadolu Selçuklu Devleti döneminde yaptırıldığı belirtilen Turhasan Türbesi, yaklaşık 800 yıllık geçmişiyle Anadolu’nun tarihî ve kültürel mirasını yaşatmaya devam ediyor.
Aksaray’ın Gülağaç ilçesine bağlı Gülpınar beldesinde yer alan Turhasan Türbesi, Selçuklu döneminden günümüze ulaşan tarihî yapılar arasında bulunuyor.
Halk arasında Bekar Sultan Türbesi olarak da bilinen yapı, Müslüman Türklerin Haçlılarla mücadelesinde şehit düştüğü rivayet edilen Turhasan Bey’in hatırasını yaşatıyor.
Yaklaşık 8 asır önce Anadolu Selçuklu Devleti tarafından yaptırıldığı belirtilen türbe, mimari özellikleri ve tarihî geçmişiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Turhasan Bey’in Hatırası Yaşatılıyor
Tarihçi Yazar Dr. Mustafa Fırat Gül, türbenin tarihine ilişkin yaptığı açıklamada, Şeyh Turhasan’ın Danişmentli Türklerinden olduğunu ve Selçuklu ordularında kumandanlık yaptığını belirtti.
Turhasan Bey’in Hasan Bey adıyla da tanındığını ifade eden Gül, tarihî anlatımlara göre Haçlılarla yapılan savaşta şehit düştüğünü ve vasiyeti üzerine Hasan Dağı’nın zirvesine defnedildiğini aktardı.
Gül, Hasan Dağı’nın adının da Turhasan Bey ile ilişkilendirildiğini belirterek, zaman içerisinde dağın bugünkü adıyla anılmaya başlandığına yönelik rivayetlerin bulunduğunu söyledi.
Türbenin Mimarisinde Selçuklu İzleri
Turhasan Bey’in hatırasını yaşatmak amacıyla Anadolu’nun farklı bölgelerinde makam türbeleri yaptırıldığını anlatan Gül, Gülpınar beldesindeki yapının da bunlardan biri olarak kabul edildiğini ifade etti.
Türbenin mimari özelliklerine değinen tarihçi, konik kubbenin alt bölümündeki kuşakta Besmele ve Âyet’el-Kürsî yazılarının bulunduğunu belirtti.
Anadolu Selçuklu Devleti döneminde inşa edildiği ifade edilen yapının yakın zamanda restorasyondan geçirildiği de kaydedildi.
800 Yıllık Tarihî Miras Korunuyor
- yüzyılın sonlarında şehit düştüğü rivayet edilen Turhasan Bey’e duyulan saygının bir göstergesi olarak yaptırıldığı belirtilen türbe, bölgenin tarihî kimliğine katkı sunuyor.
Selçuklu mimarisinin izlerini taşıyan yapı, yüzyıllardır ziyaretçilerini ağırlarken Anadolu’nun Türk-İslam tarihine ilişkin kültürel hafızasının korunmasında da önemli bir yere sahip bulunuyor.