banner155

banner244

02.12.2019, 14:06

Hür’ümüzü özlüyoruz!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Basın hürdür, sansür edilemez!”sözünü anımsıyor musunuz?

Bu arada, bazı zatların “Atatürk’ün sözü”nü kullandığım için, beynindeki ölü hücreler devinim gösterir gibi olabilir!

Oysa BASIN, diğer ismi ile MEDYA günün birinde her insanın gereksinim duyabileceği ve kapısını çalacağı; gören göz, işiten kulak, sesi olmasını isteyeceği bir meslek kuruluşudur.

Günümüzde, Basın’ın “Hür” olduğu konusunda, kuşkularım artmaya başladı. Okurlarım şimdi yine bana tepki göstereceklerdir. Olumlu veya olumsuz her türlü tepkiye razıyım. Ama, bir kez de ülkemizde yaşanan gerçekleri bilmenizde yarar görüyorum.

Geçtiğimiz günlerde bu sütunumda işlediğim bir olayı anımsatmak istedim:

“Sakarya ilindeki Halk gazetesinin Yayın Müdürü Hüseyin Cumali bir haber yapıyor. 29 Ekim törenlerinde, vatandaşların bulunduğu alanın önüne Vali’nin resmi plakalı aracı parkediyor. Gazeteci ise Valinin makam aracını görüntüleyip; “Makam araçları tören yürüyüş yolunu işgal etti” başlığı ile haber yapıyor.

Haberin ardından Savcı, gazeteci Cumali hakkında soruşturma açıyor. Ardından gazeteci işten çıkarılıyor. Gazeteciye sorulan soru; ‘Niye plakayı yayınladınız!?’ şeklinde oluyor.”

Öğretmenler günü programında, Konya Valisi Orhan Toprak’ın salondaki bir kişinin oturuşunu beğenmediği için; “Sen öğretmen misin!?” diye başlayan sözlerinin söylendiği kişinin gazeteci olduğu oltaya çıkmıştı.

Olayın ardından gazeteci Vali Toprak’a gidip özür diledi, onda yorgun ve bitkin halde olduğunu, ayak ayak üstüne attığının farkında olmadığını söyledi. Şim di de gazetenin patronu Ahmet Baydar, Vali’yi makamında ziyaret ederek; “Yanınızdayız!”diye konuşuyor. Bu arada Muhabir Ali Kuş ise izine ayrılıyor…

Bir başka haber; Edirne’nin Keşan ilçesinde yerel bir gazetenin bürosuna silahlı saldırı düzenleniyor. 3 şüpheli Polis tarafından yakalanıyor. Adliyeye sevkedilen zanlılardan 2’si serbest kalıyor, diğeri ise denetimli serbestlikten yararlandırılıyor.

Türkiye’nin 81 İl’indeki medya mensuplarına Polis tarafından getirilip imzalatılan “Tebellüm belgeleri” ile ilgili bilgi vermek istiyorum. Bunu halkımızın bilmesini istiyorum. Merak edenler bu belgeleri bizlerde görebilirler.

Haber yasağı ile ilgili bir belgeleri paylaşmak istiyorum: “Bilecik ili Osmaneli ilçesindeki ‘Cinsel istismar’ olayı ile ilgili, Osmaneli Sulh Ceza Hakimliğinin 21.10.2019 tarih, 2019/163 D iş kararı gereğince; ‘Yayın yasağı getirilmesine’

-Bursa ilindeki, ‘nitelikli cinsel istismar’ olayı ile ilgili, Gemlik C. Başsavcılığının 05.11.2019 tarih ve 2019/1415 D iş sayılı kararı ile ‘Yayın yasağı getirilmesine’

-Hatay ili Dörtyol ilçesinde meydana gelen ‘şüpheli ölüm’ olayı ile ilgili, Dörtyol Sulh Ceza Hakimliği’nin 12.11.2019 tarih ve 2019/6925 D. İş sayılı kararı ile ‘Yayın yasağı getirilmesine’

Bizlere gelen ve imzalamamız isteyen, sonunda da “yayınlamamız istenen” son üç belgenin özetini sizlerle paylaştım.

Bu sütunlarda yazdığım olaylarla ilgili kamu kurumlarındaki yetkilileri eleştirdiğimde, beni savunacak ‘ücretsiz Avukat’ karşıma çıkmıyor. Adliye koridorunda karşılaştığım, tanıdık Avukatlar bile ‘selam vermiyor!’

Benim de bir gazete portonum var. O insana özellikle iktidar yanlılarının; “Beni çalıştırmamak için” baskılar yaptıklarını biliyorum.

Arkadaşımı zor durumda bırakmama adına, günün birinde bu sütunlardaki yazıları sonlandırdığımda, bana değil; “Basın’ı susturmaya çalışan” iktidarın anlayışına olmasını beklerim. Saygılarımla…

Yorumlar (0)