Zayıflama amacıyla kullanılan iğnelerin kalp sağlığı üzerindeki etkileri tartışılmaya devam ederken, Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, semaglutid ve tirzepatid etken maddeli ilaçlarla ilgili merak edilenleri değerlendirdi.
Baltalı, sanılanın aksine bu ilaçların kalp kasını zayıflatmadığını, bazı hastalarda kalp sağlığı açısından olumlu sonuçlar sağlayabildiğini söyledi.
Zayıflama iğnelerinin kalbin pompalama gücünü azaltmadığını belirten Prof. Dr. Mehmet Baltalı, obezitenin kontrol altına alınmasının kalp-damar sağlığı açısından önemli olduğunu ifade etti.
Baltalı, “Kalbi koruyabiliyor, kalp yetmezliğinden ölümü engelleyebiliyor veya azaltabiliyor.” dedi.
Semaglutid ve tirzepatid içeren ilaçların kalbin pompalama gücünü azaltıcı bir etkisinin bulunmadığını aktaran Baltalı, bu ilaçların kilo kaybı sağlamasının kalp sağlığı açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Obezitenin kalp krizi ve kalp yetmezliği açısından önemli bir risk faktörü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Baltalı, kilo verilmesinin kalp üzerindeki yükü azaltabileceğini belirtti.
Baltalı, “İkinci olarak ateroskleroz dediğimiz, kalbi besleyen damarlardaki kalınlaşmayı veya damar tıkanıklığını, kalp krizini, kalp yetmezliği oluşumunu ve buna bağlı ölümleri engelleyebiliyor.
Çünkü obezite hem kalp krizi hem de kalp yetmezliğine bağlı durumlar için bir risk faktörüdür. Obeziteyi engellediğinizde, yani insanları zayıflattığınızda bu durum kalp üzerinde net olarak olumlu etki yapar.” ifadelerini kullandı.
Zayıflama iğneleriyle hızlı kilo verilmesinin de kalp ritmi veya kalp kası üzerinde doğrudan olumsuz bir etki oluşturduğuna dair bir durum bulunmadığını belirten Baltalı, kilo kaybının genel olarak kalp sağlığı açısından olumlu olduğunu söyledi.
Zayıflama iğnelerinin en belirgin yan etkilerinin mide-bağırsak sistemi üzerinde görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Baltalı, ilaçların mide boşalmasını yavaşlatabildiğini belirtti.
Baltalı, “Bu tür ilaçlar mide boşalmasını yavaşlatabiliyor ve ishal veya kabızlık gibi şikâyetlere yol açabiliyor. Kullanıcıların yaklaşık yüzde 5 ila 6’sı da bu tür yan etkiler nedeniyle ilacı bırakıyor.” dedi.
Zayıflama iğnelerinin çarpıntıya neden olduğuna yönelik bir kanıt bulunmadığını belirten Baltalı, ilaçların kan basıncını artırmadığını, aksine fazla kilonun yol açtığı yüksek tansiyonun düşmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Kalp hastalığı bulunan kişilerin de doktor değerlendirmesi sonrasında bu ilaçları kullanabileceğini belirten Prof. Dr. Baltalı, her hasta için öncelikle tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı.
Baltalı, “Herhangi bir kontrendikasyon yoksa hastalar tirzepatid ve semaglutid etken maddeli ilaçları kullanabilirler.
Ancak her durumda kullanmadan önce doktora gidilmesi gerekir; tiroit kanseri gibi birtakım kanser türleri olanların bunları kesinlikle kullanmaması icap eder.” uyarısında bulundu.
Haftada bir uygulanan zayıflama iğnelerinin ilk etkisinin, insüline benzer şekilde kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olmak olduğunu belirten Baltalı, ilaçların aynı zamanda beyindeki iştah mekanizmaları üzerinde etkili olduğunu söyledi.
Baltalı, “İkinci olarak ise beyne etki ederek açlık hissini net olarak engeller. Belli bir kiloya ulaştıktan sonra kullanımı tamamen bırakıldığında tekrar kilo kazanımı olabiliyor. Bu nedenle ilacı yavaş yavaş, belli aralıklarla sıklığı azaltarak kesmek önerilir.” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, semaglutid ve tirzepatid içeren ilaçların kişisel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini ve zayıflama amacıyla bu tür ilaçların doktor kontrolü olmadan kullanılmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Köşe Yazarı