TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, Türkiye’nin yapağı potansiyelinin ekonomiye kazandırılması için bölgesel işleme tesisleri ve ulusal pazar ağı kurulması çağrısında bulundu.
TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, Türkiye’nin 60 milyonun üzerindeki küçükbaş hayvan varlığına dikkat çekerek yapağının yeterince değerlendirilemediğini belirtti.
Çelik, yapağının tekstilden yalıtıma, teknik tekstilden organik tarıma kadar farklı sektörlerde katma değerli ürünlere dönüştürülmesi için ulusal bir model oluşturulması çağrısında bulundu.
Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED), Türkiye’nin sahip olduğu küçükbaş hayvan varlığına rağmen yün, kıl ve tiftik gibi yan ürünlerin ekonomik değerinin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti.
TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, küçükbaş hayvancılığın yalnızca et ve süt üretimiyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, yapağının üretici ve ülke ekonomisi açısından önemli bir hammadde olduğunu ifade etti.
Çelik, “Bugün üreticimizin elindeki yapağı, ekonomik değer oluşturamadan atıl durumda kalıyorsa, bu durum üreticinin değil mevcut sistemin bir eksikliğidir” dedi.
Nihat Çelik, Türkiye’nin küçükbaş hayvan varlığı dikkate alındığında yapağının önemli bir ekonomik potansiyel taşıdığını belirtti.
Yapağının tekstil ve hazır giyim sektörünün yanı sıra ısı ve ses yalıtımı, geleneksel dokumacılık, el sanatları, teknik tekstil, kozmetik, tıp, gübre ve organik tarım gibi farklı alanlarda değerlendirilebileceğini ifade eden Çelik, üreticinin emeğinin ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Çelik, “Üreticimizin emeğini tarlada, merada veya boş arazilerde değer kaybeden bir ürün haline getirmek yerine ekonomiye kazandırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
TÜRKYED, küçükbaş hayvancılıktan elde edilen yan ürünlerin değerlendirilmesinde farklı sorunların bulunduğuna dikkat çekti.
Koyun yününün ısı yalıtımı, tekstil, kozmetik, tıp ve organik gübre gibi alanlarda kullanılabildiği belirtilirken, yeterli tesis ve pazar ağı bulunmaması nedeniyle bazı bölgelerde yünün yakıldığı veya düşük fiyatlarla satıldığı ifade edildi.
Keçi kılının ise dayanıklı yapısı nedeniyle halı, kilim, keçe ve teknik tekstil ürünlerinde kullanılabildiği, ancak toplama, sınıflandırma ve işleme altyapısındaki eksikliklerin ürünün ekonomik potansiyelinin önüne geçtiği kaydedildi.
Özellikle Ankara keçisinden elde edilen tiftiğin parlak, yumuşak ve yüksek katma değerli bir lif olduğuna dikkat çeken TÜRKYED, üreticinin gelirinin artırılması için sürdürülebilir alım mekanizmaları ve işleme tesislerine ihtiyaç bulunduğunu bildirdi.
TÜRKYED'e göre yün, kıl ve tiftiğin ekonomik değerinin artırılması için üreticiden pazara kadar uzanan ortak bir zincirin kurulması gerekiyor.
Bu modelin; “Üret → Topla → Sınıflandır → İşle → Katma Değerli Ürüne Dönüştür → Pazarla” aşamalarından oluşması öneriliyor.
TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, çözümün yalnızca birkaç tesis kurulmasından ibaret olmadığını, Türkiye genelinde uygulanabilecek entegre bir sistem oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Çelik'in açıkladığı model kapsamında bölgesel toplama, depolama, yıkama ve kurutma tesislerinin kurulması öneriliyor.
Üretici birlikleri ve kooperatifler aracılığıyla toplu alım ve satım sisteminin oluşturulmasının da üreticilerin pazara erişimini kolaylaştıracağı belirtiliyor.
TÜRKYED ayrıca tekstil ve teknik tekstil sektörleriyle üniversitelerin daha yakın iş birliği yapmasını, yapağının işlenmesine yönelik AR-GE çalışmalarının desteklenmesini öneriyor.
Önerilen model kapsamında çobanlara modern kırkım teknikleri konusunda eğitim verilmesi, geleneksel dokumacılığın desteklenmesi ve coğrafi işaretli ürünlerin yaygınlaştırılması da yer alıyor.
TÜRKYED, yapağının yeşil yalıtım malzemeleri ve döngüsel ekonomi yaklaşımı kapsamında değerlendirilerek ihracata yönelik katma değerli ürünlere dönüştürülebileceğini belirtiyor.
Nihat Çelik, yapağının değerlendirilmesinin üreticiye ek gelir sağlamasının yanı sıra yerli hammadde kullanımını da artıracağını belirtti.
Çelik, “Bizim hedefimiz üreticinin kazandığı, sanayicinin kaliteli ve yerli hammaddeye ulaştığı, tüketicinin yerli ürün kullandığı ve ülkemizin katma değer ürettiği bir sistemdir.
Üreticiden başlayıp sanayiye ve ihracata kadar uzanan bir zincir oluşturmalıyız” dedi.
Üreticilerin yapağıyı pazara ulaştırmakta yaşadığı sorunların giderilmesi için üretici örgütleri aracılığıyla bölgesel yapağı toplama ve yıkama tesislerinin kurulmasını öneren Çelik, hammadde satışından ziyade yerinde işleme altyapısına ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti.
Çelik, “Yıkama, tarama, iplik ve keçe üretimi gibi bölgesel işleme altyapısını destekleyerek katma değerin üretici seviyesinde tutulmasını sağlamalıyız” diye konuştu.
Türkiye’de küçükbaş hayvan varlığının 60 milyonun üzerine çıktığını belirten Çelik, iller arasındaki dağılıma da dikkat çekti.
Çelik, yaklaşık 3,5 milyon kayıtlı küçükbaş hayvan varlığı bulunan Van'ın, kayıt dışı hayvanlarla birlikte 5 milyonun üzerinde küçükbaş hayvan varlığına sahip olduğunu ifade ederek ilin bu alandaki potansiyeline dikkat çekti.
Hayvan sayısının artırılmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Çelik, yün, süt ve deri gibi yan ürünlerin de katma değerli ürünlere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Çelik, sürdürülebilir tarım, agroekolojik yaklaşım ve sıfır atık prensipleri doğrultusunda yapağının ekonomiye kazandırılmasına yönelik ulusal modelin Van'dan başlatılarak Türkiye geneline yaygınlaştırılabileceğini ifade etti.
TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, önerilen modelle üretici, sanayici ve tüketicinin birlikte kazanacağı bir ekonomik ekosistem oluşturulmasını hedeflediklerini belirtti.
Çelik, “Bizim amacımız; üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, sanayicimizin kaliteli yerli hammaddeye ulaştığı ve ülkemizin katma değer ürettiği sürdürülebilir bir zincir kurmaktır. TÜRKYED olarak sadece sorunları dile getirmiyor, çözüm modelini de sunuyoruz” dedi.
Çelik, yapağının atık olmaktan çıkarılarak ekonomiye kazandırılması için kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve üretici örgütleriyle ortak çalışmaya hazır olduklarını kaydetti.
Yorum Yazın