Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı verileri, Türkiye'nin nüfus yapısındaki değişimi gözler önüne serdi.
Türkiye nüfusu 2025 yılında 86 milyon 92 bin 168 kişiye yükselirken, nüfus artış hızı binde 5 olarak gerçekleşti.
Doğurganlık hızındaki düşüş, artan ortanca yaş ve küçülen hanehalkı büyüklüğü ise Türkiye'nin demografik dönüşümünün sürdüğünü ortaya koydu.
2025 yılı itibarıyla Türkiye'nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi olarak kayıtlara geçti.
Nüfusun 43 milyon 59 bin 434'ünü erkekler, 43 milyon 32 bin 734'ünü ise kadınlar oluşturdu.
Türkiye'nin yıllık nüfus artış hızı binde 5 olurken, kilometrekareye düşen kişi sayısını ifade eden nüfus yoğunluğu 112 kişi olarak hesaplandı.
TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusunun yüzde 93,6'sı il ve ilçe merkezlerinde, yüzde 6,4'ü ise belde ve köylerde yaşıyor.
Bu tablo, Türkiye'de şehirleşme eğiliminin güçlü şekilde devam ettiğini ortaya koydu.
Türkiye'nin en kalabalık ili 2025 yılında da İstanbul oldu. İstanbul'un nüfusu 15 milyon 754 bin 53 olarak kaydedildi.
Nüfusu en fazla olan iller sıralamasında İstanbul'u Ankara ve İzmir takip etti.
İstanbul: 15.754.053
Ankara: 5.910.320
İzmir: 4.504.185
Bursa: 3.263.011
Antalya: 2.777.677
Türkiye nüfusunun yaş yapısındaki değişim de 2025 verilerine yansıdı.
Ülke nüfusunun ortanca yaşı 34,9 oldu.
Ortanca yaş erkeklerde 34,2, kadınlarda ise 35,7 olarak hesaplandı.
Veriler, Türkiye nüfusunun giderek yaşlandığına işaret eden önemli göstergeler arasında yer aldı.
Türkiye'de hanehalkı büyüklüğündeki düşüş 2025 yılında da devam etti.
Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,08 kişi olarak kaydedildi.
Böylece daha küçük hanelere doğru yaşanan dönüşümün sürdüğü görüldü.
2025 yılı doğum verileri, Türkiye'nin demografik yapısındaki en dikkat çekici gelişmelerden birini ortaya koydu.
Yıl boyunca 895 bin 374 canlı doğum gerçekleşti.
Toplam doğurganlık hızı ise 1,42 çocuk seviyesine geriledi.
Bu değer, bir kadının doğurganlık dönemi boyunca ortalama doğurması beklenen çocuk sayısını ifade ediyor.
Annelerin ilk doğumdaki ortalama yaşı ise 27,5 olarak hesaplandı.
TÜİK verilerine göre 2025 yılında Türkiye'de 491 bin 684 kişi hayatını kaybetti.
Bebek ölüm hızı ise binde 7,8 olarak kaydedildi.
2025 yılında ölüm nedenleri arasında ilk sırada dolaşım sistemi hastalıkları yer aldı.
Bu hastalıklar nedeniyle 170 bin 577 kişi yaşamını yitirdi.
İkinci sırada ise iyi ve kötü huylu tümörler, diğer bir ifadeyle kanser hastalıkları yer aldı.
Kanser nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 79 bin 91 oldu.
Evlilik istatistikleri de Türkiye'nin demografik görünümünün önemli göstergeleri arasında yer aldı. 2025 yılında 552 bin 237 çift evlendi.
İlk evlenme yaşı erkeklerde ortalama 28,5, kadınlarda ise 26,0 oldu.
Aynı yıl 193 bin 793 çift boşandı. Boşanmaların yüzde 31,2'si, evliliğin ilk 1-5 yılı içerisinde gerçekleşti.
Bu oran, evliliklerin ilk yıllarının boşanma istatistiklerinde önemli bir paya sahip olduğunu gösterdi.
2025 verilerine göre Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi toplamda 78,5 yıl olarak hesaplandı.
Beklenen yaşam süresi erkeklerde 75,9 yıl, kadınlarda ise 81,1 yıl oldu.
Böylece kadınların beklenen yaşam süresi erkeklerden daha yüksek gerçekleşti.
Türkiye'de ikamet eden yabancı nüfus 2025 yılı itibarıyla 1 milyon 519 bin 515 kişi olarak kaydedildi.
Türkiye'de en fazla yabancı nüfusa sahip ülkeler arasında ilk sırada Türkmenistan yer aldı.
Türkmenistan vatandaşlarının sayısı 170 bin 411 olurken, Irak vatandaşlarının sayısı 147 bin 469, Afganistan vatandaşlarının sayısı ise 132 bin 707 olarak açıklandı.
2025 yılı nüfus ve demografi verileri; Türkiye'nin nüfusunun artmaya devam etmesine karşın doğurganlık hızındaki düşüş, ortanca yaştaki yükseliş ve hanehalkı büyüklüğündeki gerilemenin sürdüğünü gösterdi.
Nüfusun büyük bölümünün il ve ilçe merkezlerinde yaşaması, artan yaşam süresi ve evlilik-boşanma göstergeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye'nin nüfus yapısında önemli bir dönüşüm yaşandığı görüldü.
Köşe Yazarı