Oruçta Sindirim Sağlığı İçin 10 Kural

Ramazan ayında sindirim sağlığını korumak için nasıl beslenmeli? Prof. Dr. Aytaç Atamer su tüketimi, porsiyon kontrolü, protein ağırlıklı beslenme ve tatlı tüketimi konusunda önemli uyarılarda bulundu.

Oruçta Sindirim Sağlığı İçin 10 Kural
Haberler'de Abone Ol

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Aytaç Atamer, Ramazan ayında sindirim sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken beslenme alışkanlıklarına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.

Oruç süresince değişen yemek saatleri, porsiyon miktarları ve sıvı tüketimi nedeniyle vücudun yeni düzene adapte edilmesi gerektiğini belirten Atamer, dengeli ve bilinçli beslenmenin altını çizdi.

Ramazan ayının yalnızca oruç ibadeti değil, aynı zamanda yeme alışkanlıklarını gözden geçirmek için önemli bir fırsat olduğunu belirten Prof. Dr. Aytaç Atamer, bu dönemde porsiyon kontrolünün öğrenilmesi gerektiğini söyledi.

Bayram sonrasında da dengeli beslenme alışkanlığının sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Atamer, Ramazan’da kazanılan disiplinin kalıcı hale getirilmesini önerdi.

Ramazan’da su kaybının daha belirgin hale geldiğine dikkat çeken Atamer, günlük ortalama 2–3 litre su tüketilmesini önerdi.

Ancak suyun tek seferde değil, iftar ile sahur arasına yayılması gerektiğini ifade etti.

Bir litre suyu bir anda içmenin yeterli fayda sağlamayacağını belirten Atamer, sahurda en az yarım litre su içilmesini tavsiye etti.

İftarda birkaç bardak su sonrası ılık, hafif ballı ve limonlu su tüketiminin kan şekeri dengesine katkı sağlayabileceğini dile getirdi.

Çay ve kahve tüketiminin ise sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan Atamer, bu içeceklerin susama hissini baskılayarak su tüketimini azalttığını ve idrar söktürücü etkileri nedeniyle su kaybını artırabileceğini söyledi.

Gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durulması gerektiğini de ekledi.

Ramazan’da göz ve mide açlığı nedeniyle fazla porsiyon tüketiminin yaygınlaştığını belirten Atamer, tabağın bir anda doldurulmaması gerektiğini ifade etti.

İlk 15 dakikada küçük porsiyonla başlanmasının devamında da daha kontrollü beslenmeyi kolaylaştırdığını aktaran Atamer, her besin grubunun dengeli şekilde tüketilmesi gerektiğini söyledi.

Karbonhidrat ihtiyacının sebze ve bakliyatlardan karşılanmasını öneren uzman isim, beyaz unlu ürünler yerine tam buğday, çavdar, esmer pirinç ve bulgur gibi düşük glisemik indeksli gıdaların tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Protein tüketiminin azaltılmasının iştah kontrolünü zorlaştırabileceğini belirten Atamer, haftada iki kez balık tüketilmesini ve kızartma yerine sağlıklı pişirme yöntemlerinin tercih edilmesini önerdi.

Aşırı yağlı sucuk, sosis, pastırma ve kızartma gibi besinlerin kilo artışına yol açabileceğini ifade eden Atamer, kırmızı et ve balığın sebzelerle birlikte hazırlanmasını; yoğurt, ayran veya kefirle tüketilmesini tavsiye etti. Sahurda yumurtanın ihmal edilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Sindirim sağlığı için çiğnemenin kritik önem taşıdığını belirten Atamer, katı bir lokmanın en az 20 kez çiğnenmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle iftarda çorbadan sonra 15 dakika ara verilmesini öneren Atamer, beynin tokluk sinyali oluşturabilmesi için ilk lokmadan itibaren en az 13 dakika geçmesi gerektiğini hatırlattı.

Sahurda tatlı tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Atamer, iftarda ise haftada en fazla bir-iki kez hafif sütlü tatlıların tercih edilebileceğini belirtti. Şerbetli tatlılardan uzak durulması gerektiğini ifade etti.

Meyvenin günde iki porsiyonu aşmaması gerektiğini hatırlatan Atamer, ceviz, badem ve fındık gibi çiğ kuru yemişlerin ölçülü tüketilmesini önerdi. Özellikle cevizin Omega-3 içeriği sayesinde tokluk süresini uzattığını söyledi.

Haber Merkezi
Haber Merkezi

Köşe Yazarı

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.