Limak, çalışan geri bildirimleri doğrultusunda verilen Great Place to Work Sertifikası almaya hak kazanarak Türkiye'nin En İyi İşverenleri Listesi'nde yer aldı.
Çalışan deneyimi ve kurum kültürünü uluslararası standartlarda değerlendiren sertifika, şirketin güven odaklı çalışma kültürünü tescilledi.
Bu yıl 50'nci kuruluş yılını kutlayan Limak, inşaattan enerjiye, turizmden çimentoya kadar uzanan sekiz farklı sektörde, dünyanın çeşitli bölgelerinde faaliyetlerini sürdürüyor.
Şirket, çalışanların güven, saygı, hakkaniyet, gurur ve aidiyet alanlarındaki değerlendirmeleri sonucunda Great Place to Work tarafından hazırlanan Türkiye'nin En İyi İşverenleri Listesi'ne girmeyi başardı.
Great Place to Work Trust Index araştırmasının sonuçlarına göre Limak çalışanları, şirketi güçlü bir güven kültürüne sahip, adil ve kapsayıcı bir iş yeri olarak değerlendirdi.
Araştırmaya katılan çalışanlar, iş yerini fiziksel açıdan güvenli bulduklarını, tüm çalışanlara eşit ve adil yaklaşım benimsendiğini, yöneticilerin yetkinliğine güvendiklerini ve çalışma ortamında hakkaniyet ilkesinin ön planda olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin yanı sıra Afrika, Orta Doğu ve Avrupa'da faaliyet gösteren Limak, farklı ülkelerde görev yapan çalışanlarını ortak değerler ve iş yapış anlayışı etrafında buluşturuyor.
Şirket, farklı disiplinlerden ve kültürlerden gelen çalışanların oluşturduğu yapının bilgi paylaşımını, iş birliğini ve ortak başarı kültürünü güçlendirdiğini vurguluyor.
Limak, 50'nci yılını yalnızca bir kuruluş dönüm noktası olarak değil, geleceğe yönelik büyüme hedeflerinin şekillendiği yeni bir dönem olarak değerlendiriyor.
Teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda insan kaynağına yapılan yatırımların devam edeceği belirtiliyor.
Limak Yatırım İnsan Kaynakları Direktörü Arzu Uğur, Great Place to Work Sertifikası'nın çalışanların doğrudan geri bildirimleriyle kazanılmasının ayrı bir önem taşıdığını söyledi.
Uğur, "İnsan kaynakları ekipleri için en değerli veri çalışanların sesi. Dolayısıyla geri bildirimleri yalnızca birer sayı olarak değil, kurum kültürünü ve çalışma deneyimini geliştiren önemli birer rehber olarak görüyoruz.
Karar süreçlerimizi bu doğrultuda şekillendiriyor, farklı görüş ve beklentileri iş yapış biçimimizin doğal bir parçası olarak ele alıyoruz.
Elde ettiğimiz bu sonuç da güvene dayalı ve güçlü bir çalışma kültürü oluşturma hedefimizin önemli bir yansıması." ifadelerini kullandı.
Köşe Yazarı