Ramazan ayında oruç tutmak metabolizma ve hücresel yenilenmeyi desteklese de kalp hastaları için bazı riskler taşıyor.
Central Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rıfat Eralp Ulusoy, ciddi kalp hastalarının doktor kontrolü olmadan oruç tutmaması gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Ulusoy, “Ciddi kalp yetersizliği olanlar, henüz tedavi edilmemiş damar darlığı veya kapak hastalığı bulunanlar, ilaç saatlerini iftar ve sahura göre ayarlayamayanlar ve son 3 ay içinde kalp ameliyatı, stent veya balon işlemi geçirenler doktoruna danışmadan oruç tutmamalı” dedi.
Kalp hastalarının en basit göğüs ağrısı veya nefes darlığı durumunda tıbbi yardım almasının kritik olduğunu belirten Prof. Dr. Ulusoy, “Hastalığın kontrol altında tutulması Ramazan’da güvenli oruç için kilit noktadır” ifadelerini kullandı.
İftar sofralarında yapılan hatalar kalp krizine davetiye çıkarabiliyor. Gün boyu boş kalan mideye hızlı yemek, tansiyonu yükselterek kalbin iş yükünü artırıyor. Prof. Dr. Ulusoy, şu kurallara dikkat çekti:
İftarı suyla açmak
Yemeği yavaş yemek
Tuz tüketimini sınırlamak
İlaç saatlerini doğru planlamak
Sebze, meyve ve salataya ağırlık verilen, et tercihi olarak özellikle balığın öne çıktığı Akdeniz mutfağı, kalp sağlığı açısından Ramazan’da önerilen beslenme şekli.
Prof. Dr. Ulusoy, hızlı yemek yemenin mide ve bağırsaklara giden kan miktarını artırarak ani kalp krizlerine zemin hazırlayabileceğini hatırlattı.
Uykusuzluğun kalbi yorduğunu ve uzun süre aç kalmanın etkilerini artırdığını belirten Prof. Dr. Ulusoy, günde 8 saatlik uyku ile vücut dengesinin korunabileceğini söyledi.
Her kalp hastasının reçetesinin farklı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ulusoy, “Kişiselleştirilmiş planlama hayati önem taşıyor.
Oruçlu kalp hastaları en basit göğüs ağrısı veya nefes darlığında derhal tıbbi yardım almalı” dedi.
Köşe Yazarı