İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri, aktif yaşam ve sürdürülebilir fizyoterapinin geleceği ele alındı.
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen “Kalpten Beyne Hareket: İklim, Sağlık ve Sürdürülebilir Fizyoterapi” etkinliğinde iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri, fiziksel aktivitenin koruyucu sağlık açısından önemi ve geleceğin fizyoterapi hizmetleri ele alındı.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü, iklim değişikliği ile sağlık arasındaki ilişkiyi fizyoterapi perspektifinden değerlendiren önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
“Kalpten Beyne Hareket: İklim, Sağlık ve Sürdürülebilir Fizyoterapi” başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte, fizyoterapinin koruyucu sağlık, aktif yaşam ve sürdürülebilirlik alanlarında değişen rolü değerlendirildi.
Programda ayrıca iklim değişikliğinin kalp ve beyin sağlığına etkileri, aktif ulaşımın sağlık açısından sağladığı kazanımlar ve iklime dirençli rehabilitasyon hizmetlerinin geleceği gündeme geldi.
Fizyoterapinin Değişen Rolüne Dikkat Çekildi
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren BİLGİ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek, fizyoterapinin yalnızca hastalık sonrasında uygulanan rehabilitasyon hizmetlerinden ibaret olmadığına dikkat çekti.
Fizyoterapinin sağlığın korunması, aktif yaşamın desteklenmesi ve sürdürülebilir toplumların oluşturulmasında önemli görevler üstlendiğini belirten Şimşek, “Fizyoterapide iyileşme hareketle başlayabilir; ancak bunun sürdürülebilir olması için güven, ekip çalışması ve koruyucu sağlık yaklaşımı büyük önem taşıyor” dedi.
Şimşek ayrıca fiziksel sağlığın yanı sıra bireyin psikolojik ve sosyal iyilik halini de gözeten bütüncül bir yaklaşımın önemini vurguladı.
İklim Değişikliği Sağlık Hizmetlerini de Etkiliyor
BİLGİ Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Elif Elçin Dereli ise iklim değişikliği, kentleşme, fiziksel hareketsizlik, artan sıcaklıklar ve hava kirliliğinin hem insan sağlığını hem de sağlık hizmetlerinin geleceğini etkilediğini belirtti.
Fizyoterapinin koruyucu sağlık alanındaki öneminin giderek arttığını ifade eden Dereli, mesleğin yalnızca hastalık sonrası rehabilitasyonla sınırlandırılmaması gerektiğini söyledi.
Dereli, bireyin sağlığını ve hareketliliğini korumanın yanı sıra değişen çevresel şartları dikkate alan bir fizyoterapi anlayışının geliştirilmesi gerektiğine işaret etti.
Aktif Ulaşım ve Kalp-Beyin Sağlığı Ele Alındı
Etkinlikte Prof. Dr. Aysel Yıldız Özer, iklim değişikliğinin kalp ve beyin sağlığı üzerindeki etkilerini ve fizyoterapinin koruyucu rolünü değerlendirdi.
Dr. Öğr. Üyesi Gamze Başkent ise aktif ulaşımın fiziksel aktivite, sağlık ve sürdürülebilir kent yaşamı açısından sağlayabileceği ortak kazanımları anlattı.
Prof. Dr. Buket Akıncı da iklim değişikliğinin rehabilitasyon hizmetlerine etkilerine değinerek geleceğin fizyoterapi hizmetlerinde çevresel şartlar, erişilebilirlik ve sürdürülebilirliğin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Etkinlik, Dr. Öğr. Üyesi Aycan Çakmak Reyhan moderasyonunda gerçekleştirilen ortak panel ve öğrencilerin sorularının yanıtlanmasıyla tamamlandı.
Yorum Yazın