Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Dr. Devlet Bahçeli, TBMM’deki haftalık grup toplantısında gündeme dair kritik değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında milli birlik, Suriye’deki yeni paradigma ve demokratikleşme süreçlerine değinen Bahçeli, konuşmasının sonunda kullandığı ifadelerle siyaset gündemine yeni bir boyut kazandırdı.
Bahçeli, Türkiye’nin geleceğinde teröre yer olmadığını vurgulayarak, "Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri, Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir. Bu hedeflere dudak bükenler karanlıktadır, kukladır" dedi.
Milliyetçiliği demokrasi ve insan haklarıyla harmanlayan bir vizyon çizilmesi gerektiğini belirten MHP Lideri, siyasetin itibar kazanması için dürüstlük ve tutarlılığın şart olduğunu ifade etti.
Suriye’de yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Bahçeli, 30 Ocak 2026 tarihinde varılan mutabakatlara dikkat çekti.
Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Bahçeli şunları söyledi:
"Suriye’de devlet içinde devlet olmayacağı netleşmiştir. Komşu ülkemizin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist-emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar işgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır.
Kürt kardeşlerimizle YPG terör örgütünü bir tutmak fahiş bir gafilliktir."
27 Şubat 2025 tarihinde başlayan sürece değinen Bahçeli, PKK’nın tasfiye süreciyle ilgili çarpıcı bir tespitte bulundu: "PKK’nın kurucu önderliği verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı.
Madem maksat hasıl oldu, o halde DEM Parti'den tüm örgüt uzantılarına kadar bu sürece saygı gösterilmesini beklemek hakkımızdır."
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Suriye politikasını ve erken seçim çağrılarını hedef alan Bahçeli, "Erken seçim diye bir şey asla gündemde olmayacaktır.
Sayın Özel zırvayı bırak sadede gel. Bizim aralayacağımız kapı, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın cümle kapısıdır" diyerek seçim tartışmalarına noktayı koydu.
Bahçeli konuşmasını, tüm Türkiye’de yankı uyandıran şu tarihi cümlelerle bitirdi:
"Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."
Köşe Yazarı