12 Ekim 2026, Pazartesi
DOLAR 42.2631
EURO 49.0719
ALTIN 5726.6

Bağışıklık Sistemi Gözleri de Hedef Alabiliyor

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Bağışıklık Sistemi Gözleri de Hedef Alabiliyor
Abone ol
Bağışıklık sistemi bazı durumlarda göz dokularını hedef alarak üveit, optik nörit, Graves hastalığı ve ciddi kuru göz gibi otoimmün göz hastalıklarına yol açabiliyor. Uzmanlar, erken teşhisin kalıcı görme kaybını önlemede kritik olduğunu belirtiyor.

Bağışıklık sistemi vücudu hastalıklara karşı korurken bazı durumlarda kendi sağlıklı dokularını da hedef alabiliyor.

Göz gibi hassas organlarda ortaya çıkan otoimmün süreçler ise ciddi görme sorunlarına neden olabiliyor.

Uzmanlar, göz ağrısı, kızarıklık, ışığa hassasiyet, bulanık görme ve uçuşan cisimler gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Bağışıklık sistemi, vücudu enfeksiyonlara ve diğer zararlı etkenlere karşı koruyan temel savunma mekanizması olarak görev yapıyor.

Ancak bağışıklık sisteminin kendi dokularını yabancı olarak algılaması durumunda otoimmün hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Göz de bu süreçten etkilenebilen hassas organlar arasında yer alıyor.

Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi hekimlerinden Prof. Dr. Berna Başarır, bağışıklık sistemi ile göz sağlığı arasındaki özel ilişkiye dikkat çekerek, gözlerin bağışıklık sistemi açısından farklı özelliklere sahip olduğunu belirtti.

Halk arasında gözlerin bağışıklık sisteminden tamamen "gizli" olduğu yönünde yaygın bir inanış bulunduğunu belirten Prof. Dr. Başarır, bunun doğru olmadığını ifade etti.

Başarır, göz içerisinde makrofajlar, dendritik hücreler ve T hücreleri gibi bağışıklık hücrelerinin görev yaptığını belirterek, gözün görme fonksiyonunu koruyabilmek için aşırı iltihabi yanıtları sınırlayan özel mekanizmalara sahip olduğunu söyledi.

Kan-retina bariyeri ve göz içindeki anti-enflamatuar ortam, bağışıklık yanıtının kontrollü tutulmasına yardımcı oluyor.

Ancak bu hassas dengenin bozulması, çeşitli göz hastalıklarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor.

Bağışıklık sisteminin göz dokularına karşı toleransının bozulmasında birden fazla faktör rol oynayabiliyor.

Prof. Dr. Başarır'a göre genetik yatkınlık, geçirilen enfeksiyonlar, çevresel faktörler, yoğun stres ve bazı toksinler bağışıklık sisteminin dengesini etkileyebiliyor.

Bu süreçte bağışıklık sistemi, vücudun kendi göz dokularını yabancı bir tehdit olarak algılayabiliyor.

Bunun sonucunda gözün farklı bölümlerini etkileyen otoimmün hastalıklar gelişebiliyor.

Bağışıklık sistemiyle ilişkili pek çok hastalık gözleri doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebiliyor. Öne çıkan hastalıklar şöyle:

Gözün orta tabakası olan üveanın iltihaplanmasıyla ortaya çıkan üveit, görme açısından ciddi sonuçlara yol açabiliyor.

Tedavi edilmediğinde kalıcı doku hasarı ve görme kaybı gelişebiliyor.

Sjögren sendromunda bağışıklık sisteminin özellikle gözyaşı bezlerini etkilemesi, göz yüzeyinde ciddi kuruluk ve tahrişe neden olabiliyor.

Uzun süreli ve şiddetli kuru göz şikayetleri yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebiliyor.

Tiroit hastalıklarıyla ilişkili Graves göz hastalığında, göz arkasındaki dokular ve göz hareketlerinden sorumlu kaslarda şişme meydana gelebiliyor.

Bu durum gözlerin öne doğru belirginleşmesine, yani ekzoftalmiye yol açabiliyor.

Görme sinirinin iltihaplanması olarak tanımlanan optik nörit, özellikle multipl skleroz gibi bazı nörolojik hastalıklarla ilişkili olabiliyor.

Ani görme azalması ve göz hareketleriyle ortaya çıkan ağrı, hastalığın belirtileri arasında yer alabiliyor.

Behçet hastalığı ve sarkoidoz gibi sistemik hastalıklar gözde özellikle üveit tablolarına neden olabiliyor. Otoimmün retinopati ise retina ve görme fonksiyonlarını etkileyebilen, nadir ancak ciddi hastalıklar arasında bulunuyor.

Uzmanlar, bazı göz belirtilerinin basit bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Göz ağrısı, gözde kızarıklık, ışığa karşı aşırı hassasiyet, bulanık görme, görüş alanında uçuşan cisimler ve uzun süren veya şiddetli göz kuruluğu göz hastalıklarının habercisi olabiliyor.

Özellikle bilinen bir otoimmün hastalığı bulunan kişilerin yeni başlayan göz şikayetlerinde gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurması önem taşıyor.

Prof. Dr. Berna Başarır, otoimmün göz hastalıklarında erken tanının kalıcı hasarın önlenmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Başarır, göz dokularında oluşan hasarın kalıcı hale gelmeden tespit edilmesinin tedavi açısından kritik olduğunu vurgulayarak, nedeni açıklanamayan göz şikayetlerinin ve bilinen otoimmün hastalıklara eşlik eden belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Günümüzde bağışıklık sistemiyle ilişkili göz hastalıklarının tedavisinde hastalığın türüne ve şiddetine göre farklı ilaç ve modern tedavi yaklaşımlarından yararlanılabiliyor.

Erken değerlendirme ve uygun tedaviyle gözde oluşabilecek kalıcı hasarın önüne geçilmesi mümkün olabiliyor.

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
RAMS Türkiye, RAMS Park House Maslakın yeni finansman modelini duyurdu Önceki Haber

RAMS Türkiye, RAMS Park House Maslakın y...

51 yıllık anılar Sinoptaki geleneksel buluşmada tazelendi Sonraki Haber

51 yıllık anılar Sinoptaki geleneksel bu...

Yorum Yazın

aaaaa

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar