Adana’da 2026 yılında gerçekleştirilen 1.785 çevre denetiminde, mevzuata aykırı faaliyet gösteren işletmelere toplam 48,6 milyon lira idari para cezası uygulandı.
Adana’da çevre kirliliğinin önlenmesi ve atık yönetiminin iyileştirilmesi amacıyla yürütülen denetimlerde, mevzuata aykırı faaliyet gösteren işletmelere toplam 48,6 milyon lira idari para cezası kesildi.
Kent genelinde 2026 yılında 1.785 çevre denetimi gerçekleştirilirken, bunların 487’si atık yönetimine yönelik yapıldı.
Adana Valiliği’nin ev sahipliğinde, Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda kentteki bir otelde toplantı düzenlendi.
Toplantıya kamu kurumları, belediye, üniversiteler, sanayi ve ticaret odaları, organize sanayi bölgeleri, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri katıldı.
Toplantıda Adana’nın plastik atık yönetimindeki mevcut durumu, yaşanan sorunlar, ihtiyaçlar ve iyi uygulama örnekleri ele alındı.
Ayrıca İstanbul’da 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde düzenlenecek “Türkiye Plastik Döngüsü Ortak Akıl Platformu - Plastik Döngüsünde Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı” öncesinde yerel paydaşların görüş ve önerileri değerlendirildi.
Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Adana Valisi Mustafa Yavuz, kentte çevre izin ve lisans belgesine sahip 186 atık geri kazanım tesisi bulunduğunu belirtti.
Yavuz, 2026 yılı içerisinde Adana genelinde 1.785 çevre denetimi yapıldığını, bu denetimlerin 487’sinin atık konusunda gerçekleştirildiğini söyledi.
Denetimlerde çevre izin ve lisansı bulunmayan 4 tesis hakkında faaliyet durdurma kararı alındığını belirten Yavuz, mevzuata aykırılık tespit edilen işletmelere toplam 48,6 milyon lira idari para cezası uygulandığını ifade etti.
Akdeniz Bölgesi’nde 2026 yaz döneminde tespit edilen mikroplastik kirliliğine de değinen Vali Yavuz, özellikle atık geri kazanım tesislerine yönelik habersiz denetimlerin artırıldığını kaydetti.
Yavuz, 27 Temmuz-15 Ağustos 2026 tarihleri arasında 159 denetim gerçekleştirildiğini belirterek, yürütülen denetim ve yaptırım çalışmalarının temel amacının çevre kirliliğini kaynağında önlemek, işletmelerin mevzuata uygun faaliyet göstermesini sağlamak ve geri dönüşüm süreçlerini daha izlenebilir hale getirmek olduğunu söyledi.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş da plastik atık sorununun tek bir kurum ya da sektör tarafından çözülemeyeceğini ifade etti.
Plastik atıkların üretimden tüketime, toplama ve ayrıştırmadan geri dönüşüme, yeniden kullanımdan kıyı ve denizlerin korunmasına kadar birbirine bağlı geniş bir döngünün parçası olduğunu belirten Ağırbaş, bu nedenle mücadelede bütüncül bir yaklaşım gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunmasına yönelik attığı adımların önemli olduğunu vurgulayan Ağırbaş, Cumhurbaşkanı kararıyla Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı ile Kuzey Ege Deniz Milli Parkı’nın deniz parkı olarak belirlenmesini de önemli bir koruma adımı olarak değerlendirdi.
Denizlerin korunması için yalnızca denizde bulunan atıkların temizlenmesinin yeterli olmadığını belirten Ağırbaş, karadan denize ulaşan kirliliğin de önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
Ağırbaş, deniz parkları gibi koruma çalışmalarının plastik kirliliğiyle mücadeleyi tamamlayan önemli uygulamalar olduğunu ifade ederek, deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunmasında atıkların kaynağında kontrol altına alınmasının önemine dikkat çekti.
Yorum Yazın