banner244

banner155

26.02.2020, 14:21

Garanti verebilmek!

Canlıların yaşayabilmeleri için “Garanti” verebilir misiniz!? Yaşama garantisi, sağlık yönünden yeterli bilgi ve tüm birikimlerin hazırlandığını görmekle iddia edilebilir.

Doğrusu, hiç kimse canlıların ölümsüzce yaşayabilmeleri için garanti verme gibi bir iddiayı söylemesi mantığa sığmaz.

Türkiye’de ilk kez, hizmet alımlarında garanti verilmesi olayı bugünkü siyasi partinin iktidarı döneminde başladı.

Yapılan Şehir Hastaneleri, yol ve köprülerde insanların hizmet alımlarında garanti verilmesi olayını bir türlü anlayamıyorum! Siyasi iktidar neyi hesaplayarak böylesine bir anlaşmayı yaparak, halkın hizmet alımlarında tahmin ederek “garanti” verebiliyor!?

Türkiye’deki 10 şehir hastanesine bu yıl için 10.4 milyar Lira kira ve hizmet bedeli ödenecekmiş. Oysa bu para ile devlet bu para ile yeni hastaneler yapabilir!

Özel şirketlerin işletmesine verilen “Şehir hastaneleri” için ödenecek olan “kira ve hizmet bedeli” olayının mantık açısından uygun olup olmadığını birileri çıkıp bana anlatabilirse sevineceğim!..

Köprü ve otoyol geçişleri, Şehir hastaneleri ve diğer hizmetler için “garanti” veren siyasi iktidarın elbette bildikleri var olmalı ki uyguluyor.

Ancak bir vatandaş olarak; benim de soracaklarım olmalı. Paralı geçişler için aylık veya yıllık garanti verilirken, verilen garantideki rakama ulaşılmaması halinde üzerinin tamamlanması olayı “Hangi din veya inanç uygulaması”na aittir!?

Bu geçişlerde oluşabilecek trafik kazaları ile de garanti hesaplanmış mıdır!? Şehir hastanelerinde ise sağlık yönünden “ölüyü diriltme” gibi bir garanti verilmiş midir!?

Siyasi iktidar, geçtiğimiz seçimlerde böylesi bir “garanti” olayını neden kendi partisi için uygulama gereği duymadı? Genel Seçimlerde Milletvekili seçilenlerin sayısı konusunda, yerel seçimlerde Belediye Başkanlarının seçilebilmeleri sayısı ile ilgili AKP İl Yönetimleri için “Garanti uygulaması” neden yapmadı!?

Çeyrek altının fiyatının 528 Lira olduğu bu günlerde, Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerimizin evlenmeleri ve çoğalmalarını öneriyor.

Rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakanlık döneminde yaşanan akaryakıt sıkıntısına yanıt verirken; “Benzin vardı da biz mi içtik!?”diye konuşmuştu.

Hizmetlerde “Garanti veren” mevcut siyasi iktidarın aynı garantiyi dış ülkelerdeki hizmetlerinde de halkı ile paylaşması gerekmez mi!?

Örneğin; Suriye topraklarında Mehmetçiğin ilk günlerden bu yana verdiği mücadele sırasında; “Kaç şehit” verdik!? Suriye’de “barış sağlanması için” Kaç Mehmetçik şehit düşeceği konusunda garanti olayı düşünüldü mü!? Libya’ya gönderilen Mehmetçik konusunda da aynı şekilde, garanti olayı hesap edildi mi!?

Yol geçişleri için taşıt, Şehir hastaneleri için insan sayısı konusunda “Garanti” veren iktidarın, Başka ülkelere gönderdiğimiz Mehmetçiğimizin yaşayabilmesi noktasında da garanti vermesi gerekmez mi!?

Almanya’daki, ırkçı saldırılar karşısında kaybettiğimiz Türk vatandaşları ile ilgili neler düşünülüp düşünülmediği konusunda, gündemde farklı yorumlara rastlamadım.

Sahi ya; Korona Virüsü olayının sınırlarımıza kadar gelmesi sizlere emperyalizmin yeni bir “Halk katliamı” olayı olup olmadığını aklınıza getirebiliyor mu!? Bundan sonrasını düşünmek sizlere… Saygılarımla…

Yorumlar (0)