banner244

banner155

26.03.2020, 00:34

Birlikte düşünelim

   Değerli okuyucularım merhaba diyerek sözlerime başlıyorum. Şükürler olsun şu an itibarı ile devlet millet el ele vererek dünyayı da derinden sarsan koruna virüsü medeniyle en az hasta ve ve en az ölüm ile bu salgınında altından kalkacağız. Hakikaten Devletin tüm kurumları teyakkuz durumundadır. Biz millet olarak üç kıtada nasıl hüküm sürdüysek, kurtuluş savaşında nasıl birlikte mücadele ederek en ağır bir şekilde mücadele vererek, onbeşlileri savaşa göndererek vatan adına , millet adına kınalı kuzularımızı kurban eyledik, bile bile savaşa gönderdik ve nihayetinde birlikte düşünerek birlikte plan yaparak belirlenen hedefe ulaştık. Bize ilham olarak gösterdiği azim ve gayreti bizde şimdi örnek alıyoruz, korona virüsü ile mücadelede milli birliği sağladık elhamdulillah.

   Yalnız dünyada toplum mühendisliğine soyunan devletleri bölüp parçalamaya çalışan ve emperyal düşüncelerini uygulama gayretindeki İngilizler (dünya dili İngilizce) tüm dünyayı ekonomik baskı altında tutmaya çalışan Amerika (Dünya para birimi Dolar) ve Almanya, Fransa hiç boş durmuyor. Bu entrikalara karşıda bir olmamız birlikte düşünmemiz önem arzetmektedir. Çünkü bu hainler görevinin gereğini yapmaya çalışıyorlar. Biz “insanı yaştaki devlet yaşasın” diyoruz ama bunlar yerli işbirlikçileri ile toplum mühendisliğini devreye sokmada gecikmediler.

   Daha dün itibarı ile bir işbirlikçi uzaktan eğitimde başörtülü bir öğretmeni vesile göstererek kötü örnek oluyor dedi kuyuya taşı attı. Hurra 40 kişi bir oldu taşı çıkarmaya çalışıyor. Konu mecrasından çıkıverdi. Çoğu insanımız maalesef bunun farkına bile varamadılar. Ta ki 28 şubatın acısını hissedenler küfüre küfürle karşılık verdiler, virüs medeniyle camilerin kapanmasını cumhuriyet tarihimizdeki ezanın yasaklanmasına indirgediler. Cuma namazının kılınmamasını Atatürk’ün Balıkesir hutbesi ile kıyasladılar. Hutbe okudu ama namaz kıldımı diye sorguluyorlar. Densiz Can ATAKLI’nın söylemini bir siyasi partinin zihniyetine indirgediler. Yine hainler hortladı demeye başladılar. Kimisi Osmanlı ve şeriatı gericilik unsuru olarak yerer iken, diğer bir kısım Mustafa Kemal ve arkadaşlarını ve dahi Çanakkale savaşını itibarsızlaştırma eğilimine girdiler. Şu an itibarı ile 1980 ihtilaline zemin hazırlayan sağ-sol karşıtlığını Cumhur İttifakı ve Millet İttifakınında yeniden hortlatmaya çalışıyor.

   Ben ortaokulda 1979-80 de çocuk yaşımda sağ/sol çatışmasını yaşadım. Şehirlerde kurtarılmış bölgelere ayrılmış cadde ve sokaklar ayrı grupların kontrolündeydi. Diğer grup o bölge ve caddeye giremiyordu. Öğretmenler atamasının yapıldığı ile gidemiyordu. Kendi gitmeden ismi gidiyordu ve o ile girdirilmiyordu. Her yerde bombalar patlıyor silahlar ateşleniyor gençler katlediliyordu. 1980 12 EYLÜL oldu sağ sol çatışması meyvesini verdi İHTİLAL oldu Ordu devlet yönetimine el koydu. Nemi oldu. Yine gençler öldü pardon idam edildi faili meçhuller vs.

   Şunu lütfen unutmayalım bir çekirdek ailede bile kardeşler anlaşamıyor, evlat baba ile aynı şeyi düşünmüyordur. Bu normaldir. Her insanın fıtratı farklıdır. Her insan da aynı şeyi aynı yönde düşünemez.

   Tarihte yaşananlar tarihin sayfasında yerini aldı. Çanakkale savaşından ders alalım ve geçmişimizi itibarsızlaştırma adına Osmanlı’nın ve devamında Türk ordusunun komutanlarına dil uzatmayalım. Salgın hastalık nedeniyle Camilerimizin kapanmasını Cuma namazını bahane ederek bir grubu geçmişi ile eleştiriyorum adına kin ve nefretimizi kusarcasına hakaret etmeyelim. Herkesin saygı duyduğu geçmişteki ve şimdiki liderine hakaret etmeyelim. Çünkü şahsına ve inancına ve dahi inandığı liderine hakaret ettiğin kişiden misli ile cevap alacaksın. Bu ve benzeri tartışma zeminine hizmet etmek yukarıda bahsettiğim toplum mühendislerinin düşüncelerine hizmet etmektir. Değirmenine su taşımaktır.

   Her insan kötü bir alışkanlığına HÜRRİYETiMİ KULLANIYORUM ifadesi ile her halükarda hürriyet uğruna kendi kendini hapsettiği bir zindana dönüştürüyor.

   Bu gibi insanların kuvveti arttıkça şefkatı artmayan durumuna getiriyor ve her an bir haksızlığa kavga zemininin hazırlamaya sebebiyet veriyor. Çünkü her durumu kendi çerçevesinden bakıyor ve kendi görüşünde olmayan fikirlere tenkit ederek cevap veriyor. Tenkit ise insanın en çok itibar verdiği benliğini yaralıyor ve karşıdaki insan kendini kontrol edemeyince itibarını koruma adına yaralı bir aslan gibi hiddetlenmesine ve saldırmasına zemin hazırlıyor.

Emperyal güçlere ve işbirlikçilere karşı;

Bir olalım iri olalım diri olalım

Ya bir yol bulalım, ya bir yol olalım, ya da kenara çekilelim.

Yorumlar (0)