banner155

banner244

11.07.2020, 13:41

Akıl, dön geri!..

Aklın; sadece insanoğlunda olduğu, diğer canlılardan olan hayvanların ise içgüdüleri ile hareket ettiği biliniyor ve öğretiliyor.

Aklın sadece insanlarda olduğu yönünden yola çıkarsak, yaşanan olumsuz olaylarla ilgili mutlaka sorumlularını da aramamız gerekiyor!

Aklımızın nereye gittiğini düşünürken, eğer başka diyarlara kaçtı veya kaçırıldı ise dönmesi için uğraş vermemiz gerekiyor!

Devletin tüm kurum ve kuruluşlarında, kamu yararı, ülkenin temsil noktaları, insanlar arası birliktelik ile birlikte Dil’deki öz kullanıma dikkat edilmesi önem taşır.

Devlet kademelerinde görev yapan ve ülkede belli sıfatları taşıyarak halkın vergileri ile maaşlarını alan yönetici konumundaki kişiler; konuşurken kullandıkları sözcüklere dikkat etmeleri gerekir!

TV ekranından çocukları uzaklaştıramazsınız! Ailesi ile birlikte izlediği sırada, birileri çıkıpta; “Zırtaboz veya şerefsiz veya hain, veya terbiyesiz ve benzeri” sözcükler kullandığında yanınızdaki 4 yaşındaki çocuk sormaz mı; “Baba-anne; bu kişiler hangi terbiyesizliği yapmışlar!?, Zırtaboz ne demek!?, Şerefsiz ne demek!?...”diye.

TV ekranlarında “kamu spotu” olarak yayınlanan reklamı izliyorum. Bir kadının işlettiği oto tamirhanesinde ekonomik sıkıntı nedeniyle kredi alması konu ediniyor. Kadının konuşmasında; “yanımda 3 tane işçi çalıştırıyorum (!)..” gibi bir tümce kullanıyor. İnsana “tane” denilemeyeceği sanırım bu spotu hazırlayanlara öğretilmemiş!.. Bu reklamın bitiminde ise Bakan Albayrak’ın kendi sesinden, verilen destek ile ilgili sözleri duyuyoruz. Bakan Albayrak, bu reklam spotunu izledi ise eğer; insanlara “tane” denilemeyeceğini göremedi mi! Merak ediyorum!..

Aynı hatayı kim yaparsa yapsın, insanların sayıları “Tane” olarak sayılamayacağını bilmeleri gerekenlerin, bilmemeleri halinde tepkimi gösteririm.

Konuyu değiştirelim mi!? Koronavirüs salgınından korunmaya çalışıyoruz, maskesiz sokağa çıkma yasakları önlem için getirildi!

Babasının maaşı ile geçinen bir genç, aniden sokağa çıktı ve görevliler yasaklara uymadığı için, maske takmama cezası olarak 900 Tl. yazdılar.

Bu gencimizin bir yıl boyunca anne-babasından 900 tl harçlık alıp almadığını da hesap etmek gerekmiyor mu!?

Trafik cezalarına bakalım. Yaya yoluna park etme, kırmızı ışıkta geçme gibi uygulamalarda yazılan rakamı anımsayalım!..

Garantili geçişler ve benzeri işletmelerde devletimizin ödemek zorunda “kaldığı” aylık paranın miktarını neden yapıldığını merak ediyorum!?

Özelleştirmelerin ardından, bir süre işletip sonrasında aldıkları paralarla ortadan kaybolan firmaların isimlerini merak ediyorum!?

Yaşadıkları gerçeklere rağmen, hala “tepkilerini dile getirmekten çekinen” STK, Medya, Sendika, Siyasi Parti ve benzeri kuruluşlarının “seyir halinde” olmaları ile suskunluklarını merak ediyorum!

Bursa ilimizde sağanak yağış, ilk belirlemelere göre 4 can aldı. Bu talihsiz olay; İstanbul, İzmir veya Adana’da yaşansaydı; “Belediye Başkanlarının başarısızlığı” üzerine TV ekranlarından ve gazetelerin sayfalarında haberler görürdünüz…

Sözün uçtuğu, yazının kaldığı dünya üzerinde yaşadığını unutanların; “titreyip kendilerine gelmelerini” bekliyoruz!... Sağlığınızı korumak üzere Maske takınız, ceza yememek için değil! Çünkü cezasını ödeyemezsiniz, saygılarımla….

Yorumlar (0)