banner155

banner244

15.07.2020, 08:09

Ahmet’im Mehmet’im Canlarım Benim

   Bu ikiz kardeş özel hareket polisinin şehadetini bana izah edemezsiniz.

Aklımızı başımıza devşirelim.
15 Temmuz'da devletin kalbine (Meclis’e), kamu görevlilerine ve sivil vatandaşlara bomba yağdıran pilotlara gereği yapılacaktır. Buna kimsenin itirazı yok ve olamazda. Hatta ve hatta Bebek katilinide bu hainleride beslemeye gerek yok. Ensesinden ölüm yürüyüşüne gönderilmelidir. 

Bu ayaklanmaya kontrollü darbe diyenler bu nasıl bir şey bir pilot rol icabı insanların üzerine bomba yağdıracak, insanların üzerinden ellibeş tonluk tank ile geçecek, sonrada sanaryo gereği görevimi yaptım diyecek teslim olacak insanlar yüzüne tükürecek ve ömürboyu dışarı çıkmamak üzere yargılanıp hapse atılacak ve bunu bile bile bir insan yapacak. Yok böyle bir şey beyler aklınızı başınıza alınız.

Yalnız sayın cumhurbaşkanımızın da vurguladığı üzere “At izi it izine karıştı” At izi ile it izi seçimi itina ile yapılmalıdır. Bu izin sürülmesinde ve tespitinde sosyal hukuk devleti çerçevesinde; Seçende de, seç diyende de, seçilende de devlete sadakat ölçüsüne bakılmalıdır.

15 Temmuz darbe kalkışması ile eyleme geçen gözü dönmüş canilerin büyük Türkiye’ye yapacağı bir darbeden öte uluslararası bir işgal denemesiydi. Bu maşa mesabesindekiler burada yalnızca bir araçtı ve şu an itibarı ile bunu daha net görebiliyoruz. 

Bunu iyi analiz ederek sormalıyız, ancak bir diğer husus ise uluslararası işgal örgütünün tüm sözde aktörlerinin arka planının şifresini bularak çözmek gerekiyor. Ne idüğü belirsiz bir güruh devletin tüm kademelerinde mevcut hale gelmiş. O bu şu derken haberlerden dinlediğinimize göre işlem çözüldü, fakat hala araştırma, tespit tutuklama mahkeme, mahkumiyet ve suçsuzluğu kanıtlanıp beraat edenler vardır. Biz siyasetçi tabiki değiliz devlet aklı ile hukuk çerçevesinde işlemler sürüyor. 

Ben şunu her zaman söylüyorum. Akıllı olmamız, önyargısız net tavrımız bilgimiz ve analizimiz olması gerekiyor. En azılı suçlu denen Cumhurbaşkanı yaverlerinden  beş kişiden üçü beraat etti. Vatandaşların kimi dediki bunlar buraya kadar nasıl sızdı, kimisi dediki madem öyle yaver seçiminde bile nasıl yanlış yaparsın denildi. Mevcut adalet sisteminde ayrıştırma ve hala yargılamalar devam ediyor. 

Bize düşen görev ve sorumluluk ise her yüzüne güleni dost sanma, bu hareket resmen devleti bölüp parçalama ve kaos çıkarıp iç savaş ile birlikte akıbetimizin diğer Ortadoğu ülkelerinin durumuna düşürmekti oldumu olmadı, yaptılarmı  yapamadılar. Ama şunu gördük ki güzel vatanımızda yerli ve yabancı işbirlikçiler olmak üzere her yer ajan/provokatör olmuş. 

Bize sözde Avrupa birliğine sizi bünyemize alabilirim diyerek bize ültimatom yağdırmaya çalışan, fasıllar dayatan İstanbul sözleşmesi adı ile 6284 sayılı kanunun çıkmasına eşcinsellerin hak tanınmasına vesile olan Avrupa devletinin hiç biri dost değilmiş. Şimdi ise uyanmamız uyanık olmamız gerekiyor. NATO’da dost müttefik Amerika, İngiltere, Fransa İtalya ve gıçı kırık Yunanistan bile 15 Temmuz ile ilgili Türk yargısını hiçe saydı. Pyd/ypg/pkk örgüt üyesi olarak kırmızı bülten ile aranan ve elini kolunu sallayarak gezen teröristlere adeta kol kanat getdi. Ne kendiler yargıladılar nede bize teslim ettiler.

Bu uluslararası işgal çetesini karıştırınca çok ilginç bir durumla yani kendimizinde eksiği ile karşılaşıyoruz ve bizimde negatif tavırlarınız ortaya çıkıyor.

Nemi olmuş. Adeta kafamızı kuma gömmüşüz, bizim küçük dünyamızın paha biçilmez günahlarımız adeta tüm benliğimiz sarmış. 

Emperyalist ülkelerden ithal edilen kişilik erozyonunun sembol yarışmaları, evlilik programlarının dayanılmaz lackalığı, dürüst olanları tenzih ediyorum ama televizyon hocalarının yarattığı sünepe dindarlık, aklını tatile gönderdiğimiz sözde dindar gençliğimiz, liyakati değil, itaati ve mensubiyeti esas alan gelecek beklentileri olan insan müsveddeleri, içinde fikir, bilgi, eleştiri, ufuk ve çile barındırmayan kitaplar için dindar veya seküler insanların kitap fuarlarında oluşturduğu uzun kuyruklar, elgördülük devlet bizim, hükümet bizim nahoşluğu, aklında ikbal ve ihtiras olan,
günü tüketen, kendi küçük konumunu korumaya ve yeni zavallı konumlar elde etmeye yemin etmiş insan tipleri olarak uluslararası işgal şebekelerinin cesaret bulmalarına vesile olduk.

Değerli okuyucularım okuyup yazmayan, düşünmeyen, sorgulamayan, toplumsal ve vicdani sorumluluğunu bir tarafa atmış kapitalist dünyanın kutsalı olan paraya, kariyere, statüye odaklanmış bir hayattan çıkalım, çıkmayanları çıkarmaya çalışalım yoksa üzerimizde demokrasi kılıcı gibi darbeler eksik olmaz.

Be hey zındık bu ikiz kardeşlerin ne suçu vardı.
15 Temmuz’da hain darbeci teröristler tarafından Ankara Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığında şehit edilen polis memurları Ahmet ve Mehmet Oruç’un 
(İkiz şehit babası) Ali Oruç’un Biri sağ gözüm biri sol gözüm dediği evlatlarına yazdığı şiir. Her şeyi anlatıyor. 
 
"15 Temmuz gecesi bir darbe oldu.
O hain kahpe pilot sizi de vurdu,
Yaktığı Ankara'yı da vatanı da vurdu.
Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.
 
Acı haberi verdi emniyet,
'Ahmet ile Mehmet şehit oldu' diye,
Evimizde yaşandı koptu kıyamet.
Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.
 
Adana-Ankara-Gölbaşı yolu,
Kursa gelip giderdiniz bu uzun yolu,
Sonunda oldu size şehit yolu.
Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.
 
Şehitlerimiz biri Ahmet'ti biri Mehmet,
Her ikiniz de Mevla’m eylesin rahmet,
İnşallah mekânınız olmuştur cennet.
Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.
 
Kapalı kaldı o güzel evleriniz,
Yollara bakıyor genç eşleriniz,
Cennettir inşallah o mekânınız.
Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.
 
Sizsiz geçmiyor günler, aylarımız.
Yollara bakar oldu ana, baba ve eşleriniz.
Neden gelmiyorsunuz ikinizden biriniz?

Ne oldu size, ne oldu size?
Nazar mı değdi her ikinize?
Ateş düşürdünüz evlerimize.
Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.
 
Anneniz ağlıyor 'kuzularımız' diye,
Babanız ağlıyor 'yavrularım' diye,
Doymadılar ki her ikinize.
Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.
 
Sizi rüyalarda hep görür olduk,
Ağlaya ağlaya sarardık solduk,
Kendimizi ve sizi mezarlıkta bulduk.
Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim.
 
Ali Hocalı Köyü mezarlık yolu,
Sizin için yapıldı bu toprak yolu,
Mezarınızın başında insanlar dolu dolu.
Ahmet'im Mehmet'im canlarım benim."

Yorumlar (0)