Nedir bu Allah aşkına; S.S.S. diye yine bana kızar gibi olduğunuzu sezinliyorum!

Tahmin edin bakalım, üç s harfinin açılımı ne demek oluyor, veya ben bu üç s harfi ile ne demek istedim!

Geçtiğimiz günlerde Elde Demokrasi gazetesinin Yazı işleri Müdürü Murat Boz ve gazetenin sayfa sekreteri Emel ile birlikte sabah çay sohbeti yapıyoruz.

Sohbetimiz sırasında dokunmatik telefonla Emel bir görüntü alıp sosyal paylaşım sitesinde paylaşmak istedi.

Fotoğrafın altına bir şeyler yazılması gerektiği vurgulandığı bir anda, pasajın içerisinde hızla gelen bir farenin kapalı bir işyerine doğru kaçtığını izledik.

Bazıları fareden korkar, bazıları ise farenin bacaklarını ayırarak hızla kaçması olayını seyretmekten zevk alır!

Her ne ise, bu farenin hangi işyerinden kaçıp geldiğini, bizi görmesi ile birlikte kapalı bir işyerine girmesi olayını konuşmaya başladık.

Bizim arkadaşlar sosyal paylaşım sitesindeki fotoğrafın altına konulacak yazıyı bulmuşlardı: “F. İle ilgili bir sohbet yapılıyor, bilene çay ısmarlanacak!”deniliyordu.

F harfi ile başlayan sohbete sosyal paylaşım sitesinde herkes farklı yorum getiriyordu, oysa sabah sabah çay sohbetinde “Fare” sohbeti yaptığımız kimsenin aklına gelemiyordu!

Şimdi gelelim S.S.S. diye yazdığım harflerin açılımına! Hala düşünüyorsunuz değil mi!? Çoğunlukla Amerikan filmlerinde kullanılır, onların bir anlamda küfürleridir “Serseri” sözünü kullanmak. Bu olaylar Sinemalardaki filmlerde kullanıldığı için “Serseri Sinema Sanatçısı” anlamında yazdım S.S.S. harflerini…

Neymiş üç S harfinin yan yana gelmesi, “Serseri Sinema Sanatçısı” olduğunu sanırım öğrenmiş oldunuz.

Gazetecilik mesleğinde 41 yılını gerilerde bıraktım, ama bu mesleği sevdiğim içim kamuoyu görevimi şu anda bile sürdürmekteyim. Günlük olarak köşe yazılarımla birlikte önemli olan haberlere ve toplantılara gidiyorum.

Dün Cevdet Sunay Caddesi üzerinden, yani gazetemizin matbaasının bulunduğu cadde üzerinde yürüyorum. Bir işyerinin önünden geçerken, işyeri sahibi kaldırımdaki tozları gidermek adına elindeki bir şişe ile sulamaya çalışıyordu.

Üzerim ıslanmasın dile yanından geçerken sulamayı bıraktı, geçip giderken yanındaki ile konuşuyordu; “Osmaniye’nin eski gazetecilerinden Mustafa Bardak bu!”

Yeni gençlerin ortaya çıkması ile birlikte eski durumuna gelmiştim halkın gözünde! Nasıl olsa her çağrılan toplantıya gitmeyen, haberlerde halkın sorunlarını dile getiren bir habercilik anlayışı içerisinde bulunmam nedeniyle vatandaş bizleri unutmuş olmalı ki, “eski gazeteci” diye görüyordu!

Böylesi sözlere kırılmam! Arkamdan; “Hırsız, rüşvetçi, dolandırıcı, sözünde durmayan, yalan haber yapan!” gibi sözler söyletmediğime göre, bence eski demelerinde bir sıkıntı yok!

Bu kentte yıllarca belli makamlarda bulunup, yanına gelenleri azarlayıp, hizmet noktasında savsaklayarak çalıştıktan sonra emekliye ayrılıp bu kente yerleşenleri görüyorum.

Cadde veya sokaktan geçerken bir esnafın onları çağırıpta bir bardak çay bile ısmarlamadıklarını gördüklerinde başları yere bakmaktan başka ayak uçlarına basa basa yürüyenlerden olmadığım için onur duyuyorum! Saygılarımla…



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner175

banner155