SED Nakdi yardım nasıldır, ne kadar süre verilir, ne zaman sonlandırılır?

    Merhaba…

     Farkındalık oluşturmak, farklı bir bakış açısı kazandırmak her zaman, her durumda kolay olmaz. Fakat imkânsız değil. Allah kimseyi uçurum kenarına getirmesin. Bize düşen insanlık dersi ise hayatını zorluklarla idâme ettirmeye çalışan kadının, erkeğin, yaşlının, gencin, engellinin ya da bir çocuğun hayat mücadelesini, belki de sessiz sitemlerini anlayabilmek…

     Hayatını bin bir türlü zorluk ve sıkıntılarla sürdüren insanlara yardım eli uzatmak vicdani olduğu kadar toplumsal bir sorumluluktur da… Her insan kendi yaşam kalitesine göre bir zenginlik ve fakirlik kriteri benimseyebilir. Burada ‘Kime göre fakirlik? Neye göre zenginlik?’ soruları sorulabilir. Elbette herkesin yaşam standardı farklı… Fakat toplumda korunması gereken “dezavantajlı” gruplar için söz konusu kriter, genel yaşam standardı kanaatinin gerisinde kalıyor.

     Önceki iki yazımda standart bir yaşamın dışında kalan korunmaya muhtaç çocuklarla ilgili bir takım faaliyetlerden bahsetmiştim.
     Korunmaya Muhtaç çocuk kime denir kısaca hatırlamak gerekirse,  2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 3. maddesinin (b) bendinde bir tanım yapılmıştır. Buna göre; korunmaya muhtaç çocuk: beden, ruh ve ahlâk gelişimleri veya kişisel güvenlikleri tehlikede olup; ana veya babasız, ana ve babasız, ana veya babası veya her ikisi de belli olmayan; ana veya babası veya her ikisi tarafından terk edilen; ana veya babası tarafından ihmal edilip fuhuş, dilencilik, alkollü içkileri veya uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız ve başıboşluğa sürüklenen çocuk olarak tanımlanmıştır.

     Burada “Korunmaya Muhtaç Çocuk” tanımının yanına, çalıştırılan çocukları, sokak çocuklarını, suça sürüklenen çocukları, zihinsel ve bedensel engelli çocukları da eklersek, bu grubun toplumdaki algısı ve yeri ne olmalı diye üzerinde düşünüp taşınmaya değer. Her çocuk biricik ve kıymetli… Aile ise çocuğun mayası, onun en öncelikli dünyasıdır. Bu dünya okulu, arkadaşları, komşusu, muhiti vs. olarak halka halka genişler. Ve geleceğin inşası çocuklarla olur. Sağlıklı, bilinçli, sağlam bir toplum hedefi, çocukların en iyi biçimde yetiştirilebilmesinden geçer. Toplumun bu vazgeçilmez öncelikli durumundaki çocukların Korunmaya Muhtaç duruma düşmeleri halinde ise nasıl bir yol izlenmeli, neler yapılmalı daha önceki yazılarımda bahsetmiştim.
Sivil toplum örgütlerinin bu konuda muhtelif çalışmaları olsa da, devlet aracılığıyla neler yapılabilir noktasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı İl Müdürlüklerinin birçok konuda destek hizmeti mevcuttur.

     Bunun yanı sıra ilde valilik, ilçelerde kaymakamlığa bağlı Sosyal Yardım ve Dayanışma Vakfı (SYDV), zaruret ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmekle mükelleftir. Burada maksat, Sosyal Adaleti pekiştirici tedbirler almak, gelir dağılımını adilâne bir şekilde tevzi etmek yani dağıtmak, adı üzerinde sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı arttırmaktır.

     Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerinin uygulaması ise, korunmasız hale gelen muhtaç çocuklara koruma sağlamayı içerir. Örneğin, bir çocuğun sosyal yardımla desteklenerek ailesi yanında korunması uygun görülmüş ise, bu çocuğun ailesine geçici veya sürekli nitelikte nakdi yardım yapılır. Böylece hem çocuğun ailesi veya yakınlarıyla bağları koparılmamış; hem de çocuğun ailenin geleneksel kuralları içinde doğal bir şekilde büyümesi sağlanmış olur.

     Aile ortamında desteklenen bu çocuklar için, SED yönetmeliği çerçevesinde en yüksek devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) tutarına göre, 1 yıllık süreli veya tek seferlik olarak bir meblağ ödenir. Bu meblağ 2017 Ocak- Haziran aralığında Okul Öncesi Çocuk İçin 456.28 TL, İlköğretime Devam Eden Çocuk için 684.41 TL, Orta Öğretime (Lise) Devam Eden Çocuk için 730.04 TL’dir.

SED Hizmeti ödemelerinin düzenli bir maaş olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizmek gerekiyor. Ebeveynin kendi kendine yeterli hale gelebilmesi, ailesini geçindirecek duruma gelebilmesi, kısaca ailenin koşullarının iyileşmesi için geçici bir destek hizmeti modelidir.

      Söz konusu nakdi yardımı alan ailelerin, bu yardımı amacına uygun kullanıp kullanmadıkları Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri uhdesinde uzman görevlilerce denetlenir. Aile şartlarının iyileşmesi halinde yardım sonlandırılır. Ya da örneğin çocuğun mevcut şartlarında hiçbir değişiklik olmamışsa yardım sonlandırılmakla birlikte çocuğun Kurum Bakımına alınması söz konusu olabilmektedir.

     Aslolan, geleceğin teminatı çocukların insan hak ve onuruna yakışır şekilde, huzurlu, sağlıklı bir aile ortamında sevgiyle büyümesi olmalıdır. Tüm bu sosyal ekonomik koruyucu ve destekleyici çalışmaların amacı çocuklarımızın üstün yararı ilkesidir.

     Elimden geldiğince SED Hizmetinin mahiyeti hakkında bilgi vermeye çalıştım. Gündelik yaşantımızda SED kapsamında değerlendirilecek birçok farklı konu ve durumlarla karşılaşmışsınızdır. Herkesin algısı ve bakış açısı kendine göredir muhakkak. Bunun yanında fakirlik veya yoksulluk gibi mefhumların bile derece derece boyutu var. Örneğin sofrasında en iyi cins peynir bulunmaması kimine göre bir derece yoksullukken, kimine göre peynirin sofrada hiç olmaması yoksulluktur.

     Bu yazı dizisinde vurgulamak istediğim ve beklediğim durum ise: yoksulluk kriterini temel ihtiyaçların karşılanıp karşılanmamasına göre değerlendirmek ve ihtiyaç sahiplerine karşı duyarlı olmak, elinden yardım gelmese de yetkili birimleri bilgilendirmek üzere bilinçlenmeyi sağlamaktır. Elbette gönüllülükten, elbette vicdani sorumluluktan…

    Bu duyarlılığa var mısınız? Hadi o zaman kolay gelsin.

Kaynak: www.aile.gov.tr  , 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu, 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Hizmetleri Hakkındaki Yönetmelik

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155