Yeni bir fenomen dizimiz var TRT ekranlarında; ''Seksenler''

Adı üzerinde seksenli yılları anlatan bir dönem dizisi.

Salı günleri milyonlarca izleyiciyi ekrana kilitleyen, tekrar bölümleri bile sıkılmadan, bıkılmadan izlenen bir kült dizi.

İşleyiş ve tema bakımından, içinde bulunduğumuz dönem içerisinde bizim unuttuğumuz, kaybettiğimiz, başka bir deyişle yozlaştırdığımız manevi değerleri, unutmaya yüz tuttuğumuz duygu ve düşünceleri bizlere tekrar anımsatan, yeni gelen kuşaklara ise, o eski yılların anlamını ve güzelliğini yapan çok kaliteli bir yapım.

Senaryosundan editoryal grubuna, yönetmeninden tüm oyuncu kadrosuna kadar ayakta alkışlanması gereken bir başyapıt bence ''Seksenler Dizisi''

Konumuz dizi tanıtımı değil elbette, fakat günümüz toplumsal yaşantısında nasıl asosyal hale geldiğimizi, bizi biz yapan  toplumsal değer ve erdemlerden ne kadar da uzaklaştığımızı gözler önüne seren böylesi kaliteli ve özenli bir yapımı örnek vermem gerekti yazının gidişatı nedeni ile.

İnternetin ve sosyal paylaşım ağlarının doğması ve yayılmaya başlamasıyla modern yalnızlıklar yaşar olduk.

''Paylaşım''  adı altında aslında sadece renkli-beyaz camlarda vitrin süsü olmaktan çok da öteye gidemeyen göstermelik mutluluklar yaşamaya başladık hepimiz.

Gittiği, gezdiği mekânları, yemek yediği sofraları, yeni giydiği kıyafetini sırf gösteriş için,başkalarıyla yarışmak hevesine kapılarak saniye saniye fotoğraflayıp, ulu orta teşhirden - sözüm ona- keyif alan kişilerden ve tavırlardan bahsediyorum ben.

Bilgi amaçlı paylaşımlara bir sözümüz yok, bizim sözümüz gösteriş olsun diye tüm hayatını sere serpe gözler önüne serenlere.

Facebook, twitter, instagram gibi sosyal paylaşım ağları renkli ama içeriği bomboş görüntü kirliliği platformundan çok da öteye gidemiyor maalesef.

Bizler belki de paylaşmayı bilemiyoruz, paylaşımın sözlük anlamını sere serpe hayatlar yaşamak olarak algılıyoruz...

Seksenler dizisi işte bu nedenle çok değerli. çok  samimi, bizden, içimizden.
 
Seksenli yılların aile ve mahalle-toplum yaşantısını renkli camlarda değil,bire bir ,sıcacık aile ortamında paylaşmanın keyfini bizlere gösteriyor.Ve de anlamını.

Ekranda izlerken bize tebessüm ve sıcaklık veren dizi, aslında hepimize çok doğru ve çok anlamlı  mesajlar veriyor. Toplum olarak bize kaybettiğimiz güzel değerleri birer birer hatırlatıyor.

Samimiyetin, saflığın, sadeliğin güzelliğini…

Birbirine zor zamanlarında yardım eden,komşuluğun önemini ve erdemini içlerinde hisseden ve ona uygun yaşayan,günümüz avm - plaza kültürünü değil, mahalle bakkalı, kasabı, manavı kültürünü yaşayan bir dönem aslında özlediğimiz, istediğimiz..

Ama ne hikmetse,''Ah,ah..Nerede o eski günler?''repliğini dilimize pelesenk etmişiz de,toplumsal olarak birlik - beraberlik nasıl yakalanır, nasıl geri alınır o günler,bir türlü uygulamaya geçememişiz. Üstelik her şey bizim elimizde olmasına rağmen..

Kablolu-kablosuz ağlara takılmış, içimizdeki özgür kuşlar.

Laptop’ların, minibook’ların,  tablet’lerin, akıllı telefonların, renkli camların esiri olmuşuz.

Her birimiz sıcacık bir kahve eşliğinde yapılan dost sohbetlerine hasret  kalmışız.

Hem de ne için? Koskoca bir hiç için.. Elde ettiğimiz renkli vitrinlere, sahip olduğumuz sevgi ve dostluk  sıcaklığını kurban vermişiz.

Keşke modern zaman nimetlerini (!)  bu kadar benimsemek yerine,  dostluğumuzu, sevgimizi, birliğimizi, beraberliğimizi yaygınlaştırmayı benimseseymişiz.

Modern köleler haline gelmişiz kısacası... Tek tuşa basarak paylaşım yapma çılgınlığına hepimiz farkında olmadan sürüklenmişiz.

 Ünlü şairimiz Behçet Necatigil'in de şiirinde belirttiği gibi;

''Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı.''

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155