Şarkılara konu olan olayların özündeki şiirin her bir sözcüğünü incelediğimizde, anlamları alır götürür düşünceleri derinliklere.

Bir şarkıyı dinlerken, şarkının sözlerine, yani şiirinin yazarı akla gelmez. Şarkının sözlerini yorumlayan, bir başka deyimle kulağımıza hoş gelen sözlerin sahibini unutamayız.

Bazı sanatçıların hayranı olan insanlar, şarkıların yazarları yerine yorumlayanları dillerinden düşünmezler.

Söyleyene mi, söyletene mi bakmak gerekiyor? Söz söylenir kulak işitirse, dil söyler kulak işitirse; söyleyenin kim olduğuna da hayran olunur.

Şarkıların her bir dizesinde, sözcüğünde kulaklarımıza hoş gelen anlamları bazı anlarda uzun uzun düşünür, bazı anlarda sevinir, bazı anlarda da üzülebiliriz.

Anne özlemi duyanlar veya babasına özlem büyüyenler anneli veya babalı sözcüklerin geçtiği şarkıları dinlerken hüzünlenirler, gözleri dolu dolu oluverir.

Sevdiğinden uzak olanlar, dost ve arkadaşlarını özleyenler ayrı şarkıların sözlerini dinlerken hüzünlenirler.

Şarkıların sözlerindeki Dil, insanı mutlu da kılar, hüzünlendirir de, düşündürür de. Dinleyenin sözlerin anlamlarını yorumlayana bağlıdır yaşanacak olan duyguların eylemi.

Şarkıların dilindeki her bir sözcük bu kadar derin, anlamlı ve duygulu anlar yaşatıyorsa, insanlar neden bu dili kullanmıyorlar? Hangi insanlardan sözettiğimi biliyor musunuz? Bizim siyasetçilerimizden sözediyorum. 

Onlar ki, kavga, gürültü, küfür ve insanları yerecek dilden şarkılarını söyledikleri için, insanları duygulandırmasını başarmak yerine, öfkeleri ve sinirlerin gerilmesine katkıda bulunuyorlar.

Şarkıların dilini kullanabilenler daha iyi insanların yüreklerine girebilme olanağını buluyorlar.

Şöyle bir gerilere doğru gidelim, akp’nin ilk yıllarına doğru uzandığımızda; “beraber yürüdük biz bu yollarda”diyerek şarkıların dilini iyi kullanmasını bilen partinin genel başkanı şimdi yıllara meydan okur hale geldi.

Tırmanışları karşısında, bastığı her merdiven basağında yerin sağlamlığına güvenerek yürüyor, yürüyor ve yükselmekten yılgınlığa uğramayı usuna bile getirmiyor.

Aynı merdivenden yürümek isteyerek yükselmeye çalışan diğerlerine baktığımızda, adımlarını basarken bile kendilerine güvensizmişcesine hareket ediyorlar gibi geliyor izleyenlere.

Önce güven, samimiyet ve başarı diye baktığımızda, olayların gelişmeleri, ilerleme ve yükselmenin yol ve yöntemlerini gerilere doğru bakarak, hatalardan ders çıkarmak suretiyle sağlıklı sonuçlar alınabileceğini unutmamak gerekiyor.

Muhalefetin eleştirilerine bakıyoruz, konuşmaları dinliyoruz. İktidar tarafından; “Olmaz, olamaz, sahte, iftira!”tepkilerini duyuyoruz.

Peki neden olmaz, neden olamaz? Asıl sorun da burada işte. Muhalefetin insanların yüreklerini duygulandırabilecek şarkı dilini kullanamadığını sezinliyorum. 

Akp Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi geçmişine bakalım, ilerleme sürecindeki evreleri inceleyelim.

Her koşulda istedikleri doğrultuda istediği hedeflere ulaşma başarısı gösterdi. Kendisini bir şiir yüzünden hapise girmesine neden olan tarihi unutmayarak, yıllarca o tarihten ve ona benzer bazı tarihleri asla unutmadı, unutturmadı.

Merdivenin son basağına geldi, zirveye yerleşti. Muhalefetin dilindeki şarkının sözleri halkın yüreklerini okşamıyor. Erdoğan ise  şarkının sözlerini yorumlamasını çok iyi becerdiği için, basamaklarda yürümek te onun için zor olmuyor. Saygılarımla…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155