banner244

banner155

Gıybet, sosyal bağları zayıflatıyor

“Bir kimsenin ayıbını arkasından söylemek veya aleyhine konuşmak” olarak da tanımlanan gıybet ya da dedikodunun sosyal bağları zayıflattığını ve iletişim kazalarına yol açtığını belirten psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, empatik gıybetin yani bir kişinin gıyabında olumlu konuşmanın ilişkileri güçlendirdiğine dikkat çekti.

SAĞLIK 27.05.2019, 16:03 Ceyhun İlyas
Gıybet, sosyal bağları zayıflatıyor

“Bir kimsenin ayıbını arkasından söylemek veya aleyhine konuşmak” olarak da tanımlanan gıybet ya da dedikodunun sosyal bağları zayıflattığını ve iletişim kazalarına yol açtığını belirten psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, empatik gıybetin yani bir kişinin gıyabında olumlu konuşmanın ilişkileri güçlendirdiğine dikkat çekti.

İnsanın duygularını paylaşmaya, iletişim kurmaya ve sosyal bir dokunun parçası olmaya göre kodlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Konuşarak paylaşmak biyolojik doğamızın gereği. Bu durumu iyi ya da kötü yönde kullanmak ayrı bir durum” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, gıybetin insan psikolojisi ve toplumsal ilişkiler üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Gıybet kavramının kültürümüzde yer alan ve inanç sistemimizde vurgulanan bir kavram olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Gıybet kelimesi gıyabında kelimesinden geliyor yani bir insanın gıyabında konuşmak. Dini açıdan değerlendirilen bir gıybet var bir de gıybetin psikolojik açıdan değerlendirmesi var” dedi.

Empatik gıybetin olumlu etkileri var

Psikoloji açısından bakıldığında bir empatik gıybet bir de empatik olmayan gıybetin olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Empatik olan gıybette senin söylediğin şeyleri hakkında konuştuğun kişi duyduğu zaman rahatsız olmuyorsa, memnun oluyorsa, onaylıyorsa bu gıybet olmuyor. Mesela bir arkadaşının yaptığı iyiliği, bir başkasına anlatıyorsunuz. Bu gıyabında konuşmaktır, duyduğu zaman kişiyi rahatsız etmiyor” dedi.

Empatik gıybet, dostluk duygularını artırıyor

Empatik olan gıybetin manevi sorumluluğu olmayan, aynı zamanda insan psikolojisini olumsuz değil, olumlu etkileyen bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi:

“Aile içi problemlerde buna çok rastlıyoruz. Bizim psikolojide uyguladığımız yakın ilişkiler ve yaşantılar ölçeklerimiz var. Yakın ilişki ve yaşantıları araştırırken kişinin diğer kişiler hakkındaki söylemlerinin neler olduğu çok önemli. Çünkü yakın ilişkilerdeki en önemli çatışmaların sözlerin yanlış anlaşılmasıyla ilgili olduğunu görüyoruz. Mesela gelin-kayınvalide meselesinde gelin, kayınvalidesinin iyi ve olumlu taraflarını çevresinde konuşuyorsa bu kayınvalidenin kulağına gittiğinde gelinine karşı sıcak ve muhabbet dolu duygular oluşacak. Ya da tam tersi, kayınvalide gelini hakkında olumlu konuşuyorsa da aynı durum geçerli olacak. Bu dostluk ve sıcaklık duygularını artıran bir durumdur.”

Gıybet, sosyal bağları zayıflatıyor

“Söylenen söz doğruysa gıybet oluyor, değilse iftira oluyor” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bunu bilmek gerekir. Bir kimse hakkında hoşlanmayacağı bir şey konuşmak insan psikolojisini olumsuz etkiler, sosyal bağları zayıflatır, iletişim kazalarına sebep olur” dedi.

Gıybeti neden seviyoruz?

İnsanın genetik olarak tek başına yaşamamaya ve sosyal bir dokunun parçası olmaya kodlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iletişim kurmanın ve konuşmanın insanın doğasında olduğunu kaydederek “İnsanın konuşmayı nasıl öğrendiğine dair yapılan evrimsel psikoloj çalışmaları var. Bu çalışmalarda insanın konuşmayı öğrenmesinin, insanın başkalarının hakkında konuşma dürtüsü ile ilgili olduğu görülmüş. Yani genetik olarak insanda bir konuyu biriyle konuşarak paylaşma eğilimi var. Konuşma talebiyle ilgili genetik kodlarımız var. Bunu karşılamak için insanlar kendi kültürüne göre insanlar sözcük üretmiş, dil üretmiş. Edebi metinler bu şekilde ortaya çıkmış insanlık tarihinde. İlk yazılı ve hukuki metinler bu şekilde ortaya çıkmış. Çünkü insanlar sosyal bir varlık olarak yaratılmış. İnsan genetik olarak tek başına yaşamaya kodlanmamış, sosyal bir dokunun parçası olmaya göre için kodlanmış” dedi.

Çekirdek aile anlayışı yalnızlığa itiyor

Hayvanlarla insanı ayıran özelliklerden birinin sosyalleşmek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Aslan ve kurtların hayatını incelediğimiz zaman bir nesil beraber oluyor. Anne-oğul-kardeş oluyor, üçüncü bir nesil olduğunda uzaklaşıyorlar. Hatta Darwin bunu gözlemlemiş ve çekirdek ailenin gerekli olduğu fikri ortaya çıkıyor. Sosyologlar bunu kabul ediyor ve çekirdek aile tezi ortaya çıkıyor. Batı’nın ve insanlığın şu anda başına dert olan çekirdek aile. Çekirdek aile derken ‘İdeal aile çekirdek ailedir, geniş aileye gerek yoktur. Anneanne-babaannelerle ilgilenmeye gerek yoktur’ tarzındaki bir yaklaşım, şu anda Batı kültürünü yalnızlığa itti. İleri yaşlardaki intiharlar arttı.

Mesela İngiltere’de Yalnızlık Bakanlığı kurulmak üzere. 8.5 milyon İngiliz evde yalnız yaşıyor. Bu gibi durumların ortaya çıkmasının nedeni, sosyal bağları zayıflatan Darwin’in tezinin yanlış anlaşılması. Bu durum belki aslanlarda ve kurtlarda böyledir, çünkü onlar sürü halinde yaşıyorlar ve insanlar gibi olamıyorlar. Maymunlar üzerinde deneyler yapılıyor. Maymunları bir toplum ya da kılan haline getirebilir miyiz tarzında, aralarında bir fikir üreterek bir yapı oluşturabiliriz tarzında. Ancak genetik olarak sözcük üretme kodları yok, bu özellik insanda var. Dolayısıyla konuşma isteği insanda beyinde ödül-ceza mekanizmasını harekete geçiriyor. İnsan konuştuğu zaman haz alıyor. İnsan kendi hakkında takdir onay övgü sözlerini duyduğu zaman, biriyle oturup sıcak ilişki kurduğu zaman beyin mutluluk hormonu salgılıyor. Bu durum insnaların hoşuna gidiyor. Herkes bir arada otururken herkesin ilgi alanı olanı, konuştuğu zaman zevk alabileceği konu açıldığıda buna herkes katılır.”

Konuşarak paylaşmak biyolojik doğamızın bir gereği

İnsanının konuşma yeteneğinin yeme, içme ve üreme gibi biyolojik eğilimlerinden biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Konuşarak paylaşmak, biyolojik doğamızın bir gereği. Tabi bu durumu iyi yönde ya da kötü yönde kullanmak ayrı bir durum. Etik sınırlarda kullanırsak bu bizim için konuşma ihtiyacı, paylaşma yalnızlığı, giderme ihtiyacı var. Yalnızlığı giderme ihtiyacımız bizi konuşmaya itiyor. Yalnızlığı en çok giderme ihtiyacı da kadın beyninde vardır. Erkek beyni, kadın beyni bu anlamda farklıdır. Erkek beyni stres altında zihinsel bir sığınağı vardır, oraya çekilir. Konuşarak değil sonuç odaklı düşünerek stresini giderir. Kadın beyni ise biyolojik olarak stres altında konuşarak paylaşarak stresini azaltmaya çalışır. Onun için konuşma ihtiyacı hisseder” dedi.

Konuşma bir dürtü ama kültürle desteklenmeli

Annenin çocuğuna annelik yapabilmesi için çocuğuyla konuşması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Çocuk ilk 4 yaşta sözcük üretmeyi öğreniyor. Çocuk eğer konuşulan bir ortamda değilse konuşmayı öğrenemiyor. İkinci dünya savaşında ormanda bulunan vahşi çocuklar var, 50’nin üzerinde literatüre girmiş. Bu çocuklar eğer 4 yaşından önce hayvanların yanında büyüdüyse tekrar büyüdüklerinde konuşmayı öğrenemiyor. Konuşmayı öğrenmek bir dürtü olarak var ama kültür olarak beslenmesi gerekiyor. Bu da ödüllendirilirse konuşma devam ediyor” dedi.

Kadınlar konuşma konusunda daha avantajlı

Kadınların konuşma konusunda erkeklerden üstün ve daha becerikli olduklarını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Erkek bir hatip olmak için kadınlara oranla 2-3 misli daha fazla zorluyor kendini. Kadınlar bu konuda avantajlı ama bunu iyi yönetirlerse aileyi bir arada tutuyor. Birleştirici ve kucaklayıcı kimliği ortaya çıkıyor. Onun için ‘Aileyi dişi kuş yapar’ sözü boşuna söylenmemiş. Bu durum kadının iletişim becerisiyle ilgili. Sözel iletişim denildiği zaman hep söylenen sözler gibi anlaşılıyor. Seçtiğimiz kelimeler, eşikaltı vurgular, söyleyiş tarzı, bütün bunların hepsi iletişimin söylenen sözlerden daha önemli hale geliyor. Bu konuda da kadınlar avantajlı ama bir özellik olarak bunu olumlu yönde kullanırlarsa avantajlı olacak. Olumsuz yönde kullanırlarsa iletişim kazaşarına sebep oluyor” dedi.

Dur-düşün-konuş önemli

Gıybetten uzak durmak için gıybet etmeme becerisinin kazanılması gerektiğini ifade eden Tarhan, “İster ailede ister toplumda olsun gıybet sorunlara yol açabilir. Küçük bir söz ya da davranış büyük problemlere yol açabilir. Söylediğimiz sözlerin manevi bir kurşun gibi olduğunu unutmamak gerekir. Doğru ve güzel bir şekilde konuşmazsak bunun sonuçlarını kötü bir şekilde yaşayabiliriz. Onun için dur-düşün-konuş diyoruz. Bunu yapmadığımız an en çok sevdiğimiz kalpleri de kırabiliriz, aile içerisinde problemlere yol açabiliriz. Bektaşi inancında çok güzel bir söz vardır; ‘Eline, beline ve diline sahip çık’ diye. Bu kültür Anadolu’daki irfan kültürüne yerleşmiştir. İnsanlar eline, beline ve diline sahip olabilse emin olun cezaevlerinin yarısı boş olabilir” diye konuştu.

Yorumlar (0)
20°
kapalı
Günün Anketi Tümü
ÖZEL ARAÇTA SİGARA İÇME YASAĞINA KARŞIMISINIZ?
ÖZEL ARAÇTA SİGARA İÇME YASAĞINA KARŞIMISINIZ?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 11 21
2. Fenerbahçe 11 20
3. Trabzonspor 11 19
4. Alanyaspor 11 19
5. Başakşehir 11 19
6. Galatasaray 11 19
7. Malatyaspor 11 18
8. Beşiktaş 11 18
9. Gaziantep FK 11 15
10. Çaykur Rizespor 11 14
11. Göztepe 11 13
12. Konyaspor 11 13
13. Kasımpaşa 11 12
14. Denizlispor 11 11
15. Antalyaspor 11 11
16. Gençlerbirliği 11 10
17. Ankaragücü 11 9
18. Kayserispor 11 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 11 21
2. Fatih Karagümrük 11 19
3. Ümraniye 11 18
4. Balıkesirspor 11 18
5. Akhisar Bld.Spor 11 18
6. Erzurum BB 11 18
7. Keçiörengücü 11 18
8. Bursaspor 11 17
9. Menemen Belediyespor 11 17
10. Altay 11 15
11. Adana Demirspor 11 12
12. İstanbulspor 11 12
13. Giresunspor 11 12
14. Boluspor 11 10
15. Osmanlıspor 11 10
16. Adanaspor 11 8
17. Altınordu 11 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Liverpool 12 34
2. Leicester City 12 26
3. Chelsea 12 26
4. Man City 12 25
5. Sheffield United 12 17
6. Arsenal 12 17
7. M. United 12 16
8. Wolverhampton 12 16
9. Bournemouth 12 16
10. Burnley 12 15
11. Brighton 12 15
12. Crystal Palace 12 15
13. Newcastle 12 15
14. Tottenham 12 14
15. Everton 12 14
16. West Ham 12 13
17. Aston Villa 12 11
18. Watford 12 8
19. Southampton 12 8
20. Norwich City 12 7
Takımlar O P
1. Barcelona 12 25
2. Real Madrid 12 25
3. Atletico Madrid 13 24
4. Sevilla 13 24
5. Real Sociedad 13 23
6. Athletic Bilbao 13 20
7. Getafe 13 20
8. Granada 13 20
9. Valencia 13 20
10. Osasuna 13 19
11. Villarreal 13 18
12. Levante 13 17
13. Real Valladolid 13 17
14. Deportivo Alaves 13 15
15. Eibar 13 15
16. Mallorca 13 14
17. Real Betis 13 13
18. Celta de Vigo 13 9
19. Espanyol 13 8
20. Leganés 13 6