admatic.com.tr, adm-pub-115071627582, DIRECT improvedigital.com, 912, RESELLER
banner182

Diyetisyen Çalık’tan su tüketimi uyarısı!

Osmaniye Özel İbni Sina Hastanesi Diyetisyeni Dyt. Ayşegül Çalık, hem ramazan ayında hem de yaz aylarında su tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Diyetisyen Çalık, „Su, hayati fonksiyonlarımızın devam etmesi, vücut ısısının korunabilmesi, besinlerin sindirilebilmesi, vücudumuzdaki atık maddelerin uzaklaştırılabilmesi için gereklidir. Vücuttaki su oranı erkeklerde yüzde 60, kadınlarda yüzde 50, çocuklarda ise yüzde 65-70 oranındadır“ dedi.
Vücudumuzdaki su oranının yaşlandıkça çeşitli nedenlerden dolayı azalmakta olduğunu ifade eden Dyt. Ayşegül Çalık, vücudumuzdaki sıvı kaybının idrar, solunum, ter ve dışkı yolu ile olduğunu ifade etti.

Çalık, “Bu kayıp, kişiden kişiye değişiklik göstermekle birlikte 1.5-2 litre arasında değişir. Kişinin vücut kompozisyonlarına ve dış etkenlere bağlı olarak bu miktar daha da fazla olabilir. Çeşitli yollar ile vücuttan atılan suyun, metabolik faaliyetlerin devam etmesi için yerine konması gerekir. Su kaybı ile beraber vücuttaki tuz oranı artar ve beyindeki susama merkezi uyarılarak susuzluk hissi oluşur. Sahurda tüketilen tuzlu gıdalar gün boyu oluşacak susuzluğun daha erken oluşmasına sebep olur. Zeytin, turşu, pastırma, sucuk gibi besinler içeriğinde yüksek miktarda tuz ve baharat içerdiklerinden sahurda tüketmek doğru bir tercih değildir“ diye konuştu.

Uzun süren susuzluk sonrası su tüketiminin nasıl olması erektiğine de değinen Diyetisyen Çalık, „Gün boyu su tüketiminin olmamasından dolayı, iftar ile sahur arasındaki 6-7 saatlik sürede günlük su ihtiyacının karşılanması gerekmektedir. Günlük sıvı gereksiniminin 2,5-3 litre arasında değiştiği düşünülürse, bu miktarın 3’te 2’sini iftar ve iftardan sahura kadar olan zaman diliminde tüketilmesi gerekir. Sahurda ise 3’te 1’lik kısmının tüketilmesi doğru olacaktır. 7 saatlik besin ve sıvı alımının olduğu bu arada 30 dakikalık periyodlar ile 1’er bardak su içmek, günlük sıvı ihtiyacımızı karşılamamızı sağlayacaktır. İftar ve sahurda sıvı alımını arttırmak için doğru besinleri tüketmek de oldukça önemlidir. İftarda hoşaf, komposto, ayran ve cacık gibi su oranı yüksek olan besin alternatiflerini diyet planında bulundurmak, günlük sıvı ihtiyacımızı karşılamamıza yardımcı olacaktır. Bunun yanı sıra sıvı alımını arttırmak için sahurda ve ara öğünlerde su içeriği yüksek olan karpuz tüketilebilir. İftardan sahura kadar olan bu arada, şeker içeriği yüksek olan gazlı içecekleri ve yağ içeriği yüksek besinler tüketmek susuzluk hissinin daha çok ve çabuk oluşmasına sebep olur. Bunun için hoşaf ve komposto yapımında ilave şeker kullanılmamalıdır“ dedi.

Susuzluğun kabızlığı da arttırdığını belirten Dyt. Çalık, „Ramazanda, vücut sıvı dönüşümü bozulduğundan kabızlık sorunu sık görülür ve birçok insanı hekimin önüne kadar taşır. Hastanelere kabızlık sorunuyla başvurularda artış olur. Kabızlığa bağlı olarak hemoroid (basur) şikayeti olanlarda, ramazanda kanamalar başlayabilir ya da şiddetli karın ağrıları ile oruçlarını bozmak zorunda kalabilirler. Burada çare ilaçlar değil, yenilen gıdaların düzenlenmesi ve yeterli su içilmesidir. İftar sonrası yoğun gıda tüketimi ve bu tüketimin akşamın ilerleyen saatlerine rastlaması, sahurda da yine beslenmenin devam etmesi kaliteli uykunun zarar görmesine de neden olabilir.
 

Sindirim sisteminde meydana gelen değişiklikler sonucunda görülen kabızlık, şişkinlik ve gaz problemlerini doğru türden gıdalarla beslenerek ve bazı probiyotik-prebiyotik içerikli takviyelerle aşmak mümkündür. Bağırsaklarımızda 1-2 kg kadar dost bakteriler dediğimiz probiyotikler yer almaktadır.

Bu bakteriler sağlıklı sindirim sistemi florasının oluşmasında, besinlerin sindirilmesinde, bağışıklık sisteminin desteklenmesinde, K ve B vitaminlerinin sentezinde önemli yer tutmaktadır. Ayrıca kötü bakterilerin çoğalmalarını da engelleyerek gaz, şişkinlik ve kabızlık gibi sindirim problemlerini de ortadan kaldırabilmektedirler. Sindirilemeyen karbonhidratlar olan prebiyotikler ise probiyotiklerin etkinliğini artırdığı için birlikte kullanımları, ramazan boyunca en sık karşılaşılan bu şikayetlerin giderilmesi için ayrıca önem taşımaktadır. İftardan sahura kadar 4 kez az az, sık sık yemeye dikkat edilmelidir. Yeterince sıvı tüketilmeli, iftardan sonra uzanmak veya uyumak yerine hafif yürüyüşler tercih edilmelidir.

Ara öğünlerde yoğurt, badem, ceviz, salata gibi posalı gıdalar , dondurma, muhallebi gibi sütlü tatlılar tercih edilebilir. Sahur yemeği genelde erken bir kahvaltı tarzında olmalıdır. Yumurta, süt ve süt ürünleri, çorbalar hem mideyi çok yormaz hem de tok tutar. Mide boşalım hızı yavaş olan baklagiller, sebze yemekleri, ceviz, badem doygunluk hissi yaratır. Tuzlu ve ağır, kızartmalı yemekler, sucuk, salam sosis gibi tuz içerikli besinlerin tercih edilmemelidir. Et yemekleri kızartma yerine haşlanmış veya fırınlanmış şekilde tüketilmelidir“ ifadelerini kullandı.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155

banner215

admatic.com.tr, adm-pub-115071627582, DIRECT improvedigital.com, 912, RESELLER