2017 YILININ RAMAZAN AYI SÜRESİNCE YAYINLANACAK OLAN BU SAYFAYI SİZLERE SUNUYORUZ

Muhterem okuyucularım, Cebab-ı Allah’a şükürler olsun ki cümlemize bir Ramazan Ayına daha sağlık ve esenlik içinde ulaşmak nasip oldu. Bu mübarek ayda, bize tahsis edilmiş olan bu sayfamızdaki her günün yazıları; İslâm “din ve ahlakı”, “İslâmın özünü-esasını teşkil eden bazı kavramların açıklanması”, Hz. peygamber’in “hadisleri”,“hutbeleri”, “bazı âyet ve sözlerin fazileti” ve “ilâhî aşk şiirlerimden” örnekler ” olmak üzere 5-6 ayrı konuda hazırlanmıştır. Aşağıda bir kısmını belirttiğimiz, bizzat Kur’anı Kerim’de geçen kavramları bilimsel olarak ve tabii ki Kur’an ayetlerine ve Hadislere dayanarak açıklayacağız. Okuyucularımızın kafalarındaki bir çok soruya yazılarımızda yanıt bulacaklarını umuyoruz.

*-Bu sayfaları lütfen okuyunuz!

*-Allah’ın ve İslâmın; bütün insanlığı kuşatan, çağdan çağa hiç değişmeyen evrensel mesajının ne olduğunu anlamak için;

*-Hz. peygamber’in(s.a.s.) bizzat yaşayarak ve uygulayarak örnek olduğu evrensel değerleri öğrenmek için okuyunuz!

*-Bu Mübarek Ramazan Ayında, gönülden kinin, nefretin, kötülüğün silinmesi; sevgi, şefkat, merhamet ve iyiliğin yer alması; bir gönül insanı olmak için okuyunuz !

*-Kur’an ahlâkını; bütün güzellikleri şahsında toplamış olan efendimizin “Muhammedî” ahlâkını tanımak için okuyunuz!

*- Kur’an’a ve Hadis’e göre zikir, şükür, dua, tövbe, sabır, infak, merhamet, cimrilik, ısraf,  ihsan, ihlâs, salih amel, kibir, gurur, iyiliği emredip kötülüğü men etme, ana-babaya iyi davranma, kul hakkına saygı, ahde vefa, gıybet, münafıklık, namazın anlamı ve namazda huşû içinde olmak v.b. ne demektir!?

*-Huzurlu yaşamanın sırrı nedir!? Euzübesmelenin fazileti nedir!?

*-“İnşallah!” demenin önemi nedir!?

*-Ölüm ve ikinci hayatı nasıl izah edebiliriz!?

*- Kur!an ayetlerine göre Cennet ve Cehennem nasıldır!?

*- Okuyunuz!

 *-Sizden yepyeni bir kişi zuhur edebilmesi için lütfen bu senenin Ramazan Ayı yazı dizilerini okuyunuz!

Ayrıca her günün yazılarını kesip biriktirerek çocuklarınızın ve yakınlarınızın okumasını sağlayınız!

ÖZGEÇMİŞİM.

20. Nisan 1937 tarihinde Eskişehir’in Seyitgazi İlçesinin bir köyünde  doğdum.4 kız 3 erkek, 7 kardeşin en küçüğü bendim. Abla ve ağabeylerim iyi kötü hayatlarını kurmuşlardı. Ben yaşlı ana-babamla beraber köyde kalmıştım.

1950 yılında ilkokulu bitirdikten sonra, 1956 yılına kadar çaresiz bir arayış içinde, okuma arayışı içinde, tam beş sene köyde kaldım. Yaşlı ana-babamın yanında, köy yaşamının tüm yükü çocukluk omuzlarımın üzerinde, çobanlık ve rençberlik yaptım. Çaresizliği aşıp yolunu açamayan âciz bir çocuğun yüreğindeki okuma aşkının verdiği hezeyan ve yankı yüzünden, ağlayıp sizlayarak geçen beş yıl! Çocukluk göz yaşlarımı, daha o senelerde hatim ettiğim Kur’ân sayfalarına akıtarak geçen beş yıl! Nasırlı-çocuk ellerimi semayı kucaklayacakmış gibi açarak, boynumu bükerek, çocukluk yüreğimden gelen dilek ve duaları mahzun bakışlı yakarışlarla tekrarlayarak geçen beş yıl! İmam Babamın müezzini gibi caminin yıkık bahçe duvarına çıkarak sabah ezanını okuduktan sonra, gecenin sessizliğinde ellerimi taa göğe uzatarak “seher vakti habibi hürmetine beni bu ücra köyde unutma, elimden tut Yâ Rabbîm!” diye haykırırken çocukluk boğazıma gelip oturan düğümle, bugün maziyi hatırladıkça, seksenli yaşımın şükreden duygusallığında, yorgun boğazımı tıkayan düğüm aynıdır!

1956 yılında Hak Tealâ’nın kaderimi değiştiren takdiri, himmeti ve lütfu ile hiç beklenmedik üç olay aynı anda tahakkuk etmiştir:

- O sene Seyitgazi’ye Ortaokul açılmıştır.

-Köy öğretmeni olan ağabeyim, talebi olmadığı halde aynı sene İlçeye tayin edilmiştir ve

-Ortaokula kaydolmakta 58 gün geciktiğim için özel izni gereken M.E.Bakanlığı kaydedilmeme izin vermiştir.

Cenab-ı Allah’ın bu hikmetini, bu lütfunu hiçbir zaman unutmadım; benim önümü açmasının, mutlaka bana verilmiş bir mesaj olduğunu düşünerek, omuzlarıma bir misyon yüklediğini kabul ederek hayatım boyunca maddi-manevî zor durumda olanlara yardıma koşmaya, darda kalmışların önünü açmaya ve tahsilim ve mesleğim ne olursa olsun dinî konuları araştırmaya ve yazmaya çabaladım.

 İşte, uykusuz gecelerde “şükretmekten âciz” kalmış kalbim ve sulu gözlerimle ilâhî aşk şiirleri yazmamın, “Kur’an ve Hadise göre doğru iman, güzel ahlâk” konusunda kitaplar yazıp, bastırıp ücretsiz olarak dağıtmaya gayret etmemin; her yıl çok sayıda il mahalli gazetelerinde, ücretsiz olarak “Ramazan sohbet yazıları” ve “Cuma Sohbet yazıları” yazmamın baş sebeplerinden birisi de, bunları, yolumu açan Hak Tealâ’ya şükredebilmek tarzı olarak; O’nun rızasına mazhar olabilmek arayışı olarak görmemdir!.  

Öğretmenlerim, başarıma bakarak, beni parasız yatılı sınavına soktular. Bu sınavı kazandığım için ortaokul ikinci sınıfından itibaren Kütahya Lisesinde parasız yatılı olarak okudum. Ortaokulu ve Liseyi birincilikle bitirdikten sonra Siyasal Bilgiler Fakültesinin sınavını kazandım; Orayı da Devletten burs alarak okudum ve birincilikle bitirdim.

Sonra İstanbul Hukuk Fakültesinin muadelet sınavlarını vererek diplomasını aldım. Ardından Fransa’nın Nancy Şehrindeki Avrupa Üniversite Merkezini (Centre Européen Universitaire de Nancy) bitirdim. Daha sonra Paris’e gittim, Uluslararası Kamu Yönetimi Enstitüsünü (İnstitüt İnternational d’Administratione Publique)  bitirdim ve Paris’te, meşhur Sorbonne Üniversitesinde idare hukuku doktorası yaptım. Nihayet İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde idare hukuku doçenti oldum.

Siyasal Bilgiler Fakültesi hariç, bu tahsil aşamalarının tümünü kamu görevlisi iken, yani bir taraftan da Devlete hizmet ederek yaptım,

Kamu hizmetlerime gelince; Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olup 7 ay kadar kaymakamlık yaptıktan sonra Danıştay’ın sınavını kazanıp yargıçlığa geçtim: 8 Sene Danıştay tetkik hâkimliği,12 sene Anayasa Mahkemesi tetkik hâkimliği, 5 sene Başbakanlıkta genel müdürlük ve müsteşar yardımcılığı, 10 sene Danıştay Üyeliği ve Daire Başkan vekilliği, 4 sene Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Üyeliği yaptım.

2002 yılında emekli oldum.

Bir defa Hacca, 4 defa da umreye gitmeyi nasip etti Yüce Rabbim.

Cenab-ı Allah’ın rahmeti, bereketi ve inâyeti hepimize olsun; Rabbim, bizi Yüce Kitabından; Hz. Resulullah’ın sünnetinden ayırmasın; yolumuzu sadıkların ve Salihlerin yolu eylesin. Yâr ve yardımcımız olsun! Âmîn!    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155