Rahmetli İsmail Pilge İle Röportaj
Bize kendinizi tanıtır mısınız?
 
Aslen Darendeliyim. İlkokulu ve ortaokulu Osmaniye’de okudum. Babamın mesleği tahin helva işiydi. Bir süre baba mesleğini yaptım. Daha sonra meyve toptancılığı işini yaptık. Daha sonra babamla çalışmayı bıraktım ve meşrubat bayiliğine başladım. 1974 yılından beri bu işi devam ettiriyorum. Bayiliklerimiz daha sonra genişledi. Bu arada narenciye ticareti de yaptım. Yılda 2000 ton narenciye veriyordum. Daha sonra çocuklar büyüdü ve işimiz de genişledi. Çocuklarla birlikte çalışmaya başladık. Şu an Adana, Mersin ve Osmaniye’de 450 kişi çalışıyor bizimle. Bir ara işi Adana’ya taşımayı düşündü çocuklarım. Ama ben Osmaniye’de kalmasını istedim. Çünkü biz burada büyüdük, burada yetiştik buranın ekmeğini yedik. Osmaniye’de olmak demek Osmaniyeliye iş vermek, vergini Osmaniye’ye yatırmak demektir. Bunların hepsi Osmaniye’ye bir katkı oluyor. Biz de bununla iftihar ediyoruz.


 
Meyve yetiştiriciliği ile uğraşmaya ne zaman başladınız?
 
Aslında böyle bir planım yoktu. Biraz da tesadüfler sonucu gelişti. Eskiden beri doğa sevgim vardı. Bir bahçem olmasını hayal ederdim . 1994–1995 yılında şimdiki yerimizin tam karşısında 14 dönüm yer aldım. Oraya mandalina diktim. Daha sonra orman vasfını kaybetmiş hazine arazilerinin satışı gündeme geldi. 125 dönümlük bu araziyi aldık.
 
Bu araziyi aldığınızda belli bir planınız var mıydı?
 
Bu araziye bir bahçe yapmayı planlıyorduk ama ne tür ağaçlar dikeceğimizi bilmiyorduk. Daha sonra Adana’da Beta adlı fidan dikimi yapan bir şirkete başvurduk. Geldiler araziyi gördüler. Toprak tahlili yaptılar. Burada her türlü ağaç yetişir dediler. Burada bizi en çok zorlayan su oldu. Köyün suyunu her zaman kullanamıyoruz çünkü. Biz buraya 3 tane sondaj vurdurduk yerden su çıkardık. Araziyi böyle suluyoruz. Toprak tahlili yapılıp da dikilecek ağaçlara karar verildikten sonra su tesisatını kurduk. 2 yılda tamamlandı her şey. Damlama su ile suluyoruz şu anda.

 
Bahçenizde hangi ağaçlar var?
 
1200 kök bodur elma, 1700 kök kayısı, 500 kök nektarın şeftali, 300 kök erik, 300 kök kiraz var. 2 sene içinde bu ağaçların hepsini tamamladık. Birkaç çeşit meyve ağacı dikmenin şöyle bir avantajı var: tek bir ağaç türü, tek bir ürün çeşidi demek. O zaman ürünün elimizde kalma tehlikesi var. Ama birkaç çeşit meyve üretilince hem çeşitlilik sağlamış oluyorsunuz ve her mevsimde ürün elde edebiliyorsunuz.
 
Bu bahçeyi kurmadan önce böyle bir bahçe örneği görmüş müydünüz?
 
Biz Darende’deyken çok bahçelerimiz vardı. O bahçeler bana örnek olmuştur.
 
 
En çok verim getiren ağaç hangisi?
 
Tüm ağaçlarımız oldukça verimli. Ağaçlara iyi baktığınız zaman ve ağaçlar iklime, toprağa uygun olduğu zaman zaten verimli oluyor.
 
 
Ağaçlarınızı tamamen bilimsel yöntemlere dayanarak dikmişsiniz. Peki, ağaçların bakımında ne tür bir yöntem izliyorsunuz?
   
Şirketin mühendisi özellikle yaz döneminde gelir, ağaçları kontrol eder, hastalıkları tespit eder ve gerekli ilaçları söyler. Ağaçlarımızı zararlılardan bu şekilde koruruz. Doğal gübre tercih ediyoruz. Kimyasal gübreyi çok tercih etmiyoruz.
 
İhracat yapıyor musunuz?
 
Şu an ihracat yapmıyoruz fakat düşünüyoruz. Bu yıl meyve bahçemizin henüz 3. yılı. Bahçenin 4. ya da 5. yılında ürün miktarında artış olacak. O zaman ihracat yapmayı planlıyoruz.
 
Bu bahçeye yaptığınız yatırımı karşıladı mı ürünlerden elde ettiğiniz gelir?
 
Henüz karşılamadı. Bunu ileriki yıllarda bekliyoruz. Bir de bu arazinin değerlenmiş olması bizim için çok önemli. Burası daha önce üzerinden ağaç olmayan bir araziyken şimdi yemyeşil ağaçların meyvelerin olduğu bir alana dönüştü.

 
Bahçede kaç insan çalışıyor? Kaç insana iş olanağı sağlanıyor burada?
 
Bahçe ilk kurulmaya başladığında günde 20 kişi çalışıyordu. Şimdi ise 4 kişi çalışıyor. Meyveler toplanırken 5 ya da 10 kişi çalışıyor. Arazinin çapasını yapıyorlar, suluyorlar ve meyveleri topluyorlar.
 
Osmaniye’de meyvecilikle uğraşmak isteyen birinin hangi ağaçları dikmesini tavsiye edersiniz?
 
Osmaniye’nin toprakları verimli. Araziler biraz yorgun da olsa yine iyi ürün almak mümkün. Daha çok buğday pamuk ekiliyor. Bu ara biraz ayçiçeği ve zeytin ekilmeye başlandı. Zeytin ve ayçiçeği hem meyvesinden hem de yağından faydalanılan bir ürün. Ziraat odaları önderliğinde çiftçilerimize yeni ürünler tanıtılabilir ve Osmaniye’nin verimli toprakları daha da iyi değerlendirilebilir.

 
Osmaniye’nin iklimi meyvecilik açısından nasıl?
 
Bu iklim meyvenin yetişmesi için uygun bir iklim. Tüm iklim tiplerinde olduğu gibi Akdeniz ikliminin de elbette taşıdığı riskler var. Mesela dolu yağması ya da aşırı yaz sıcakları gibi. Ama bu riskler her iklimde var tabii.
 
En verimli ürün nedir?
 
Osmaniye’de en çok verim elde edilecek ürün zeytindir. Zeytine 3 yıl iyi bak mutlaka iyi ürün verir. Üstelik bakımı da kolaydır. Osmaniye’de bu yıl çok zeytin ekildi. Fakat zeytinleri işleyecek fabrikalar kurulması gerekiyor bir an önce.
 
 
 Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
 
Bu bahçenin maddi yönü olduğu kadar manevi yönü de var. Bu araziler değerlendi. Meyvelerden insanlar faydalanıyor. Ürettiğin meyve memlekete gelir oluyor. Üstelik ürünlerimiz tamamen doğal ürünler. Bu açıdan da insan sağlığına yararlı ürünler yetiştirmiş oluyoruz.
 
Sizinki gibi bir meyve bahçesi yapmak isteyenlere ne gibi önerileriniz var?
 
Öncelikle arazilerinin toprak tahlilini yaptırmalılar. Arazinin hangi ağacın dikimine uygun bir arazi olduğunu öğrenip ona göre fidanları dikmek gerekiyor.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155