banner134

Ersoy, Laiklik vurgusuna dikkat çekti
MHP Osmaniye Milletvekili Doç. Dr. Ruhi Ersoy; “Işık evleri’nden sonra, “Ampul evleri” mi? Türkiye Laik sosyal bir hukuk devletidir!”dedi.

MHP MYK Üyesi ve Osmaniye Milletvekili Doç.Dr.Ruhi Ersoy, meclis genel kurulunda yaptığı konuşmada OHAL kapsamında kapatılan yüksek öğretim kurumu öğrencilerinin sorunlarına değindi.

Ersoy, konuşmasına şehitleri son günlerde tekrar artan terör olaylarında şehit düşen güvenlik güçlerini anarak başladı. Bu konuda Ersoy, FETÖ terörü ile PKK/PYD terörünü yönlendiren güçlerin birlikte hareket ettiğini, bir taraf ile mücadelede yoğunlaşırken diğer tarafın ihmal edilmemesini söyledi.

Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş felsefesine değinerek, anayasanın ilk 3 maddesini hatırlattı ve Cumhuriyet rejimin cemaatleşmeye izin vermediğini belirtti.

Cumhuriyetin temeli bireyi, şahsiyeti referans alır diyen Ersoy, vatandaşlık hukuku temeliyle bireyin, şahsiyetin iradesiyle Cumhuriyet sistemine parlamenter yapısı ile oylarıyla katılımlarını sağlar dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Laik, Sosyal, Hukuk Devletidir!

Türkiye Cumhuriyeti Laik, sosyal bir hukuk devletidir diyen Ersoy, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında gelişen sürecin din ile devlet işlerinin ayırt edilmesini, dini bireye, erdem, fazilet, ahlak öğretileriyle, Allah ile kul arasındaki bir ilişki olarak değerlendirilmesi gerektiğini, devlet sisteminin seküler bir akılla yönetilmesi gerektiğini hepimize göstermiştir dedi.

Türkiye Cumhuriyeti, sosyal devlet anlayışı referansını, Bilge Kağan’ın Orhun Yazıtlarındaki Türk Devlet Geleneğinden alır diyen Ersoy, fakirin fukaranın yanında olmak elbette zaruriyettir fakat yine aynı fakirin fukaranın zor zahmet okuttuğu çocuklarına sahip çıkmamak, devlet kontrolünde barınmalarını sağlayamamak ve sonuçta cemaat yapılanmalarının eline terk etmek,  bu anlayış ile uyuşmaz dedi.

Işık Evleri”nin Yerini “Ampül Evleri”mi Dolduracak?

Ersoy, üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklandığını, öğrencileri ve velileri birçok sorunun beklediğini söyledi. Özellikle barınma sorununun Kredi ve Yurtlar Kurumu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın koordinasyonu 7/24 çalışması ile çözülmesi gerektiğini belirten Ersoy, FETÖ’nün “ışık evleri”nin, yurtlarının yerini bugün “ampul evler”, yurtlar mı alacak diyerek tepkisi dile getirdi. Öğrencilerin barınma sorununun devlet eli ile çözülmesi gerektiğini söyleyen Ersoy, öğrencilerin farklı grupların, yapıların kucağına itilmemesini devlet sağlayabilir dedi. Ersoy ayrıca, devleti yönetenlerin “hata yapmışız” deme hakları varsa vatandaşın da hata yapabilme ihtimalini devlet idarecileri hesaba katmalıdır dedi.
 
OHAL İle Kapatılan Yükseköğretim Kurumu Öğrencileri Ne Yapacak?

Ersoy konuşmasının devamında OHAL kapsamında kapatılan yükseköğretim kurumu öğrencilerin sorunlarını dile getirdi. Kapatılan 15 yükseköğretim kurumunun 14’ünün Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı zamanında kurulduğuna dikkat çeken Ersoy, 65 bin öğrencinin farklı sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) ile yapılan görüşmelerde samimi gayretlerin görüldüğünü söyleyen Ersoy, sorunların çözümü için kurumlar arası istişare edilmesi gerektiğini söyledi.

Kapatılan yükseköğretim kurumu öğrencilerinin sorunlarının başında il değiştirmek zorunda kalmaları ve barınma sorununun geldiğini belirten Ersoy, mağdur öğrencilerin yüze 80’den fazlasının FETÖ ile ilişkisi bulunmadığından hareketle yeni mağdur ve muhalif kitle yaratmaktan kaçınılmalıdır dedi.

Ersoy, üniversitelerdeki akademik ve idari personel içinde FETÖ ile alakası olanların ilişiklerinin kesilmesinin doğru olduğunu fakat suçsuz olanların da devlet aklı hukuk temelli ayırt ederek istihdamları konusunda gayret sarf etmelidir dedi.

Ersoy, Cumhurbaşkanının FETÖ’yü “kanserli hücre”ye benzetmesinden hareketle, ülkede kanserli bir hücrenin olduğunu, bu hücrelerin cerrahi müdahale ve onkolojik tedavi sırasında canlı hücrelerin de zarar gördüğünü hatırlatarak, vücudu yani toplumu var eden dinamikleri, onun siyasal uzantısı olan Türkiye’deki milli birlik ve kardeşliği korumak durumundayız dedi.

“Yeni Türkiye” Değil, “Eskimeyen Türkiye”

Türkiye’deki milli birlik ve kardeşlik bilincinin Yenikapı’da tezahür ettiğini, görüldüğünü söyleyen Ersoy, bu yeni anlayışın adının “Yeni Türkiye” olmadığını, bu adla propaganda yapmanın gereksiz olduğunu dile getirdi. Ersoy, bugün Türkiye, kuruluş felsefesindeki dinamiklere dönme ihtiyacı hissetmektedir, bu meydanlarda da kendini göstermektedir bu nedenle “Yeni Türkiye” siyasal ifadesi kullanılmaya gerek yoktur dedi. Hiçbir zaman eskimeyen büyük Türk Devleti ve büyük Türkiye ülküsüyle bir araya gelen toplumsal birliğin, ortak aklın sürdürülebilirliği konusunda mevcut iklimin korunmasına dikkat çeken Ersoy, OHAL kapsamında birtakım uygulamalar yapan kurum ve kuruluşların çözüm üretmeyle alakalı siyaset kurumunun da fikrine başvurması gerektiğini belirtti. Ersoy, eğer yöneten ile yönetilen yani devlet ile millet arasında TBMM’yi muhatap kabul eder ve TBMM içerisindeki birikimi olan arkadaşlar problemler karşısında görüşlerini ifade etme imkânı bulursa yapılacak çalışmalar anlamlı ve verimli sonuçlar doğuracağını dile getirdi.

Ersoy son olarak, öğrencilerin yatay geçişleri, okullarına devam etme imkânlarının sağlanması, barınma sorunlarının çözülmesi gibi konularda Milliyetçi Hareket Partisi olarak üstlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını, Hükûmetin ve bürokrasinin bu konularda samimi adımlar atmasını beklediklerini söyledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.