banner169
banner134

Ersoy; “İstiklal marşı ortak paydasında buluşmak zorundayız”

MHP MYK Üyesi ve Osmaniye Milletvekili Doç. Dr. Ruhi Ersoy, TBMM Genel Kurulunda 2017 Bütçe görüşmeleri kapsamında Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi ve Atatürk Araştırma Enstitüsü hakkında MHP Grubu adına konuştu.

Ersoy, konuşmasının başında M.Kemal Atatürk’ün Ord.Prof.Dr.Fuad Köprülü’ye Türkiyat Enstitüsünü kurdurduğunu, ambleminin de "Karlı tanrı dağlarının önünde elinde meşale tutan bir bozkurt olsun. Bu meşale genç Türkiye Cumhuriyeti'nin ilminin ifadesi olsun. Ergenekon'dan çıkışımızda kılavuz olan bozkurt Türklüğün Anadolu topraklarındaki yeni devletinin kuruluşunu ifade etsin." Dediğini hatırlatarak başladı.

Ersoy, Milliyetçi Hareket Partililer olarak, M. Kemal Atatürk’ü ve tarihte ikinci kez Türk adıyla anılan Türkiye Cumhuriyeti Devletini sonuna kadar muhafaza ve müdafaa için mücadele veren bir siyasi parti olduklarını belirtti

Ersoy, Türkiye Cumhuriyetinin erken döneminde milli şuur ile kurulup milli bilinci geliştirmesi misyonlarıyla kurulan benzer kurumların halkın irfanından beslenerek oluşturulan kurumsallaşan bilgileri yine halka aktarmak olduğunu söyledi. Ersoy, Halk irfanını önemseyip ilimle bütünleştirme çalışmalarının önemli isimlerinden Ziya Gökalp ve “Fikir Babam Ziya Gökalp’tir” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün bu düşünceleri, üzerine konuştuğumuz kurumlarla vücut bulmuştur dedi.

Ersoy, 1960 sonrası komünist bloğun güçlenmesi ve ülkemizin dışındaki olayların ülke içine de sokulmasından sonra Türk Devlet Aklı’nın, milliyetçi, mukaddesatçı, cumhuriyet değerlerine bağlı bilim insanların Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nü kurdurduğunu belirtti. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün kurulduğu günden bu tarafa Türk dünyasıyla ilgili bilimsel çalışmalar, bilgilendirmeler yaparak devleti beslediğini belirten Ersoy, bu kurumun bugün ayakta durmakta güçlük çektiğini dile getirdi.

Ersoy, üzerine söz aldığı ve isimlerinin önünde Atatürk adı bulunan kurumlardan Türk Milletinin beklentisinin milli şuuru, milli bilinci geliştirici,  millî kimlik üzerinden uluslararası strateji geliştirici enstrüman hâline dönüştürülebilecek bir hâlde bilgiyi rezerve ederek topluma sunmak olduğunu dile getirdi.

Avrupa’da benzer kurumların siyaseti ve devleti beslediğini dile getiren Ersoy, ülkemizde ise bu kurumlara yeterli desteğin verilmediğini, bu kurumlardan yeterli oranda yararlanılmadığını söyledi.
Bu kurumlarla ilgili olarak MHP’nin önerilerini sıralayan Ersoy, İlmi Çalışmalar Birimi kurulup YÖK ile koordineli olarak Türk Tarihi, Kültürü ile ilgili yapılan bütün çalışmaların bir merkezde toplanmasını, kurumların yayımlarının daha sağlıklı halka ulaştırılması konusunda projeler, çalışmalar yapılmasını, kurumların yönetimlerinde görevlendirilecek kişilerin mutlaka liyakat esasına dayalı olarak seçilmesini istiyoruz dedi.
Ersoy konuşmasının sonunda 15 Temmuz sonrasına değindi, birlik ve beraberliğe vurgu yaptı.

Doç.Dr.Ruhi Ersoy’un konuşması şu şekilde:
“15 Temmuz, Türk siyasetinde yeni bir dönemin başladığını, bu değişimin de Milli şuur olmadan, milli hassasiyetleri gözetmeden, özünü bu topraklardan almayan hareketlerin, başarısızlığa uğrayacağı gerçeğini herkesin gözüne sokmuştur.

Milli Birlik ve Beraberlikten başka çıkış yolu yoktur. Aidiyetlerini herhangi terör örgütlerine, silahlı terör örgütlerine, silahsız gözüküp de vakti gelirse nasıl cani olabileceklere hissedenlerin memleketi nerelere getirdikleri ortadayken bizler bu memlekette siyasi kutuplaşmayla ve siyasi kan davalarıyla sonuca gidemeyeceğimiz gerçeğini görmemiz lazım.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin yapmış olduğu çıkışın ve erdemli davranışın bu kapsamdaki siyasetteki aradaki çitlerin kaldırılarak daha toparlayıcı yaklaşımlarla devlet millet gerçeğiyle hareket edilmesi hususunda tüm siyasal aktörlerin bu açılan yeni dönemin hakikaten Türkiye'nin geleceği açısından, Türk milletinin birliği açısından ne anlam ifade ettiğini bilmesi lazım. Biz, bu Meclis bir daha, değil içimizdeki yerli görüntülü yabancılaşmış cunta meraklısı teröristlerce uluslararası güçler tarafından da bombalanmasını istemiyoruz. Biz, vekâlet savaşları üzerinden Türkiye'nin sıkıştırılmasını da bu manada içimize sindiremiyoruz. Yerlilik, millîlik ve evrensellik ölçeğinde yerli olmadan millîyi, millî olunamadan evrensel olamayacağını, siyasal İslamcı söylemlerde bulunanların da, enternasyonal söylemlerinde bulunanların da mutlaka ve mutlaka İstiklal Marşı ortak paydasında buluşmak zorunda olduğunu ve bu meydanlarda "Senin için ölürüm Türkiye'm!" diyebildiği gerçeğini, yaşadığımız süreç göstermiştir. Var olsun İstiklal Marşı, var olsun Türk milleti. Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdıracak şartları oluşturmasın, millî birliğimiz ve beraberliğimiz ebedî olsun”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.