banner134

Basın Bayramında Kan Bağışında Bulundular

Osmaniye Cebelibereket Gazeteciler Cemiyeti (CGC) üyeleri, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla, kan bağışında bulundu.

Cemiyet Salonunda bir araya gelen üyeler, önce burada pasta keserek Gazeteciler ve Basın Bayramını kutladı.

Ardından, Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan Kan Evi’nde giden basın mensupları, burada form doldurduktan sonra kan bağışı yaptı. 

CGC Başkanı, Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Cihangir, kan bağışı öncesinde yaptığı açıklamada, bugününün kendileri için anlamlı bir gün olduğunu, farkındalık oluşturmak adına cemiyet üyeleriyle kan bağışında bulunduklarını belirtti.



Kan bağışının önemli olduğunu belirten Cihangir, “Bu gün bizim için önemli ise Kızılay ülkemiz hatta dünya için daha da önemlidir.

Kızılay birçok kaza yaralanmalarda afetlerde dünyaya hizmet etmektedir. Bizlerde böyle bir etkinlikle farkındalık oluşturmak istedik. Bu anlamda, sağlık durumu uygun olan her vatandaşımızın kan bağışında bulunmasını istiyoruz” dedi.

Cihangir, basının iletişimin temel taşlarından ve demokrasinin işlemesini sağlayan en önemli kurumlardan biri olduğunu belirtti. 

15 TEMMUZ’DA BASIN ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMIŞTIR
CGC Başkanı Ali Cihangir, “Basının demokrasimiz için taşıdığı büyük önem, geçtiğimiz yıl 15 Temmuzda yaşadığımız darbe girişiminde açıkça ortaya çıkmıştır. Darbe girişimine tüm gücüyle karşı duran medya kuruluşları, halkın özgür haber alma hakkını sonuna kadar savunmuş ve darbecilerin müdahalelerine rağmen yayınlarını sürdürerek bu hain çabanın engellenmesinde başrol oynamıştır. Demokrasi adına verilen bu önemli sınavdan alnının akıyla çıkan medya mutlaka desteklenmeli ve sektörümüzde yaşanan sorunlar çözülerek daha özgür ortamda yayıncılık yapılması sağlanmalıdır.” dedi.

Cihangir, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

MESLEKİ DÜZENLEMELERE GİDİLMELİ
Ülkemizde medya sektörü, avukatlık, doktorluk, mühendislik veya mali müşavirlik gibi mesleki standartlara ne yazık ki sahip değildir. Eğitimine, birikimine bakılmaksızın Türkiye’de herkes gazeteci/haberci olabilmektedir. Bu nedenle medya sektöründe acil olarak mesleki düzenlemeye gidilmelidir. Aynı kapsamda, sıradan dernek statüsünde olan basın meslek örgütlerinin sektörde söz sahibi olmalarını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

RESMİ İLAN FİYATLARI ARTTIRILMALI
Yerel gazetelerimiz ekonomik anlamda çok zor bir dönemden geçmektedir. Gazetelerin Resmi İlan, Abone ve Özel İlanlardan başka geliri bulunmamaktadır.

Gazetelerin can suyu olan ve aylık zorunlu giderlerin karşılanmasında önemli rol oynayan resmi ilân fiyat tarifesi son olarak Mart 2016'da ayarlandı. Dövize endeksli gazete malzemelerindeki yüzde 20’lere ulaşan artış, SGK ve İşçilik giderlerinin artmasıyla yıllık yüzde 35 ek maliyet binmiştir. Mevzuat gereği, Basın İlan Kurumu 2016 Kasım Genel Kurulu’nda yerel gazetelerin resmi ilân fiyat tarifesinde yüzde 15 artırma kararı almasına rağmen Ocak 2017’de onaylanması gereken bu karar hala Bakanlar Kurulunun onayını beklemektedir.

AÇIK HAVA REKLAMCILIĞI YEREL BASINA DARBE VURUYOR
Kurum, Kuruluş ve Özel Sektörlere gazeteler ayaklarına kadar gitmesine rağmen çok az bin miktar olan Abone ücreti ödemekten kaçınmaktadırlar. Yine Kamu Kurumları ve Şirketler duyuru ve reklamlarını gazetelerde yapmak yerine açık hava reklamlarına vererek birlerce lira öderken haberlerini ücretsiz olarak gazetelerde yaptırmaktadırlar. Şehirlerde görüntü kirliliği başta olmak üzere trafik güvenliğini de tehlikeye sokan gelişigüzel, denetimsiz Açıkhava reklamcılığı maalesef yerel basına büyük darbe vurmuştur. 

RADYO TELEVİZYONLAR ZOR DURUMDA
Yerel Basının en önemli bileşenlerinden olan Radyo ve Televizyonlar orantısız, yüksek telif hakkı ödemelerinden dolayı büyük mağduriyetler yaşamaktadırlar. Türkiye genelinde icralık ya da davalık olmayan yerel kuruluş neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu bağlamda Yerel Radyo ve Televizyonlar gelirleriyle orantılı bir telif hakkı ödemek istemektedirler.

Türksat uydu ücretlerinin çok yüksek olmasından dolayı yerel televizyonlar uyduya çıkamamakta, çıkanlar ise ödeme güçlüğü çekmektedirler.

İDARİ CEZALAR ADİL DEĞİL
Yerel basına uygulanan idari cezalar yaygın medya kuruluşlarına uygulanan cezalar ile aynıdır. Oysaki gelirleri ve faaliyet alanları göz önüne alındığında bu cezalarda büyük bir adaletsizlik olduğu görülmektedir. 

DEVLET DESTEĞİ BEKLİYORUZ
Kamu yayıncılığı yapan yerel basın kuruluşlarımız hiçbir devlet desteği alamamaktadır. En önemli gider kalemlerinden olan Enerji, iletişim, kağıt gibi alanlarda destekleme ve indirime gidilmelidir. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155

banner179