SERSERİ AŞIK

Ne aşım, ne toprağım
Sadece geçmişten gelen,
Kara bulut...
Ne sinsi bir gökgürültüsü,
Nede sağnak yağmur vuruşu,
Serseri bir sevda,
Tebessümü masum,
Günahı büyük,
Her bağırış çağırışta,
Başı dik, arsız vesselam,
Zamana inat.
Her daim tepesinde sinirleri,
Ne yaşadığı ortam belli,
Ne de yer önemli.
Hep belirsiz adreslerde tünerdi.
Tüm bedelleri insanlara yıkar,
Faturasını çocuklara keserdi.
Sefil bir hayat sürer,
Bulut gibi, sarhoş gezerdi.
Yüzünün çizgileri,
Kıskançlık ifade eder,
Bildiği şeyler tekinsizdi.
Abdal delikanlı,
Çilveleşmek yerine;
Mahzun mahzun oturur,
Hiddetli hiddetli söylenirdi.