Bu günlerde Osmaniye’nin işgal kuvvetlerinden kurtuluşunun 90. yılını kutluyoruz.

Tarih olarak 7 Ocak günü Osmaniye’nin kurtuluşu belirlenmiş. Osmaniye’nin Toprakkale ilçesi, 8 kilometre uzaklıkta bir ilçe. Buranın kurtuluşu ise 29 Aralık olarak tarihe geçmiş. Adana 5 Ocak, Ceyhan ise 6 Ocak tarihinde kurtuluş günlerini kutluyor.

Bu tarihlerle ilgili bu güne kadar ne gibi iddialara ileri sürüldü bilemem ama, benim kafamda tarihlerde bir yanlış olup olmayacağı kuşkusu oluşuyor.

Kurtuluş Savaşı sırasında Adana’dan başlayıp Osmaniye’ye doğru kurtuluşlar gerçekleşirken, arada bulunan Toprakkale ilçesi nasıl oluyor da Ocak değil de Aralık ayının 29’unda kurtuluyor?

7 Ocak Osmaniye’nin kurtuluşu, 16 Ocak’ta Mustafa Kemal Atatürk Osmaniye’ye geliyor. Atatürk’ün bu tarihten önceleri de geldiğini bazı tarihsel bilgilerden öğreniyoruz.

Atatürk Osmaniye’ye geldiğinde tren istasyonunda karşılanıyor, vatandaşlarla sohbet ediyor. Şu anki Özel idare binasının bulunduğu yerde bir zamanlar Kaymakamlık binası olarak kullanılan iki katlı bir bina vardı. O binaya gelen Atatürk’ün oturup kahve içtiği söyleniyor.

Yıllar geçiyor, o tarihi bina yerinden sökülmek isteniyor. Osmaniye’deki Çevreciler binanın yıkılmasına karşı çıkıyor. Bu konuda Osmaniye’nin eniştesi Doktor Umur Gürsoy birkaç arkadaşı ile birlikte imza kampanyası başlatıyor. En azından Atatürk’ün gelip yarım saat bile oturup kahve içtiği binanın yıkılmaması için verilen mücadelede sonuç alınamıyor.Osmaniye’linin eniştesi kadar Osmaniyeli’lerin gereken mücadeleyi vermediğini burada yorumlamıştım o zaman.

Osmaniyeli çevrecilerin bir başarısını da unutmayalım. Yine o günlerde tren garının yanındaki ağaçların kesilmesi olayı gündemdeydi. Şu an istasyondaki tuvaletin yanındaki ağaçların kesilip yerine bina yapılması olayı ile ilgili çevreciler mücadelede galip geldi ve ağaçları kestirmediler.
Atatürk’ün Osmaniye’ye gelişi deyince, o günlerde büyüklerimizden duyduğumuz bazı sohbetler vardı. Sanırım sizlerin de arasında Atatürk’ün Osmaniye ziyareti sırasında bazı konuşmaları büyüklerinizden duyanlarınız olmuştur.

Osmaniye 1922’den önce; Fransız, İngiliz ve Ermeniler’in işgali altındaydı. Özellikle varlıklı insanlar, toprak ağaları Ermeniler ile İngilizlerle işbirliği içinde olduklarını, kendi milletini bile sattıklarını duymuştum. Ağaların işgalcilerle işbirliği yaptığını öğrenen Atatürk Osmaniye’ye geldiği sırada kahve ikram edilmek üzere davet edilir.

Atatürk toprak ağalarının davetini kabul etmez, onları da kırmamak için ayağı çarıklıların bu memleketi kurtardığını söyleyerek en yoksul insanlarla görüşür, onların elini sıkar.

Atatürk’ten sonra gelen bazı liderlerin ise ülke topraklarını Amerika’ya kaç yıllığına kiraya verdiklerini, günümüzde de hangi para babalarının hangi yabancı bankalarla ortak olup ülkemizde işbirliği yaptıklarını görüyoruz.

Halkımızın en ilkel araçlarla kanı pahasına kurtardığı vatan topraklarımızın üzerine savaşsız ve silahsızca gelip, insanlarımızın ekonomilerini sömüren yabancıların bugünkü yandaşlarına kim ses çıkarıyor diye düşüneniniz var mı?

Bazen aklıma geliyor, kurtuluş savaşı verenler bugün gelip ‘işbirlikçi torunlarını’ görseler ne derlerdi acaba? Saygılarımla…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155