banner182
Bir insanın konuşmaları veya davranışları karşısında burun kıvırmak, onunla alay etmek veya ciddiye almama anlamına gelir.

Kimler ve ne gibi düşüncedeki insanlar kimlere ve ne gibi durumlarda burun kıvırdıklarını düşündüğünüz oldu mu?

Bence, karşısındaki kişinin davranışı veya konuşması nedeniyle burun kıvıran kişide bir aşağılık veya davranış bozukluğu vardır. İnsan insanı neden küçük görsün? Ekonomik yönden küçük görme bence yanlıştır.

Bakın yılbaşı geliyor, Milli Piyango bileti alan bir gariban aniden milyoner olabilir. O zaman burun kıvıranlar mahcup duruma düşerler.

Kültürel eksikliği olanlara burun kıvıranlara gelince, böylesi bin insan günlük birkaç gazete alıp okurken, akşamları da her gün bir kitap bitirmek suretiyle kendini kültürel anlamda geliştirdiğinde burun kıvıranları da geride bırakıp, onları mahcup edebilir.

Son yıllarda bizim mesleğin saygınlığının yitirilmesine neden olan bazı meslektaşlarıma karşı farklı davranışta bulunan ve burun kıvıranlara rastlıyorum. Hata burun kıvıranlarda mı, buna neden olan bazı meslektaşlarımda mı onu da iyi irdelemek gerekiyor.

Bir zamanlar Osmaniyespor’un yöneticilerinden birinin; “Gazeteciye bir tabak kuru fasulye ısmarlasam istediğim haberi yazdırırım”diye konuşan kulüp yöneticisin sözlerini unutmuyorum. Bunu söylerken karşısında oturan meslektaşımın o anda o kişinin ağzından çıkan sözlerini geri göndermesini beklerdim.

Bugünlere geldiğimizde ise yine bazı hatalı davranışlarda bulunan meslektaşlarımın bazı yerlerde önemsenmeyip, burun kıvrılması olaylarını duyduğumda üzülüyorum. Üzüntüm iki yönden oluyor; birincisi meslektaşıma yapılanlar, ikincisi hareketi gerçekleştirenler. Meslektaşım bunu hak ediyor mu, belki hak ediyordur ama davranışın şekli de önem taşıyor.

Bir başka konu da meslektaşıma burun kıvıran kişinin günün birinde siyasi bir kimlikle kamuoyuna kendini tanıtabilmek için bizlere gereksinim duyacağını düşünmeden burun kıvırma şekline üzülüyorum.

Hatalar ve ayıplarla bir sonuca varılamaz. Bu kentte bir yerlerde makam veya mevki sahibi olmak için ileriye dönük düşüncelerin varsa eğer, halkın her tabakasındaki insan ilişkilerinde özenli hareket etmelisin. Hele de günün birinde kamuoyuna kendini tanıtabilmek için gereksinim duyabileceğin gazetecilere karşı araya mesafe koyabilirsin, ama onları küçük düşürücü hareketlerden kaçınmayı aklından çıkarmamalısın.

Gazeteciyi ‘arzuhalci’ gibi görenler, bir kahvaltı ile istediklerini yazdırabileceklerini sananlar, sözü ile özü bir olmayıp, samimi görünüp, samimi hareket etmeyenler gelecekte düşlerinin sonbahar mevsiminde yere düşüp akar suda dolanarak yüzen yaprak gibi olabileceğini de bilebilmelidir.

Osmaniye’nin gelişip kalkınmasını isteyenler önce halkın sesini ciddiye almalı, kendi sesini ciddiye almayanlar günü geldiğinde sessiz kalabilirler.
Marifeti uzakta arayanlar, yanı başındaki marifetlerden haberdar olmayanların yaptıkları veya yapacakları Devlet Bahçeli Meydanındaki bayrağın etrafında dolanır durur.

Saygılarımla…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155