Cuma günü karnelerini alan öğrenciler yarı yıl tatiline girdiler. Karnelerinde zayıf notu olmayan öğrenciler sevinçle evlerine koşarak aile bireyleriyle mutluluğu yaşadılar.

Karnesinde zayıf notu olan öğrencilerin boyunları büküktü, anne-babaları karşısında mahçup görünüyorlardı. Karne notunda ilk yarı zayıfları bulunan öğrenciler, ikinci yarıda zayıflarını iyi yapabilmek için uğraş vereceklerdi.

Öğrencilerin karne notları derslerine iyi çalışamadıkları için bilinir. Öğrenciler hayata atılabilmek, okullarını bitirdiklerinde bir iş sahibi olmak, yuva kurmak gibi düşler içerisinde yaşantılarını sürdürüyorlar.

Bu çocuklarımız veya gençlerimiz karnelerindeki zayıf notlar karşısında boyunlarını bükerek, anne-babalarından özür dilercesine mahçup olurken, büyüklerimiz de aynı tavır içerisinde olsalar ne iyi olurdu.

Örneğin ülkemizdeki ekonomik gidişteki dalgalanmalar, dış politika karşısındaki olumsuz olaylar karşısında hala “hiçbir şey olmamış gibi” gülümseyerek konuşan yöneticilerimiz gözlerimin önüne geliyor.

ABD Başkanı’nın “Mahvederiz!” sözlerinin hala havada kalırcasına unutturulmaya çalışıldığı bir süreç yaşamaktayız. “Hey!..” sözcükleri aklıma geliyor. Neler oluyor diye düşünüyorum.

Ekonomik anlamda dış güçler suçlanıyor, öğrenciler karnelerini aldıklarında öğretmenlerini mi suçlamalı!?

Öğrenciler ilk yarı karnelerini aldılar, bu notlar onların geleceği için önemliydi. 31 Mart tarihi akşamında da siyasetçiler karnelerini alacaklar. Bu karne notları vatandaşlar tarafından hazırlanan değerlendirmeler olacak.

Bu arada yine gündeme gelen seçmen isimlerinin yerleşim yerlerindeki sayıları dikkat çekiyor. Nüfusu kadar, hatta daha fazla seçmeni olan yerleşim yerlerinin haberlerini okuyoruz.

Öğrencilerin karnelerinde zayıf notları olduğu zaman bazıları fotokopi yoluşla veya bir matbaaya giderek karnelerinin düzeltilmesini isterler. Ailelerine zayıfsız karne götürmeyi planlarlar, bazıları da bunu başarır.

Ancak öğrencinin karnesinde zayıf bulunuyorsa sadece ilk yarı notları için aile bireylerini kandırdığı gibi, kendisini de kandırmış olur.

Siyasilere gelinde, oy kaygısı veya koltuğu bırakmama uğruna seçmen listelerinde veya sandıklarda yapılan hileler öğrencilerin karne notlarını değiştirmelerine birer örnek oluşturmuyor mu!?

Doğru olmak, hakkı ile haklı olabilmek her zaman başın dik olmasını sağlar. Eleştiride olumsuz tepki almak istemeyen insanlar her zaman ilkelerinde doğru ve dürüst olmaktan yana hareket eder.

Bir öğretmen düşünün, öğrencisinin davranışlarından veya ailesindeki birini sevmediği için zayıf not vermesi doğru bir davranış olarak değerlendirilebilir mi?

O öğretmen kendi düşüncesinden dolayı dersleri iyi olan bir öğrenciyi sadece sınıfta kalması veya ailesinden azar işitmesi için zayıf not vermesinde vicdanının sesini dinlemesi olayı günün birinde kendisinin başına gelebilecek bir olumsuz olay karşısında aklını karıştıracaktır.

Aynı şekilde siyasilerimiz de birkaç oy farkı ile seçimi kazanabilme uğruna hile yollarına veya vatandaşa yalan söyleme yollarına gitmemeleri gelecek açısından önemlidir.

Bir yanda inançtan ve İslam’dan sözedeceksin, halka şirin görünme adına ezan okunduğunda camiye gidip onlarla birlikte namaz kılacaksın, camiden çıktıktan sonra da vatandaşların karşısına geçip bir takım iftira veya yalan sözcükler kullanarak kendine veya adayına oy isteyeceksin!

Bu tür yakışıksız hareketler ileriki süreçte içinden çıkılmaz sorunları doğurabilir. Saygılarımla…
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner244

banner155

banner215