banner134

Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Yeni Bir Döneme Girdi!

Sabancı Üniversitesi’nin kuruluşundan bugüne toplumsal cinsiyet alanında sürdürdüğü çalışmalar, Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi’nin açılışıyla yeni bir döneme girdi.

Merkezin açılışında konuşan Sabancı Üniversitesi Rektör Vekili Ayşe Kadıoğlu ve Merkez Direktörü Ayşe Gül Altınay, 2006’dan bu yana üniversitenin bu alandaki birikimini ve yeni dönem çalışmalarını davetlilerle paylaştı.

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender), üniversite bünyesinde toplumsal cinsiyet alanında yürütülen çalışmalarda yeni bir sayfa açtı.

Merkez açılış toplantısı, 31 Mayıs 2017, Çarşamba akşamı Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde gerçekleştirildi.

Toplumsal hayatın önemli boyutlarından biri olan toplumsal cinsiyet ilişkilerine ve eşitliğine dikkat çekmek için 2006’dan bu yana yürütülen çalışmalar, yeni dönemde Merkez çatısı altında daha da geliştirilecek.

Akademi, sivil toplum ve iş dünyası temsilcileri açılışta buluştu
Sabancı Üniversitesi Rektör Vekili Ayşe Kadıoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmalarını Ayşe Kadıoğlu ve Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi Direktörü Ayşe Gül Altınay yaptı.

Açılış konuşmalarının ardından, Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Ayşe Öncü’nün kolaylaştırıcılığındaki panele geçildi. Panele; Merkez’in Danışma Kurulu Üyeleri Boğaziçi Üniversitesi’nden Yeşim Arat, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Kenan Çayır, İstanbul Kadın Müzesi Küratörü Sosyolog Meral Akkent, KAGİDER Başkanı Sanem Oktar ve toplumsal cinsiyet ve kadın konusundaki yazılarıyla önemli bir birikim oluşturan Yazar Karin Karakaşlı katıldı.

Ayşe Kadıoğlu: “Merkez’e dönüşme, hedef büyütme anlamına da geliyor”
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Sabancı Üniversitesi Rektör Vekili Ayşe Kadıoğlu, Merkez’in toplumsal cinsiyet alanında Mor Sertifika Programı gibi kilometre taşı faaliyetlerden sokak etkinliklerine kadar geniş bir yelpazede etkinlik gerçekleştiren, üretken bir yapı olduğunu belirterek sözlerine başladı.

Merkez’in gelişiminde katılımcı bir süreç izlendiğini söyleyen Kadıoğlu, bu çalışma biçiminin Sabancı Üniversitesi’nin çalışma biçimine eş şekilde geliştiğini vurguladı. Kadıoğlu, Merkez’in Mor Sertifika Programı gibi etkinliklerin yarattığı birikimle Forum bünyesinden Merkez bünyesine ilerlediğini anlattı. “Merkez’e dönüşme hedef büyütme anlamına da geliyor” diyen Kadıoğlu, bu doğrultuda toplumsal cinsiyet alanında İngilizce eğitim verecek olan ilk uluslararası doktora programının Sabancı Üniversitesi’nde açılacağını belirtti. Bu gelişmenin diğer doktora programlarını da cesaretlendireceğini ifade etti.

“Kadınların talep ettiği eşitlik sevgiden değil saygıdan geçiyor”
Toplumsal cinsiyet ve kadın söz konusu olduğunda kadınların eşitlik talep ettiğini, bu eşitliğin de sevgiden çok saygıdan geldiğini vurgulayan Kadıoğlu, kadınların en çok sevdiklerinden şiddet gördüğünü belirtti. Kadıoğlu, Hannah Arendt’in “Kötülüğün Banalliği” kavramına da değindiği konuşmasında, kötünün her zaman çok yakında olduğunu söyledi; “Kadınlara şiddet uygulayan erkekler, onları “Kadınlar çiçek gibidir; kırılgandır, akşam sokakta güven içinde değildir” gibi yaygın toplumsal kodlarla tanımlıyor. Korunmak kollanmak değil eşitlik isteyen kadınlar, işte bu yüzden her zaman daha çok sokaklarda, daha çok meydanlarda olacak.” diyerek sözlerini tamamladı.

“Ayrımcılıkla mücadele ediyor; çoğulculuğu, katılımcılığı ve bilginin açıklığını savunuyoruz”
Toplantıda konuşan Merkez Direktörü Ayşe Gül Altınay ise davetlilerle merkezin bugüne kadarki öyküsünü, çalışma biçimini ve ilkelerini paylaştığı bir sunum gerçekleştirdi.

Ayşe Gül Altınay konuşmasında, kuruluşundan bu yana, Merkez’in toplumsal ve bireysel ilişkilerde her türlü ayrımcılıkla mücadele etmeyi amaç ve ilke edindiğinin altını çizdi. Altınay, Merkez’in, Sabancı Üniversitesi’nin akademik ilkeleriyle paralel bir şekilde toplumsal birikimi geliştirmeye yönelik bulunan süreç ve çalışmalar inşa ettiğini ifade etti.

Merkez’in düzenlediği Mor Sertifika Programı ve Cins Adımlar gibi etkinlikleri de tanıtan Altınay, bu etkinlikler aracılığıyla gerek Merkez bünyesinde, gerekse toplum içinde ortak karar alma mekanizmalarını, dayanışmayı, yaratıcılığı, bilginin herkesçe erişilebilir olmasını desteklediklerini; akademi, sivil toplum, sanat, siyaset çevrelerini etkileşime sokacak zeminler oluşturmaya gayret ettiklerini söyledi.

Toplumsal cinsiyet farkındalığının değiştirici etkisi
Açılış konuşmalarının ardından Merkez’in Danışma Kurulu üyelerinin konuşmacı olarak katıldığı panele geçildi. Konuşmacılar aktif olarak çalıştıkları alanlarda toplumsal cinsiyet çalışmalarının yarattığı farka ve bu farkın dönüştürücü etkisine dair düşüncelerini paylaştı. Ayrıca, konuşmacılar, toplumsal cinsiyet farkındalığının kendi hayatlarında nasıl bir fark yarattığını, hayatlarına nasıl değişiklikler getirdiğini de davetlilerle paylaştı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155

banner179