banner182

Hırsız dedimse, size ev sahibinin hırsızı yakaladığı halde bırakmak istemesi sonunda, hırsızın ev sahibini bırakmadığı yöndeki bir öykümsü olayı anımsatmak istedim sizlere.

Peki unu neden anlatmak istedim, mesleğe başladığım ilk yıllardan bu yana, gazete ve dergilerde yazdığım köşe yazıları (Gündemle ilişkin) sayısının 9 binin üzerinde olduğunu hesapladım. 

Sadece günlük olarak 19 yıldır yazdığım köşe yazılarımın sayısını hesap etmeye çalışıyorum, yıl 365 gün, tatil günleri gazetemiz çıkmadığına göre yıl içerisindeki günlük yazılarımı 19 yıl ile çarptığınızda hesabını yaparsınız.

Yoruldum mu, hayır yorulmadım! Ancak, olayları incelemek, izlemek, araştırmak, bazılarının içinde yeralmak ve aldığım sıkıntıları dinleyip yazmaktan hafızamda, sinir sistemlerimde, en önemlisi de tansiyonumda sorunlar yaşamaya başladım. Sağlık sorunlarım nedeniyle bir süre Doktorumun önerisi üzerine yazılarıma ara verdim ama, dayanamayıp yeniden yazmaya başladım. Çünkü yaşadığımız olaylar karşısında gördüklerim ile yaşadıklarım ve insanların yaşadıklarına bir yazar olarak yüreğim dayanamadığı için yazmama gibi bir lüksümün olmadığını ve halkımıza karşı ölünceye kadar yazmam gerektiğini düşündüm. 

İşte anlatmak istediğim “hırsız beni bırakmıyor!”demekle bunu anlatmak istedim.

Kimseye hırsız demeye hakkım yok! Hırsız varsa polisimiz ve askerimiz vardır yakalar, adalet karşısında verilen karar uygulanır. Tutuklanır veya serbest bırakılır ya da denetimli serbestlikten yararlanır. Buna Hakimler karar verir ben değil!

Bu ülkede hırsız olduğunu söyleyebilmemiz için, “çalma-çırpma-dolandırma” olaylarını yapabilecek kişilerin inançları ve yaşam biçimlerini düşünürüm. Ülkemizde yaşayan insanların yüzde 99’unun ‘Müslüman’ olduğu tüm dünya ülkeleri tarafından bilinirken (!) İslam ülkesinde ‘hırsızlık olayı’ yaşanmasına inanmak sadece bir kuşku veya iftira olayı olarak yorumlanabilir!

Demek istediğim o ki  Müslüman kişi; çalmaz, çalmaya izin vermez, rüşvet yemez, yenmesine izin vermez, Hak doğru yolda inançlarına sadık kalarak çevresindeki tüm insanlara ayrım gözetmeksizin davranır, kimseyi küçümsemez, ötelemez. Çünkü benim inandığım İslam düşüncesinde; “Kul hakkı” diğer tüm hakların önündedir. İnsanları yalan ve yanlışları ile yönlendirme olayı da bir kul hakkıdır bence! 

Yine seçtiğim konudaki olayları dağıttım, yazmak istediklerim o kadar yoğunlaştı ki; bazı anlarda köşemdeki konuların bir kaçını birleştirmeye çalışıyorum, olayların akışı uzuyor ve okurlarım da bu sütunda yazdığım köşemi uzun olarak bulup beni arayarak, kısaltmamı öneriyor.

Beni önemle ve özenli izleyen, yazılarımı okuyan tüm duyarlı insanlara teşekkür ediyorum. Ama bazen olayları anlatmaya çalıştığımda zebdedilecek halimi aşıyor, “Yürüyorum dikenlerin üstünde!”

Kasım ayının ilk haftasından sonraki günleri tahmin edip düşünebilen kaç vatandaşımız olduğunu merak ediyorum! Bu günlerden sonrasının neden önemli olduğunu merak edenler, haber bültenlerini izleyip, farklı yaygın medyadaki haberleri okumalarını öneririm. 

Devletimizin ‘Resmi gazetesi’ kağıt üzerinde baskıyı bıraktı! Bu demek oluyor ki Devletin ‘Resmi gazetesi’ kağıt bulmakta zorlanıyorsa, bizim gibi yerel gazeteler ne yapsın!.. Önümüzde yerel seçim var, düşünüyoruz!  
Esen kalın..
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155

banner215