banner182

Bugünkü yazımın başlığını bir halk hikmetinden aldım. Bilenleriniz vardır, çocuk hırsızı yakalamış, babası da serbest bırakmasını istemiş. Evlat babasına seslenmiş; “baba ben hırsızı bırakıyorum ama, o beni bırakmıyor!”demiş.

Bu halk hikmetini neden yazdığımı merak edenleriniz vardır. Bazı insanlar kafalarını yarıp kanatan taşın nereden geldiğini arayıp bulmazlar ama, öyle ilginçlikleri merak ederler ki, şaşırıp kalırsınız!

Sağlık sorunlarım nedeni ile bir süredir köşe yazılarıma ara verdim, dayanamadığım haksızlık olaylar karşısında yine arada bir yazmaya başladım. 20 yıl boyunca aralıksız ve günlük olarak gazetede köşe yazıları yazan biri olarak, sadece 30 gün kendime izin ayırabildim. Sonrasında ise günlük gazetemizde yine de hafta içi belli günlerde yazma zorunluluğu hissettim. 

İşte bu ‘yazma zorunluluğu hissetme’ olayı, “hırsız beni bırakmıyor!” tümcesini bugünkü köşeme başlık yapmamı gerektirdi.

Osmaniye ilinin toplam 527 bin 724 kişiden nüfusu bulunuyor. Kent merkezinde ise 263 bin 104 kişinin yaşadığını TÜİK verilerinin son nüfus bilgilerinden öğreniyoruz.

Kent merkezinde yaşayan insanların yaşantıları, konuşmaları ile eylemleri arasındaki çelişkileri görüyorum. Mesleğim gereği, aslında onları uyardığım halde; benim uyarılarım yerine, başkalarının ‘yağcılıkları’ ilgi görüyor!.

Günü birlik yaşamak, yaşamak değildir! Böylesi yaşam; birikmiş parayı harcama anlamına gelir! Üretim ve geliştirme önemlidir. 

Günlük gazeteleri bile okumayan esnaf, abone olmak yerine gazeteciyi sokakta gördüğünde “camide okunan selayı bile, ölen kimdi!?”diye soracak kadar bir haber yaşayanlar var.

Bu sütunlarda bir çok kez yazdım, yine yazıyorum, okuyun! “Oku!” emrinin Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’deki ilk ayet olduğunu bile bilmeyenler benimle ilgili “solcu yazar” sözlerini kullanıyorlar. Sağ görüşlü olmak mübah, sol görüşlü olmak günah diye bir tanımı kim yapmıştır, bana bunu açıklayın!

Ülkemiz zor bir süreçten geçiyor, böylesi bir süreçte insanların görüşlerini ayrım yaparken; “yurtsever ve vatan haini” olarak iki bölüme ayırarak tepkilerinizi dile getirmek en doğru insanlık davranışıdır.
Köşe yazılarımı sağlık sorunlarım elverdiği sürece yazmaya çalışıyorum. Yalaka veya yağdanlık içeren yazılar yazmadım, yazamam da. Tırnak içine almadığım sözcüklere dikkat ediniz!

Gün olacak, uzun süre değil; bu yılın sonlarına doğru duyarlı insanlarımız, yani yoksul ve ezilenler sokaklara çıkacak! Ben yönlendirmeyeceğim bunları, mevcut iktidarın hatalı yönetimi nedeniyle insanlar tepkilerini ortaya koyacaklar!

Mevcut iktidarını devam ettirme uğruna, yandan tv, gazete ve bazı sosyal medya kullanıcıları oluşturulan bir ülkede yaşamın da bir gerçeği günün birinde ortaya çıkar ve halk bu gerçeği gördüğünde, olumlu veya olumsuz tepkiler de beraberinde gelebilir.

Ülkemizde yaşayan insanların çoğunluğunun “Müslüman” olması dikkate alınarak bir takım siyasal inandırıcı sözler kullanılarak insanların tepkilerini frenlemeye çalışanlar var!

Faiz’e karşı olan bir anlayış; iktidarın başında olduğuna göre Bankaların faiz oranlarını bile düşürebilme kararını uygulayabiliyor mu? Bankaların Kart aidatı  yıllık ücreti  almaları engellenebildi mi? 

Ana muhalefet partisi; “Halktan ne oy gelirse çok iyi!” diyorsa ve iktidara karşı muhalefetten destek alamayan halkın sesleri seslerini duyuramıyorsa, ne diyelim! Afiyet olsun, kolay gelsin!.. Muhalefet kendi koltuğunun sevdasında, iktidar istediği gibi “durmak yok, yola devam” ediyor. Dolar, bir türlü frenlenemiyor!. Saygılarımla…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155

banner215