Berlin’den İstanbul’a oğluna benzeyen doktora geldi

68 yaşındaki Fatma Bağcı, Almanya Berlin’den İstanbul’a diş tedavisi olmaya geldi.

68 yaşındaki Fatma Bağcı, Almanya Berlin’den İstanbul’a diş tedavisi olmaya geldi.

Halen aktif olarak çalışan ve butik pastacılık yapan Bağcı’nın İstanbul’a gelmesinin en büyük sebebi ise, televizyonda gördüğü doktorunun oğluna ikizi kadar benzemesi oldu.

DOKTORU OĞLUNA İKİZİ KADAR BENZİYORDU

Üç tane çocuğunu tek başına büyütüp hayata hazırlamış, üç çocuk ve iki torun sahibi olan Fatma Bağcı, “Çocuklarım kendi ayaklarının üzerinde durduktan sonra biraz da kendime vakit ayırmaya karar verdim” diyor. Fatma Bağcı, Berlin’den İstanbul’a uzanan diş tedavisi olma kararını ise şu sözlerle anlatıyor: “Televizyonda Diş Hekimi Pertev Kökdemir’i izledim. Tıpkı oğluma benziyordu, hem de ikiz kardeşi kadar. O anda karar verdim ve çocuklarıma, ‘İstanbul’a diş tedavisine gidiyorum’ dedim. Çocuklarım bu duruma çok şaşırdı. ‘Nereye gidiyorsun?’ dediler. Doktorumun fotoğrafını gösterdim. Çocuklarım da bu tesadüfe inanamadı. Hiç düşünmeden İstanbul’a geldim. Hiç yanılmamışım, tıpkı oğlumu karşımda buldum; hem fiziki olarak, hem de karakter olarak. Doktorum o kadar güler yüzlü ve içten davrandı ki bütün endişelerimi, korkularımı yendim.”

“YENİ DİŞLERİME KAVUŞMAK İÇİN SABIRSIZLANIYORDUM”

Tedavi planı Diş Hekimi Pertev Kökdemir tarafından Fatma Bağcı’ya anlatıldı. Uzun bir süreç olacağı; tedavinin çok kısa ama bekleme süresinin uzun olacağı, implantların bir günde yerleştirileceği, geçici dişlerin de çok kısa sürede yapılıp yerleştirileceği ve Berlin’e döndükten yaklaşık 5-6 ay sonra gelip yeni dişlerinin takılması gerektiği söylendi. Tedaviye hemen başlandı. Bir günde implantlar yerleştirildi. Ardından geçici dişler hazırlandı. Fatma Bağcı tedavi sürecinde yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Geçici dişlerim o kadar güzel, o kadar özenle hazırlandı ki Berlin’e döndüğümde bütün dostlarım gerçek dişim sandı. Çocukken çıkmıştım İstanbul’dan, bir hafta İstanbul’da kaldım, yaşadığım şehrimi dolaştım. Sonra Berlin’e döndüm. Yaklaşık altı ay sonra tekrar İstanbul’a geldim. Yeni dişlerime kavuşmak için sabırsızlanıyordum. İnsan yaşı ilerleyince daha da sabırsız oluyor. Geldim, dişlerim hazırlandı, çok küçük düzeltmelerden sonra kalıcı dişlerime kavuştum. Şimdi çok mutluyum, çok güzel ve sağlıklı bir görüntüye kavuştum.”

“İYİ Kİ ÜLKEMDE TEDAVİ OLDUM”

“İnsanın kendi ülkesinde tedavi olması insana manevi bir huzur veriyor, her şeye daha güzel bakıyorsunuz” diyen Fatma Bağcı, “Diş tedavisine gelirken endişelerim vardı. Ben halen aktif olarak çalışıyorum, pastacılık yapıyorum, yani insanlarla uğraşıyorum. İnsanlar pastalarımı beğendi mi, beğenmedi mi diye heyecan yaşıyorum. Gördüm ki, benim gibi insanlarla uğraşan her meslek ayrı bir özveri istiyor. Nasıl ki ben, ‘Pastalarım beğenildi mi?’ diye heyecanlanıyorsam, oğluma benzeterek geldiğim hekimim de dişlerimi yaparken ‘Beğendiniz mi, beğenmediniz yeri hemen düzeltelim’ diyerek aynı heyecanı yaşadı. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Biz artık bir aile gibi olduk. Doktorum Berlin’e gelince bize uğrayacak. Çocuklarım da kendisini çok merak ediyor. Kardeşimiz gelse de bir an önce tanışsak diye sürekli espri yapıyorlar. Oğluma benzeterek geldiğim doktorumda kendimi güvende, emin ellerde hissettim. İyi ki ülkemde tedavi oldum” diyor.

BENZERLİK SAYESİNDE KENDİSİNİ DAHA RAHAT VE GÜVENDE HİSSETTİ

Böyle bir benzerlikle ilk kez karşılaştığını söyleyen Diş Hekimi Pertev Kökdemir, tedavi süreci ile ilgili de şunları söyledi: “Fatma Hanım bize geldiğinde endişeleri, korkuları vardı. Görselliğin ve estetiğin ön planda olduğu bir iş yaptığı için, işinde olduğu gibi kendisi için de çok detaycı ve titizdi. Ancak beni oğluna benzettiği için inandı, güvendi, kendisini çok daha rahat hissetti. Bu da bizim işimizi kolaylaştırdı. Oğluna ikizi kadar benzememin tedaviye böyle olumlu bir katkısı oldu. Sorunsuz bir şekilde tedavisini tamamlayarak, Berlin’de görüşmek üzere sözleşerek kendisini evine uğurladık.”

Haberler