banner246
banner134

Cinsiyet Eşitliği İçin En Önemli Koşul İş

Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen “İş Yaşamında Kadının Yeri” konulu konferansta konuşan Avukat Zübeyde Aksay, kadının erkek karşısındaki eşitliğini sağlayabilmesinin en önemli koşulunun çalışması olduğunu vurguladı.

Ege Üniversitesi 40. Kültür, Sanat ve Spor Şenliği kapsamında gerçekleştirilen etkinliğe akademisyenler ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdi. Av. Zübeyde Aksay, konuşmasında kadının eğitim hayatından iş hayatına kadar uzanan süreçlere değindi. Aksay, “ TÜİK verilerine göre bir kadın eğitim aldığında bunu sonuna kadar devam ettirdiği görülmektedir. Fakat bu durum kadının bulunduğu çevre, aile yapısıyla da ilişkilidir.

Günümüzde çalışma ortamına bakıldığında tarım işçisi kadın daha fazla, sanayide kadınların sayısı daha az, hizmet sektöründe ise kadınların sayısı daha fazladır. Bu, toplumdaki rollerimize ilişkin oluşmuştur. Çünkü sanayi denilince toplum, daha çok erkeğe ilişkin işler olarak görmekte, hizmet denilince ise kadının alanı olarak düşünülmektedir. Kurumlardaki yönetici pozisyonuna bakıldığında ise kadın çalışan oranı çok düşüktür. Çünkü kadının yönetme kabiliyeti yok olarak görülüyor. Kurumlarda çalışan kadınları mesleki yönden yükseltmiyorlar.

Erkekleri ise müdürken, genel müdürlüğe yükseltiyorlar. Buna literatürde cam taban diyoruz. Kadın iş yaşamında bu sorunla çok karşılaşıyor. Kadınların, bunun için özel yaşamıyla iş yaşamını dengelemesi gerekmektedir. Ev işi, özel yaşamdaki işler erkekle ortak yapılmalıdır. Ev işi, çocuk bakmak sadece kadının sorumluluğunda olmamalı” ifadelerine yer verdi.

EŞİTLİĞİN EN ÖNEMLİ KOŞULU KADININ ÇALIŞMASI

Kadının sanayi devrimiyle iş hayatında yer almaya başladığını ifade eden Aksay, “Kadın, ekonomik özgürlüğünü eline almaya başlıyor. Kadının erkek karşısındaki eşitliğini sağlayabilmesinin en önemli koşulu, çalışmasıdır. Kadın, geçmişten bu yana her alanda geriden gelmektedir. Her alanda kadın erkek eşitsizliği vardı.

Toplumsal cinsiyet kavramı, toplumda bebeklikten büyüyene kadar erkek ve kadına dayatılandır. Erkek çocuğa araba, kıza oyuncak bebek alınması gibi böyle ufak şeyler üzerinden başlamaktadır. Toplum, bireylere kadın ve erkek olarak belirli roller yükler. Bizden buna göre davranıp yaşamamızı bekler” dedi.

İş hayatında kadına yönelik annelik izni, doğum izni gibi yönelik yasaların mevcut olduğunu vurgulayan Aksay, “Avrupa’da bazı ülkelerde ebeveyn izni olarak da eklenerek babaların da izin alıp çocuğa baktığı görülmektedir. Türkiye’de bu yasa 2016 yılında eklenerek düzeltilmiştir.

İş hayatında bir anne izne çıktığı zaman çoğu iş yeri onun yerine başka birini işe alıyor ve anne geri döndüğünde ise onu farklı bir pozisyonda çalıştırmaya başlıyorlar. Yine bir erkek ile kadın evlendiğinde erkeğin soyadını almak durumunda kalıyor.

Tabi bu son yasalarla değişerek kadın kendi soyadına erkeğinkini ekleyebiliyor. Fakat yine de başka bir soyada sahip olma durumunda bırakılıyor.

Çoğu Avrupa ülkelerinde özellikle de İskandinav ülkelerinde bununla ilgi yasal düzenlemeler mevcuttur. Umarım daha birçok ülkede kadın hakları ve kadına yönelik düzenlemeler gelişir” diye konuştu. (Bilin ve Sağlık Haber Ajansı)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner244

banner155

banner215

banner248