banner182

Gariplikler ülkesi haline gelir gibi olmaya başladık. Hayvanlara, çocuklara, kadınlara ve akla gelen tüm canlılara karşı yapılan işkence, darp ve öldürme olaylarında her geçen gün yeni yöntemleri görür ya da duyar olduk.

Çocuk kaçırma ya da kayıp çocuklarla üzüntülerimiz azalmaz oldu. Kaybolan çocukların kaçırılmaları dışındaki üzücü olaylarda, aile bireylerinin sorumsuz olmaları akla geliyor.

Sokak veya caddede çocuğu ile yürüyen bir anne, mutlaka görmüş olmalısınız. Çocuğunun elinden tutarak yürümek yerine cep telefonu ile mesajlaşarak yürürken, çocuğunun bir aracın altında ezilebileceğini aklına bile getirmiyor! Hatta öyle birini gördüm ki, kaldırımdaki trafik levhasına çarpan kadın bir insana çarptığını sanarak çarptığı yere bile bakmadan telefondan başına kaldırmadığı gibi, “özür dilerim” diyerek yürümesini sürdürdü. 

Çocukları ile pikniğe giden insanlar veya su kıyısında piknik yapanlar çocuklarını daha iyi gözlemelidir. Boğulma veya ormanlık alanda kaybolma olaylarından bence ailelerin sorumsuzlukları önem taşımaktadır.

Gelelim eşeğe ateş edilmesi olayına. Olay Konya’nın Ilgın ilçesindeki bir çiftlikte yaşanıyor. Çiftlikteki eşeğin fazla anırıp gürültü yaptığı iddiası ile  komşusu Osman U. Tarafından silahlı saldırı sonucu eşek yaralanıyor.  Eşek karnından silahla yaralanıyor, sonrasında tedavi edilip sahibine teslim ediliyor.

Eşeğin dilinden anlamayan bu zat, gürültüyü gerekçe göstererek  silahla yaralayabiliyor.

Köpek veya kedilerin ayaklarını kesen kendini bilmezler gibi. Hayvanların dilinden anlamadıkları için bunu yapan caniler, dillerinden anlamadıkları her canlı için bunu yapmayı sürdürürlerse vay insanlığın haline!

Şimdi de bir başka “eşek” sözcüklü olayı sizlerle paylaşayım. Bu olay da Antalya’da yaşanıyor. 

Antalya’da Akdeniz Üniversitesi Hastanesine göz polikliniğine muayene giden U.S.  görevli doktorun odasında kendisi ile ilgilenilmediğini ileri sürerek tartışıyor. 

Doktor ise tartışmanın ardından bir başka doktor arkadaşına hastayı yönlendirmeye çalıştığı sırada U.S. öfkeleniyor; “Eşek gibi bakacaksın. Yoksa bir telefon açar seni bitiririm”diye bağırıyor.

Sonuçta olay mahkemeye yansıyor, hasta hakkında  kamu davası devreye giriyor, “Hakaret ve basit tehdit” suçundan  U.S. 6 bin 580 lira para cezasına çarptırılıyor.

Bir insan fazla anırıyor diye eşeği susturmak amacı ile silahla yaralıyor. Yine bir insan canlıların sağlıklı yaşayabilmesi için uğraşan sağlık görevlisi bir doktora “eşek” sözcüğü kullanarak hakaret edebiliyor.

Burada insan düşünüyor; eşeğe silah sıkan mı eşek, yoksa bizim gibi dili olmadan ne yaptığı bilmeyen hayvan mı eşek!

Bir halk deyimi vardır; “semerini ne kadar değiştirirsen değiştir, eşek yine eşektir, değiştiremezsin!” bir başka halk deyimi daha var ki; “Eşekten düşenin halinden, ancak eşekten düşenler anlar!” bir başka halk deyimi daha var ki; “eşeğin çıkaracağı yüksek sesi bir başka hayvan çıkaramaz!”

Şimdi aklınızdan “Aslan” gelecektir, onların daha yüksek ses çıkarabileceğini düşüneceksiniz. Aslan ile Eşek’i yan yana getirip denemedikten sonra bunu kanıtlayamazsınız. Saygılarımla…
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155

banner215